Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

YAPRAKLAR VE ALTIN ORAN

Çevremizdeki bitkilere, ağaçlara baktığımızda, dalların ve yaprakların gelişigüzel, dağınık bir şekilde dizilmiş olduklarını düşünebiliriz. Oysa, her ağaçta, hangi dalın nereden çıkacağı ve yaprakların dal çevresindeki dizilişleri, hatta çiçeklerin simetrik şekilleri dahi belirli sabit kurallar ve mucizevi ölçülerle belirlenmiştir.

Bitkiler ilk yaratıldıkları günden beri bu matematik kurallarına harfi harfine uyarlar. Yani hiçbir yaprak veya hiçbir çiçek tesadüfen ortaya çıkmaz. Bir ağaçta kaç dal olacağı, dalların nereden çıkacağı, bir dal üzerinde kaç yaprak olacağı ve bu yaprakların hangi düzenlemeyle yerleşeceği önceden bellidir. Ayrıca her bitkinin kendine özgü dallanma ve yaprak diziliş kuralları vardır.

Bilim adamları bitkileri sadece bu dizilişlerine göre tanımlayıp sınıflandırabilmektedirler. Olağanüstü olan ise, örneğin Çin'deki bir kavak ağacı ile İngiltere'deki bir kavak ağacının aynı ölçü ve kurallardan haberdar olmaları, aynı oranları uygulamalarıdır (!). Her bitkiyi kendine özgü matematiksel hesaplarla en estetik şekilde yaratan, tüm bu estetiğin ve kusursuz hesaplamalarla yapılan tasarımın sahibi, sonsuz ilim sahibi olan Allah'tır. Kuran'da da bildirildiği gibi;

"Göklerin ve yerin mülkü O'nundur; çocuk edinmemiştir. O'na mülkünde ortak yoktur, herşeyi yaratmış, ona bir düzen vermiş, belli bir ölçüyle takdir etmiştir." (Furkan Suresi, 2)

Bitki türüne göre değişen bu diziliş şekilleri dairesel veya sarmal yapı şeklindedir. Bu özel dizilişin en önemli sonuçlarından biri yaprakların bir diğerini gölgelemeyecek şekilde yerleşmiş olmalarıdır. Botanikte "yaprak diverjansı" olarak tanımlanan bu oranlara göre bitkilerde yaprakların gövde etrafına dizilişlerindeki düzen belirli sayılarla belirlenmiştir. Bu diziliş son derece kompleks bir hesaba dayanır. Bir yapraktan başlayıp, gövde etrafında dönerek aynı hizadaki diğer yaprağa rastlayıncaya kadar yapmamız gereken tur sayısı (N) ile, bu turlar arasında karşılaştığımız yaprak sayılarını (P), sırasıyla N ve P ile gösterirsek, P/N oranı, bitkilerde "yaprak diverjansı" olarak adlandırılır. Bu oranlar çayır bitkilerinde (otlarda) 1/2, bataklık bitkilerinde 1/3, meyve ağaçlarında (elma) 2/5, muz türlerinde 3/8, soğangillerde 5/13'tür.

Aynı türe ait her ağacın bu orandan haberdar olup, kendi cinsi için belirlenmiş orana uyması büyük bir mucizedir. Örneğin bir muz ağacı bu oranı nereden bilir ve bu orana nasıl uyabilir? Bu hesaba göre, her muz ağacının çevresinde bir yapraktan başlayıp 8 kere tur attığınızda, aynı hizadaki diğer yaprağa rastlayacaksınız. Ve bu turlar arasında 3 yaprakla karşılaşacaksınız. Güney Afrika'dan Latin Amerika'ya kadar nereye giderseniz gidin, bu oran şaşmayacaktır. Sadece böyle bir yaprak diziliş oranının olması dahi canlıların tesadüfen oluşmadıklarını, kusursuz ve son derece kompleks bir oran, hesap, plan ve tasarımla yaratıldıklarını gösteren önemli bir delildir. Canlıların genetik yapılarına böyle bir oranı kodlayan, onları bu bilgi ve özellikle yaratan üstün bir ilim ve akıl sahibi olan Allah'tır.

Ağaç formları içinde en çok rastlanan modellerden biri, gövdenin birbirine tam zıt yönünden çıkan yaprak ve dal çiftleridir. Tohum açıldıktan sonra iki tane yaprak açar, bu yapraklar 180 derecelik bir açıyla karşılıklı olarak dizilmişlerdir. İlk iki yapraktan sonra gelişen diğer iki yaprak ise maksimum dağılımı sağlamak için zıt tarafta, birinci çifte sağdan açı yaparak gelişir. Böyle bir durumda bir dalın etrafında 90 derecelik açılara sahip dört adet yaprak dizilmiş olur. Yani bu dala tepeden bakacak olursak, yaprakların tam bir kare oluşturacak şekilde 90 derecelik açılarla dizildiklerini ve üstteki yaprakların bu sayede alttaki yaprakları örtmediğini görürüz. Bu görmeye alışık olduğumuz bir şekildir. Ancak, insanların çoğu tohumların neden özellikle bu şekilde açtığını düşünmezler. Oysa bu, bir planın ve tasarımın sonucudur. Ve amaç, yaprakların üst üste çıkarak birbirlerini örtmelerini engellemek ve hepsinin güneş ışığından faydalanabilmelerini sağlamaktır.

Daha karmaşık bir form olan spiral şekline de çok sık rastlanır. Bitkideki bu spiral hareketi gözlemlemek için bir ip kullanılabilir. Bir yaprağın tabanına ip bağlayıp sonra ipi dallara ve budaklara kadar uzatın, geldiğiniz her yaprağın gövdesinde bir kere halka yapın, kavisler mümkün olduğunca düzgün olsun. Bu yöntemle, kara ağaç veya ıhlamur ağacında yaprakların ortalama olarak komşu yaprakta budağın etrafında yarı yol kadar (180 derece) dolandığını görürsünüz; böylece ip yaprak başına 1/2 dönüşle bağlanır. Kayın ağacının yaprakları yalnızca 120 derece aralıklara sahiptir; yaprak başına 1/3 döner. Elma ağacı 144 derece ile 2/5 dönüş, kara çam 5/13. Eğer matematiğe meraklı iseniz, bu oranların nasıl tesadüfen olmayıp, her bir payın ve birimin birbirine hemen bitişik olanların toplamı olduğunu bulursunuz. (aşağıda görüldüğü gibi) Her iki sayı dizilimi de aynı benzer ve basit işlemi yapar:

1, 1, 2 (1+1), 3 (1+2), 5 (2+3), 8 (3+5), 13 (5+8), 21 (8+13), 34 (13+21), 55 (21+34), 89 (34+55), 144 (55+89), 233 (89+144), 377 (144+233), ...

Bu özel dizilim, bu kuralı keşfeden Fibonacci isimli matematikçinin adı ile anılır ve "Fibonacci serisi" olarak bilinir. Bu kural estetik mükemmellik manasına gelir ve resim, heykel, mimari gibi alanlarda temel bir ölçü olarak kullanılmaktadır. Doğada çok sık rastlanılan bu oran bitkilerdeki ince hesap ve tasarımı anlamada önemli bir anahtardır.

Fibonacci dizisi doğada çok sık bir biçimde karşımıza çıkar. Bu sayılar kullanılarak üretilen kesirler, bize "Altın Oran"ı verir. Yani Fibonacci sayılarını aşağıda görüldüğü gibi birbirini takip eden kesirler halinde yazdığımızda, ortaya çıkan bölmelerin tamamı estetik mükemmellik manasına gelen ve çoğu zaman "Altın Oran" adı da verilen sayıdır:

1/1, 1/2, 2/3, 3/5, 5/8, 8/13, 13/21, 21/34, 34/55, 55/89...

Bitkilerin belirli matematik formüllere göre şekillenmiş olmaları onların özel olarak tasarlanmış olduklarının en açık delillerinden biridir. Bitkinin atomlarında, DNA'sında gördüğümüz hassas ölçüler ve dengeler, bitkinin dış görünümünde de ortaya çıkmaktadır. Bitkinin Güneş'ten maksimum faydalanması gibi hayati amaçların yanısıra, bitkiye estetik bir güzellik kazandıran bu formüller, belirli sayıdaki moleküllerin biraraya gelmesiyle ortaya çıkan renklerle birleştiğinde ortaya olağanüstü manzaralar çıkmaktadır.

İşte bu altın oran, sanatçıların çok iyi bildikleri ve uyguladıkları bir estetik kuralıdır. Bu orana bağlı kalarak üretilen sanat eserleri estetik mükemmelliği temsil ederler. Sanatçıların taklit ettikleri bu kuralla tasarlanan bitkiler, çiçekler ve yapraklar Allah'ın üstün sanatının birer örneğidirler.

Allah Kuran'da herşeyi bir ölçüyle yarattığını bildirmektedir. Bu ayetlerden bazıları şöyledir:

Yere (gelince,) onu döşeyip-yaydık, onda sarsılmaz-dağlar bıraktık ve onda herşeyden ölçüsü belirlenmiş ürünler bitirdik. (Hicr Suresi, 19)

... Allah, herşey için bir ölçü kılmıştır. (Talak Suresi, 3)

... O'nun katında herşey bir miktar (ölçü) iledir. (Ra'd Suresi, 8)

... Şüphesiz, Allah herşeyin hesabını tam olarak yapandır. (Nisa Suresi, 86)

28 Eylül 2008

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın

 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
RUMUS KEINDAHAN YANG DICIPTAKAN DI ALAM: RASIO EMAS (Indonesia) 
THE MEASURE OF BEAUTY CREATED IN NATURE: THE GOLDEN RATIO (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ALTIN ORAN  
 Web Siteleri
Altın Oran Herşey Hesap İledir
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
1979'DAN 2009'A DÜNYADA YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER 21. YÜZYILDA EKONOMİNİN ÖNCÜLERİ İSLAM ÜLKELERİ OLACAK
21.YÜZYILIN ENERJİ SİYASETİ: PETROL POLİTİKALARI ALLAH'IN ELÇİLERİ İMAN EDENLER İÇİN RAHMET İNKAR EDENLER İÇİN BİR YIKIMDIR
AMERİKA KASIRGA KARŞISINDA ÇARESİZ ARJANTİN KRİZİ VE TÜRKİYE
ATALAY GİRGİN YANILIYOR: DARWİNİZM ÖLDÜ VE ALLAH İNANCI KİTLELERE YAYILIYOR AVRUPA’DA EN HIZLI YAYILAN DİN İSLAM
AVRUPA VE İSLAM BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -1-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -10- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -11-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -12- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -13-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -14- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -15-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -16- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -17-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -2- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -3-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -4- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -5-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -6- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -7-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -8- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -9-
BATI DÜNYASI ALLAH'A YÖNELİYOR BİLİM DÜNYASI, ALLAH'A YÖNELİYOR
BİLİM YARATICI'NIN VARLIĞINI KABUL EDİYOR BÖCEKLERDEKİ AERODİNAMİK YAPI
CANLILARDAKİ ANTİFİRİZ SİSTEMİ DARWINİSTLERİN İTİRAF ETTİKLERİ GERÇEK: DARWINİZM = ATEİZM
DARWİNİZM'İN ACIMASIZ KURALLARI DÜNYA EKONOMİSİNİ NASIL ÇÖKÜŞE SÜRÜKLEDİ? DIŞARDAKİ DÜNYA VE BEYNİMİZDE OLUŞAN DÜNYA
DÜNYA ÇAPINDA İSLAM’IN YÜKSELİŞİ DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ KRİZ AHİR ZAMAN ALAMETLERİNDEN BİRİ OLABİLİR Mİ?
DÜNYANIN EN BÜYÜK DİNİ ARTIK İSLAM HADİS KAYNAKLARINDAN HZ. MEHDİ (AS) İLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER
İKLİM OLAYLARI CANLI YASAMI İÇİN NEDEN ÖNEMLİDİR İNGİLTERE'NİN 11 EYLÜL'Ü
İNKAR EDENLERİN HER TUZAĞI BOZULMUŞ OLARAK YARATILMIŞTIR İNSANLARIN ACİZ YARATILMASININ ARDINDAKİ HİKMETLER
İSLAM DÜNYASINDAKİ SUNİ AYRIMLAR NASIL SON BULUR? İSLAM’IN HIZLI YAYILIŞININ TÜRKİYE’YE FAYDASI
İSLAMİYET'İN YABANCILAR ÜZERİNDE UYANDIRDIĞI HAYRANLIK KELEBEK KANATLARINDAKİ ESTETİK VE FONKSİYONELLİK
MEKKE’DE DOĞAN İSLAMİYET DÜNYAYA NASIL YAYILDI? NESİLLERİNİ DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN FEDAKARLIK YAPAN BAKTERİLER
NEW YORK TIMES'IN ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK: DÜNYADA KURAN AHLAKI HIZLA YAYILIYOR PAKİSTAN DEPREMİNİN ARDINDAN
PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HADİSLERİNDE AHİR ZAMANDA YAŞANACAK DOMUZ GRİBİNE İŞARET EDİLMEKTEDİR RABBİMİZ'İN ADI ALLAH'TIR
RAMAZAN 2004 - 10. Gün RAMAZAN 2004 - 11. Gün
RAMAZAN 2004 - 12. Gün RAMAZAN 2004 - 13. Gün
RAMAZAN 2004 - 14. Gün RAMAZAN 2004 - 15. Gün
RAMAZAN 2004 - 16. Gün RAMAZAN 2004 - 17. Gün
RAMAZAN 2004 - 18. Gün RAMAZAN 2004 - 19. Gün
RAMAZAN 2004 - 1. Gün RAMAZAN 2004 - 20. Gün
RAMAZAN 2004 - 21. Gün RAMAZAN 2004 - 22. Gün
RAMAZAN 2004 - 23. Gün RAMAZAN 2004 - 24. Gün
RAMAZAN 2004 - 25. Gün RAMAZAN 2004 - 26. Gün
RAMAZAN 2004 - 27. Gün RAMAZAN 2004 - 28. Gün
RAMAZAN 2004 - 29. Gün RAMAZAN 2004 - 2. Gün
RAMAZAN 2004 - 30. Gün RAMAZAN 2004 - 3. Gün
RAMAZAN 2004 - 4. Gün RAMAZAN 2004 - 5. Gün
RAMAZAN 2004 - 6. Gün RAMAZAN 2004 - 7. Gün
RAMAZAN 2004 - 8. Gün RAMAZAN 2004 - 9. Gün
RAMAZAN 2005 - 10. Gün RAMAZAN 2005 - 11. Gün
RAMAZAN 2005 - 12. Gün RAMAZAN 2005 - 13. Gün
RAMAZAN 2005 - 14. Gün RAMAZAN 2005 - 15. Gün
RAMAZAN 2005 - 16. Gün RAMAZAN 2005 - 17. Gün
RAMAZAN 2005 - 18. Gün RAMAZAN 2005 - 19. Gün
RAMAZAN 2005 - 1. Gün RAMAZAN 2005 - 20. Gün
RAMAZAN 2005 - 21. Gün RAMAZAN 2005 - 22. Gün
RAMAZAN 2005 - 23. Gün RAMAZAN 2005 - 24. Gün
RAMAZAN 2005 - 2. Gün RAMAZAN 2005 - 3. Gün
RAMAZAN 2005 - 4. Gün RAMAZAN 2005 - 5. Gün
RAMAZAN 2005 - 6. Gün RAMAZAN 2005 - 7. Gün
RAMAZAN 2005 - 8. Gün RAMAZAN 2005 - 9. Gün
RAMAZAN 2006 - 10. Gün RAMAZAN 2006 - 11. Gün
RAMAZAN 2006 - 12. Gün RAMAZAN 2006 - 13. Gün
RAMAZAN 2006 - 14. Gün RAMAZAN 2006 - 15. Gün
RAMAZAN 2006 - 16. Gün RAMAZAN 2006 - 17. Gün
RAMAZAN 2006 - 18. Gün RAMAZAN 2006 - 19. Gün
RAMAZAN 2006 - 1. Gün RAMAZAN 2006 - 20. Gün
RAMAZAN 2006 - 21. Gün RAMAZAN 2006 - 22. Gün
RAMAZAN 2006 - 23. Gün RAMAZAN 2006 - 24. Gün
RAMAZAN 2006 - 25. Gün RAMAZAN 2006 - 26. Gün
RAMAZAN 2006 - 27. Gün RAMAZAN 2006 - 28. Gün
RAMAZAN 2006 - 29. Gün RAMAZAN 2006 - 2. Gün
RAMAZAN 2006 - 3. Gün RAMAZAN 2006 - 4. Gün
RAMAZAN 2006 - 5. Gün RAMAZAN 2006 - 6. Gün
RAMAZAN 2006 - 7. Gün RAMAZAN 2006 - 8. Gün
RAMAZAN 2006 - 9. Gün RAMAZAN 2007 - 10. Gün
RAMAZAN 2007 - 11. Gün RAMAZAN 2007 - 12. Gün
RAMAZAN 2007 - 13. Gün RAMAZAN 2007 - 14. Gün
RAMAZAN 2007 - 15. Gün RAMAZAN 2007 - 16. Gün
RAMAZAN 2007 - 17. Gün RAMAZAN 2007 - 18. Gün
RAMAZAN 2007 - 19. Gün RAMAZAN 2007 - 1. Gün
RAMAZAN 2007 - 20. Gün RAMAZAN 2007 - 21. Gün
RAMAZAN 2007 - 22. Gün RAMAZAN 2007 - 23. Gün
RAMAZAN 2007 - 24. Gün RAMAZAN 2007 - 25. Gün
RAMAZAN 2007 - 26. Gün RAMAZAN 2007 - 27. Gün
RAMAZAN 2007 - 28. Gün RAMAZAN 2007 - 29. Gün
RAMAZAN 2007 - 2. Gün RAMAZAN 2007 - 3. Gün
RAMAZAN 2007 - 4. Gün RAMAZAN 2007 - 5. Gün
RAMAZAN 2007 - 6. Gün RAMAZAN 2007 - 7. Gün
RAMAZAN 2007 - 8. Gün RAMAZAN 2007 - 9. Gün
RAMAZAN 2008. 10. GÜN RAMAZAN 2008, 11. GÜN
RAMAZAN 2008. 12. GÜN RAMAZAN 2008. 13. GÜN
RAMAZAN 2008. 14. GÜN RAMAZAN 2008. 15. GÜN
RAMAZAN 2008, 16. GÜN RAMAZAN 2008, 17. GÜN
RAMAZAN 2008, 18. GÜN RAMAZAN 2008, 19. GÜN
RAMAZAN 2008, 1. GÜN RAMAZAN 2008, 20. GÜN
RAMAZAN 2008, 21. GÜN RAMAZAN 2008, 22. GÜN
RAMAZAN 2008, 23. GÜN RAMAZAN 2008, 24. GÜN
RAMAZAN 2008, 25. GÜN RAMAZAN 2008, 26. GÜN
RAMAZAN 2008, 27. GÜN RAMAZAN 2008, 28. GÜN
RAMAZAN 2008, 29. GÜN RAMAZAN 2008, 2. GÜN
RAMAZAN 2008, 30. GÜN RAMAZAN 2008, 3. GÜN
RAMAZAN 2008, 4. GÜN RAMAZAN 2008, 5. GÜN
RAMAZAN 2008, 6. GÜN RAMAZAN 2008, 7. GÜN
RAMAZAN 2008, 8. GÜN RAMAZAN 2008, 9. GÜN
ROBOT KARINCA TEKNOLOJİSİ SAYIN ADNAN OKTAR NE DEMİŞTİ, TÜRKİYE'DE VE DÜNYA'DA NELER OLDU?
SEDEFİN HASARI AZALTAN ÖZEL YAPISI TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR SU TOPLAMA ÜNİTESİ: STENOCARABÖCEĞİ
TEKNOLOJİ ALLAH'IN İNSANLARA RAHMETİDİR! TOPLUM VE AİLE BASKISI MÜSLÜMANLARIN KARŞILAŞABİLECEKLERİ ZORLUKLAR ARASINDADIR
TÜBİTAK OLAYININ İÇ YÜZÜ VE DARWINIST ÇEVRELERDE YAŞANAN ZAVALLI PANİĞİN ANLAMI TÜRK - İSLAM BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM KAFKAS İTTİFAKI
YUMURTANIN ÜSTÜN TASARIMI  
 
 
 
 
  BookGlobal.Net