Amasya TV’nin sorularını cevaplayan Sayın Adnan Oktar, Allah yolunda mücadele ederken birtakım zorluklarla karşılaşmanın Peygamberlerin sünneti olduğuna değindi. Evrim teorisinin sahte bir teori olduğuna da dikkat çeken Adnan Oktar, aklı, şuuru olmayan atomların kendi kendilerine hiçbir şey meydana getiremeyeceklerini, bunu ileri süren evrimcilerin çok zorlama, akıl dışı izahlara başvurduklarını vurguladı. Yazar ayrıca evrim teorisinin Sümerlerden beri süregelen sapkın Pagan inancı olduğunu, evrimcilerin iddialarının aksine yüz milyonlarca yıllık canlılarda hiçbir değişiklik yaşanmadığını, ele geçirilen milyonlarca fosilin bunu ispatladığını anlattı. Bunların dışında, gündemdeki siyasi olayları da yorumlayan Adnan Oktar, Türkiye’nin yakın gelecekte Türk-İslam aleminin lideri olacağını müjdeledi.
/*****************/
SN. ADNAN OKTAR’IN AMASYA TV RÖPORTAJI
(İstanbul, 21 Temmuz 2008)
Sunucu İyi akşamlar bu akşam İstanbul da misafiriz. Sevgili izleyenler inkârcı düşünceye karşı, mücadele veren iki peygamberin ismiyle eserlerinde yer alan Harun Yahya yani Adnan Oktar hocamızın evindeyiz. Efendim öncelikle çok teşekkür ediyoruz bizi misafir ettiğiniz için.
Adnan Oktar Ben de teşekkür ederim.Ne demek hoş geldiniz şeref verdiniz, lütfettiniz.
Sunucu Kapağındaki Resulullah mührü ile mührü neden kapakta kitabın başında bulunduruyoruz?
Adnan Oktar Mührü görür görmez hemen aklınıza ne geliyor, Allah geliyor, Peygamber geliyor sahabe devri geliyor. Peygamber Efendimizin o mübarek emaneti aklımıza geliyor. Onun Resul olduğu aklımıza geliyor, bize çok güzel duygular uyandırıyor, bunu hatırlatmak amacıyla konmuş, o bereketten istifade etmeyi amaçlayan, bir çalışmamız, bir de çok da güzel oldu maşaAllah.
Sunucu Evet.
Adnan Oktar Zaten güzel çok da güzel oldu.
Sunucu Sayın Hocam, geçmiş senelerde çok mücadeleler verdiniz, çok da sıkıntılar çektiniz, geldiğiniz durum nedir?
Adnan Oktar Müslüman da çile bitmez, biterse imtihan bitti demektir. Çünkü, biz buraya imtihan olmaya geliyoruz, zorluklarla karşılaşmaya geldik. Haklı değil haksızlıklarla karşılaşacağız. Mesela Hz. Yusuf haklı olarak hapse girmedi, haksızlıklarla hapse girdi bu çok önemli, Müslümanlık haksızlığa sabretmesi onu Allahtan bilmesi onda hayır görmesi çok önemlidir. Hz. Yusuf’a yapılan teklifi nedir cinsellik teklifi, kim musallat oluyor kadınlar musallat oluyor, suçu ne hiçbir suçu yok. Fakat o kadınların kafasına göre, bir öfke meydana gelmiş. Hasetlik var bir kıskançlık var bir rahatsızlık var. Ve Hz. Yusuf’u sebepsiz olarak hapse atma kararı alıyorlar. Ve onu Allah onu lütfedip hapse yerleştiriyor. Hz. Yusuf bundan memnun olur. Diyor ki Rabbim onların tuzağına düşmektense, bana hapsi vermen daha hayırlıdır diyor, mealen, yaklaşık. Ve o mübarek insan hapse giriyor. Ve Peygamber Efendimiz de suçu yok, yoluna diken atıyorlar. Üzerine deve işkembesi attılar, deli dediler, akla hayale gelmedik iddialarda bulundular. Öldürmeye kalktılar. Hatta mağaraya sığınmak zorunda kaldı biliyorsunuz. Daha da olmadı hicret etmek durumunda kaldı. Ne sucu var hiçbir suçu yok. Haksız yere bunlar yapıldı. Musa’ya da bu şekilde oldu, hiçbir suçu yokken cinayet suçundan aranmıştı. Her yerse Firavunun güçleri var gücüyle onu aramıştı. Bütün ömrü çileyle geçmişti ama bugün cennette, Hz Yusuf cennete Musa cennette Resullullah cennette, ne kadar güzel ve sonsuza kadar. Yani başı sonu yok. Müthiş bir şey. Dünyanın her yeri cennet olsa ne olur cennete göre. Ve cennet hayatına göre dünya hayatı bir saniye bile değil. Yani sıfır hükmünde. Çünkü bir an nerde sonsuz vakit nerde. Çok önemli bu Allah sonsuza kadar orada mutluluk içinde yaşatıyor Elhamdülillah. Mesela ağaçtan meyveyi koparıyorlar ağaçta yeniden meyve oluşuyor aynı anda. Ama burada meyveyi koparırsan boşa kalır orası. Örneğin bir yere gitmek istiyor aklından geçirmesi yeterli anında oraya gidiyor. Ama biz buraya gelebilmemiz için vasıtaya ihtiyaç var. İllaki vasıtayla geleceğiz illaki sebep gerekiyor ama cennette sebep yok. Aklından geçirmesi yetiyor hemen olay yerinde oluyor. Burada da bunu yapardı dünyada Allah fakat imtihan olmazdı o zaman. Burada hastalığı meydana getiriyor ilacını da dışarıda meydana getiriyor Allah. İstese hiç hastalığı yapmazdı, ilacını da yapmazdı veya ilacı vücudun içinde hazır yapardı. Niye paketle dışarıda yaratsın, vücudumuzun içinde yaratırdı. Böyle bir güzellik yurdudur cennet. Onlar da güzellik yurdunda sefa sürüyorlar Allah’a şükür.
Sunucu Pekâlâ sizin çektiğiniz sıkıntılar ne düzeyde, tabii ki medyadan takip ediyoruz. Bir davanız vardı bu dava beraat etti. Ardından Yargıtay’a gitti. Şu anda durum nedir bununla ilgili?
Adnan Oktar Yargıtay’da da muhtemelen onanacak 3 yıl hapis cezası var çete lideri olarak hüküm kondu, teşhis kondu. Tabii bizim mahkemeye saygımız var hükme de saygımız var. Ama buna Türkiye’de bir tane inanan yok. Mühim olan benim halkımın milletimin buna inanmamış olması. Gönüllerde beraat etmiş olmam önemli, çünkü dosyaya baktığımızda hiçbir suç delili yok. Daha önce beraat ettirmişti beni mahkeme. Yani arkadaşlarımızı hepimizi çete suçundan beraat ettirmişti. Ama sonradaki hükmü bu yönde diyor, eyvAllah. Yani o hükmü veren de Allah. Hayır vardır güzellik vardır. Özellikle haksız yere suçlanmak çok makbuldür. Hz. Yusuf un sünnetidir. İftiharla gider yatarız. Hapishanelerde bizim yurdumuz. Oranın suyu da bu vatanın suyu. Oranın toprağı da bu vatanın toprağı. Hiç fark etmez ha burası ha orası. Onu öyle uygun gördülerse yaparız.
Sunucu Sayın hocam tabii çok eseriniz var. Kitaplarınıza gelmek istiyorum. Bu programda eserlerinize tek tek yer vermeye kalksak, sanırım bir ayımızı geçer. Eserlerinizin en önde gelenlerinden gündem yaratmış ve dünya literatürüne oturmuş. Darwinizm’ in karanlık yüzü hakkında söyle kısa bir bilgi verebilir misiniz?
Adnan Oktar Bir kısım insanlar çıkıp diyorlar ki, atomlar karar verdi bataklık ortamında aralarında karar vermişler “bir mükemmel insan yaratalım diye düşünmüşler uzun vadede, biz göz yapalım, bizim gözümüz görmüyoruz ama öyle bir göz yapalım ki mükemmel görsün. Üç boyut görsün, en kaliteli televizyondan daha iyi görsün, ama şu kadarcık bir yerde yapalım bunu. Şu kadarcık bir et parçası ile bunu halledelim diyorlar. Öyle bir ses kuralım ki stereo ses sisteminden daha mükemmel olsun. Yine onu da şu kadarcık bir yerde yapalım ve mükemmel bir görünümde yapalım. Öyle bir kodlama yapalım ki bir hücrenin içerisine insanın bütün kodlarını kodlayalım. Demişler güya, ve insan zaman içerisinde tesadüfen bu şekilde oluşmuş. Bu Alice Harikalar Ülkesinde şeklinde çocuklara anlatsanız masal olarak yine buna inanmazlar ama koskoca insanlar buna inanıyorlar. Peki madem böyle bir inancınız var sapkın bir inancınız var ta Sümerlerden beri gelen sapkın bir pagan inancıdır putperest inancıdır. Peki biz yeri eşiyoruz kayaları parçalıyoruz, tüm kaya parçalarının içerisinde geçmiş canlıların fosilleri var adeta fotoğraf gibi kalmış, yani bir fotoğraf albümü gibi Allah yerleştirmiş yerin altına. Kazdıkça biz bu albümleri buluyoruz. Bütün canlılara ait fosilleri inceliyoruz yaklaşık 100 milyon yıllık 200 milyon yıllık 300 milyon yıllık, hiçbir değişiklik yok. Ne kadar canlı bulunmuş 100 Milyon Adet. 100 Milyon canlıda değişiklik yok. Peki, kardeşim diyoruz nereden çıkarttınız bunu, var mı deliliniz? Delilimiz de yok diyor. Ben dedim ki bir tane sizin iddia ettiğiniz gibi ara fosil tabir ettiğiniz, yani mesela bir canlının diğer canlıya dönüştüğüne dair bir garip varlık; ki bunlardan milyonlarca bulunması gerekiyor onların iddiasına göre. Bir tane iki tane on tane değil milyonlarca bulunması lazım. Milyonlarca değil bir tane bulamıyorlar. Hatta dedim ben bir tane ara fosil getirin 10 Trilyon vereceğim dedim. Geçerli bu iddiam. Benim adresim de belli yerim de belli, gelip masanın üstüme koysunlar hemen 10 Trilyonlarını alıp gitsinler. Yok böyle bir şey bilimsellik adı altında insanları kandırıyorlar. Bu mümkün değil. Ne demek, siz beynimin içinde şu an, renkli olarak görünüyorsunuz, benim ceketimle sizin ceketiniz aynı yerde oluşuyor. Ve o kadar mükemmel görünüyorsunuz ki sanki hakikaten karşımda oturuyor gibisiniz. O kadar mükemmel yaratılıyorsunuz üç boyutlu. Sizin varlığınız böyle net görünüyor. Televizyona bakın o kadar kaliteli değil, örneğin bu Philips’in en kaliteli televizyonu ama son derece flu, burada on bin alet kullanılmış binlerce detay var ama böyle bir şey yok. Buradaki sistemde şu kadarcık et parçası kullanılmış ve daha mükemmel. Bunu mühendis yaptı diyorlar ama bunu kim yaptı diyoruz, tesadüf yaptı diyorlar. Şimdi buna çocuk olsa inanmaz. Buna çocuk değil hiçbir insan inanmaz. Deli olması lazım bir insanın buna inanması için. Onun için bu teorinin açmazlarını oyunlarını halka ispat ettik, bütün Avrupa’ya. Onun için Avrupa Darwinizm açısından yerle bir. Eskiden %20 gibi inanan vardı yaratılışa inanan şu an % 80 bütün Avrupa genelinde birçok yüksek bir orana çıktı. O % 20 bölümü de aşağı yukarı bitirmek üzereyiz. Kitaplarla eserlerle internetle düzeltmeye çalışıyoruz.
Sunucu Türkiye de tabii belli bir yere geldiniz, Avrupa’da dediniz; dünyada Harun Yahya nerdedir, dünyanın bakış açısı nedir Harun Yahya’ya?
Adnan Oktar Allaha şükür çok etkili.
Sunucu Yurtdışı ziyaretleri yapıyor musunuz?
Adnan Oktar Yok yapmıyorum.
Sunucu Yapmıyorsunuz. Pekala, bu yaptığınız CD’leriniz programlarınız, dünyanın nerelerine kavuşuyor?
Adnan Oktar Geçen yıl 35 milyonkitabım internet kanalıyla indirildi. Herkes bilgisayarına aldı. Dünya çapında. Dünyanın en az 120 ülkesinde kitaplarım okunuyor. Sırf 8 milyon kitap da geçen sene satılmıştı Bu çok yüksek bir rakam ama internetten indirilen miktar çok yüksek. 35 Milyon adet. Dünyanın neresine gitsen benim kitaplarınla karşılaşıyorsun. MaşaAllah arkadaşlarımız gidiyorlar. Her yerde bu konu konuşuluyor. Dünya çapında yayın yapan bir telefon kanalında canlı yayın yapan bir TV kanalında bir röportajım vardı. Dünyanın her yerinden arıyorlar. Herkes tanıyor hayret. İlgili ilgisiz hemen hemen her ülkeden aradılar. Bu dünya çapında, kitaplara eserlere karşı bir teveccüh olduğunu etki olduğun göstertiyor. Bu çok çok sevindirici bir durum. Ve büyük bir müjde
Sunucu İlim ve bilimdeki verdiğiniz destek ve katkı apaçık ortada. Eğitim konusunda hedefiniz nedir? Bu eserleri nereye kadar gitmesini planlıyorsunuz? Şu ana kadar herkes internetten indiriyor ve CD’lerden alabilenler bütçesi olan alıyor. Ama işin aslı bu özü bu diyorsunuz, bunu Türkiye eğitiminde nasıl hedefliyorsunuz?
Adnan Oktar Bunu devletten beklemek olmaz tabii, sivil toplum kuruluşlarını yapacağı bir şeydir ki, Allah şükür ki Türkiye içinde çok başarılı olduk. 71’lerde %30 civarındaydı yaratılışa inananlar. Yani yaklaşık %30 civarında, şu an %90 dır yaratılışa inanların oranı. Yani çok yüksek, yani Darwinizm’e inanlar %10 ki; onlarda şu an süratle eriyorlar. Kitapların ulaşmadığı hiçbir yer kalmadı. Özellikler internet imkânı çok çok mükemmel bir sistem. Çok güzel netice alınıyor. Darwinizm evrim diye insanlar internette girdiğinde, hemen bizim sitelerle karşılaşıyor, hemen olaylara bakıyor. Hemen iki tarafın iddialarını karşılaştırıyor ve bakıyor ki, son derece bilimsel akılcı doğru deliller, safsata yok demagoji yok. Fotoğraflarla belgelerle kesin delillerle anlatılıyor. Konu kapanıyor tabii.
Sunucu Şuan Türkiye’deki potansiyel nedir? Bugüne kadar kaç kitabınız satıldı. Okunurluk seviyeniz nedir? Bunu rakamsal olarak söyleyebiliyor muyuz?
Adnan Oktar Evet. Girişler Amerika’da en çok internete girişler var. Bir de Türkiye’de çok yüksek giriş var. Bu 35 Milyon kitabin ne kadarını Türkiye’den indirildiğini doğrusu tespit etmedim fakat, nereye gitsek evlerde benim kitaplarımdan bir kitap bulunuyor ya internetten bir bilgi bulunuyor. Okumadım, duymadım diyen çok çok nadir oluyor.
Sunucu Gittiğiniz evlerde olması gerekiyor zaten. Siz gelmeden sizin eserlerinizi mutlaka alırlar.
Adnan Oktar Evet
Sunucu Tabii şimdi, bir de şöyle dünya olaylarına baktığımız zaman, bu tür hedeflerimizde, dünyada bu böyle, gerçekleştirmek için siyasi yapıya dayanıyor. Sizin dünya çapında okur kitleniz izleyici kitleniz dinleyici kitleniz var. Türkiye’de de bu yüksek neden siyasi bir yapı yapı içinde olmadınız düşünmediniz? Veya gelecekte düşünebiliyor musunuz? Eserleriniz adına en azından.
Adnan Oktar Hazır gemi var ve o gemiye binip gitmen varken yeniden bir gemi yapmak pek makul değil. Hazır siyasi sistemler çok sistemlidir onları değerlendirmek çok önemlidir. Bugün Türkiye’deki sağ partiler Darwinizme karşıdır. Bu çok önemli bir şey %70’lik bir kitledir. Onları değerlendiririz ki sol dediğimiz mesela CHP bile çok değişti. Sayın Deniz Baykal’ı ben torunları ile camiye giderken gördüm bu çok önemli bir mesajdır. Yani ben gelecek nesilleri dahi düşünüyorum mesajı var burada. Ben dindarım çocukların da dindar olmasını istiyorum gelecek nesillerinde dindar olmasını istiyorum. Hatta torunlarımın dahi dindar olmasını istiyorum ve öyle bir dindarlık ki namaz kılmalarını isteyecek kadar bir dinarım mesajı bu. Bundan sonra artık bir şey denmez böyle bir insan benim için mükemmel bir müslümandır. Yani buna daha ne denilir
Sunucu Şimdi tabii bir, mevcutta bir gemi var sizin tabirinizle. Ve bu geminin içinde çok çeşitli bilim ilim adamlarımız, siyasilerimiz var. Tabii kendi alanınızla ilgili bu gemi içerisinde sizle beraber yürürseniz daha hızlı yürüyeceği hissine kapıldığımdan sordum bunu.
Adnan Oktar Siyasete fikren yardımcı olabilirim, fikir sunabilirim, hakikaten de çok etkim oluyor. nitekim de Mesela Türk İslam birliği ile ilgili ilanlarımız çıktı gazetelerde, vakıfa mensup arkadaşlarımız ilanlar çıkarttılar. Mesela Azerbaycan ve Türkiye, dostluğu iki devlet bir millet olsun, tarzında bir ilan vardı. Hemen etkisini gösterdi. Bir süre sonra Başbakan Azerbaycan’a gitti. Orada bir toplantı yapıldı. Türk İslam Birliği ile ilgili konuşmalar yapıldı. Ermenistan’la da dost olalım onlar da bizim kardeşimiz dedik. Baktım Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile Ermenistan Cumhurbaşkanı kol kolalar birçok güzel mesela. İlanın yayınlanmasından yaklaşık bir hafta sonra. Böyle bir olayla karşılaştık. Çok uzun yıllardır olmayan bir şeydi bu. Fikirler ve sivil toplum kuruluşlarının düşünceleri, siyasilere çok büyük etki yapıyor ve onları cesaretlendiriyor ve şevklendiriyoruz.
Sunucu Sivil toplum kuruluşları derken bunu ayırabiliyor muyuz statü olarak.
Adnan Oktar Tabii vakıflar dernekler, her türlü oluşum..
Sunucu Evet, Sayın Oktar, mücadele yol devam ediyor. Şu an Türkiye’nin gündeminde olan bazı sıkıntılar, hakkında görüşleriniz nedir? Parti kapatma, özellikle yer alması içerisinde olursa.
Adnan Oktar Hürriyet insanın kafasını açar. Sanatta bilimde insan gücünde çük güçlü atılımlar meydana getirir. Yani insanların teşebbüs hürriyeti çok önemlidir. Örneğin masonluk; kursun adam Mason locasını istediği gibi, faaliyet yapsın. Komünistler kursun komünist partisin faaliyet yapsın. Başka bir düşüncede olan varsa istediği düşüncede faaliyetini yapsın. Ama şiddet unsuru ortaya çıktığında Devlet müdahale edecektir. Şiddet unsuru olmadıktan sonra parti kapatmak dernek kapatmak, özgürlükleri sınırlamak hiç hiç doğru değil benim şahsi kanaatim olarak bu şekilde düşünüyorum. Özgürlükler insanin beynini açar. Çok güzel neticeler verir, ekonomiye yansır bilime yansır sanata yansır. Baskı olduğunda insanların beyni dumura uğrar. Mesela ben dışarı çıkıyorum insanların yüzü asık, kimse neşeli değil mutsuz da değil. Kimse kimsenin yüzüne bakmıyor, selam vermiyor. Kimse kimseyle ilgilenmiyor dikkatlice bakıyorum. Nasıl olur böyle bir şey bizim milletimiz neşeli bir millettir esprili bir millettir, dost canlısıdır. Ahbap olmayı sever, arkadaş olmayı sever. Bu ürküntü nedir? Bunun işte kökeninde yasaklar yatıyor. Yasakların kalkması lazım. Biz kardeşiz kucaklaşalım, sağcısı solcusu fark etmez. Adam mesela söylüyor. Ben solcuyum diye. Gizlesin mi münafıklık mı yapsın. Açık açık söylüyor. Bu bir mertliktir birisinin söylemesi o yüzden, sistemin laiklik düşüncesi içerisinde laiklik temeli içerisinde, son derece özgürlükçü olmasında son derece fayda var. Alabildiğine özgür olsun her yer her şey. Partiler de kapatılmasın.
Sunucu Peki Türkiye şu an sizin gönlünüzde nereye doğru ilerliyor?
Adnan Oktar Büyük Türkiye olacak Türkiye. Türk İslam âleminin lideri olacak Türkiye. Bakın bu yayınımı saklayın. Bantta bu konuşmamı saklayın. Hem Türklerin hem de İslam âleminin lideri olacak Türkiye. Süratle buna doğru gidiyor.
Sunucu Terör konusu hiç gündemden çıkmamak kaydıyla, sürekli Türkiye’de bir terör korkusu, terör konusu hâkim. Bu konuda düşünceleriniz nelerdir?
Adnan Oktar Terörün ilacı fikirdir bilimdir. PKK Terörü bugün Türkiye’de, dünyada önemli komünist ayaklanmalardan birisidir. Cumhuriyet tarihinin en büyük komünist ayaklanmasıdır. Marksist Leninist Stalinist bir ayaklanmadır. Komünist kalkışma var şu an. Türkiye’yi ikiye bölme düşüncesi var doğu komünist ülke batı komünist Türkiye olarak.. Bunda da tabii iddia edilen Ergenekon örgütünü de kullandılar. PPK‘yı da kullanıyorlar. Masonluk bu konuda biraz gözü kara geliyor. Fakat bizim milletimiz çok imanlı ve güçlü bir ülke, yaman bir ülke. Bu tür oyunlara gelmez, bunu da durduracaktır. Durdurdu da nitekim. Netice çok çok güzel olacak. PPK terörünün de fikren yenilmesi şu an başladı. Darwinizme karşı yaptığımız mücadele PKK’nın beynini adeta felç etti. Çünkü Darwinizmin eşittir materyalizm. Materyalizm eşittir komünizm, komünizm eşittir terör. Böyle bir sistem var. O onu çağrıştırır, o onu çağrıştırır, o onu çağrıştırır. Darwinizm dünyada tep terörü doğurmuştur. Faşizm doğurmuştur, kominizim doğurmuştur vahşi kapitalizm doğurmuştur, emperyalizmi doğurmuştur Darwinizm bu konularda hep doğurmuştur öyle bir annelik görevi yapmıştır. Böyle karanlık fikirleri doğuran karanlık bir sisteme dönüşmüştür. Darwinizmin tamamen yenilmesi PKK‘nın sonu olacaktır. İnşaAllah.
Sunucu Evet, Sayın Oktar bilim adamı mısınız din adamı mısınız? Dinde ayrı cemaatler var ayrı cemaatler dini bütünleştiriyor. İnsanları ayırıyor. Sizin bu açıdan, cemaate bağlılığınız var mı? Ve bu konu hakkında ne yorumlayabileceksiniz?
Adnan Oktar Ben Türkiye’deki bütün cemaatleri çok severim, bunu herkes bilir. Hepsi ahbabım. Eserlerimin hemen hemen hepsinin yayın organlarında yayınlanmasında da bunu görebilirsiniz. Televizyon kanallarında olsun gazetelerinde olsun. Hem ilanlarımız hem eserlerimiz yayınlanıyor. Fikren etkileniyorlar bu çok güzel bir şey. Süleymancıları çok severim nurcuları severim, Mahmut Hoca’yı severim, Esat Hoca’yı severim. Bunların hepsi bir bütündür. Tertemiz insanlar. Ama Şii’leri de severim. Vahabi’leri de severim. Allah diyen herkesi severim. Aynıyız. Allah’ımız bir Peygamberimiz bir, kıblemiz bir aynı Peygamberleri seviyoruz. Aynı cennete inanıyoruz, aynı cehenneme inanıyoruz.
Sunucu İslam dinini böyle ayrılması sizce doğru mu?
Adnan Oktar Ayrılsa bile kardeşlik düşüncesinin çok güçlü olması gerekir. Asıl olan kardeşliktir.
Sunucu Ayrılma sebebi nedir?
Adnan Oktar Mesela üniversitede de sınıflar vardır ama okul bütünlüğü vardır. Yani üniversitenin, içerisinde 1c 2c 3c siye sınıflar vardır. Ama o bütündür. Ruhi parçalanma çok kötüdür. Manevi parçalanma çok kötüdür. İnsanlar da ayrı ailedendir ama biz kardeş olarak birbirimizi çok severiz. Ailelerimiz ayrı diye millet olarak birbirimizi sevmemezlik etmeyiz. Bu çok normaldir. Cemaatleri olur. Topluluklar olur ama arada bir ayrılık olmaması sevgi ayrılığı olmaması çok önemli. Mesela bir düşmanlık bir kıskançlık haset, olmaması çok önemlidir.
Sunucu Sayın Oktar, “hayata bakışınızı değiştirecek eserler” bu slogan artık dünyada yer tutmaya başladı. Artık her konuda olduğu gibi Harun Yahya da bir marka oldu. Ve gün geçtikçe dünyada daha da büyüyor. Hissettiriyor da kendisini. Harun Yahya isminin girişte; kısa bir giriş yaptım ama, özelliği nedir? Neden Harun Yahya, kısa bir sizden alalım.
Adnan Oktar Hazreti Musa Allah’tan bir yardımcı istedi. Allah da ona kardeşi Harun’u yardımcı kıldı. Hazreti İsa’nın da aşığı onu çok çok seveni ve destekleyeni de Yahya Aleyhisselam’dır. Allahın nuru olan Yahya aleyhisselam. O Hz. İsa ya bütün gücüyle destek oldu ve onu müjdeledi. Biz de Peygamber Efendimiz’in dinine yardım ettiğimiz için onun dininin yardımcıları olduğumuzu vurgulamak için Harun ve Yahya’yı yardımcılık anlamında çağrıştırması için o ismi almıştır. Aklıma gelmişti hem de o çağı da çağrıştırdığı için ayrı bir güzellik var. Harun deyince Hz Musa devrini hatırlıyoruz, Yahya deyince Hz. Isa devrini hatırlıyoruz. Mührü görünce Peygamber efendimizi hatırlıyoruz.
Sunucu Adan Oktar’ı unutturdu mu bu isim. Sizi gördüklerinde?
Adnan Oktar Genelde Harun Yahya diye biliyorlar. Evet.
Sunucu Adnan Oktar biraz böyle,
Adnan Oktar Daha az biliniyor.
Sunucu İşin özünde Adnan Oktar yatıyor ama tabii, dediğim gibi markalaşmaya başladı artık. Dini konuda ilim bilim CD’leri gördükleri zaman ilk Harun Yahya ismi zikrediliyor. Tabii yapılan her şey çok güzel bir yere gidiyor. İnsanların aklına düşen bir soru, Adnan Oktar’ın ticari bir faaliyeti var mıdır. Bu kadar bütçe nereden sağlanıyor. Nasıl bu dünyaya hangi maddiyatla, hükmediyor? Bu sorular akla takılıyor.
Adnan Oktar 35 Milyon kitap internetten bedava indirilince, insan der ki bu kitabın aslını da alayım diyor. Veya arkadaşına tavsiye ediyor. O yüzden internetten satış da var. Gerçekten de çok yüksek oranda satılıyor kitaplar. Bende telif ücreti almıyorum. Yani, yazarlık payım yok yazarlık payı olarak bir şey talep etmiyorum. Haya ederim öyle bir şey yapmaktan. Öyle bir şey almak istemem hatta ben yayıncı firmaya çok az karla satmasını da şart getirdim. Çok az karla satılıyor. O yüzden dünyada satışı çok yüksek kitapların. Ücretsiz dağıtım zannedildiği kadar çok değil. Fransa’ya az miktarda dağıtıldı ama Fransızlar; bu etkiyi şöyle açıklıyorlar. Atom bombası etkisi diyorlar. Atom bombası bir tanedir ama, bütün şehri siler. O da öyle bir etki yaptı. Bir şehre bir tane giriyor ama, herkesi etkiliyor. Örneğin bir mahalleye bir tane girmiştir ama mahalleyi olduğu gibi etkiliyor. Örneğin şu an Fransa’da çok büyük etkiyi Fransa’dan alıyoruz. Fransız tarihinde böyle bir olay olmadı diyorlar. Fransız tarihini en büyük felaketi olarak diyorlar, yani, Marksistler Fransa tarihinin en büyük felaketi yerle bir oldu diyorlar. Gökten tuğla yağıyor diyorlar. Bir felaket olarak belirtmiş. Gökten tuğla yağıyor diyorlar. Ama hemen etkilerini gördük. Mesela Sarkozy sol eğilimli idi. Allah’ı anmayan bir insandı, şu anda Allah ve dinle ilgili çok mükemmel izahları var. Ciddi değişti kitabım ona ulaştıktan sonra. Jaques Chirac tam anlamıyla değişti. Çok güzel bir din anlayışı var şu an. Bunlarla ilgi çok fazla sözü var bunları da belirtebilirim. İngiltere Başbakanı Tony Blair 360 derece değişti. Sosyalisti solcuydu, şu an tam bir dindar. Sürekli Allah’tan bahsediyor, dinden bahsediyor, kitabım ulaştıktan sonra. Bunun etkisini her yerde görüyoruz. Dünyanın her yanında.
Sunucu Faaliyet olarak. Sadece kitapların satılmasıyla bunu döndürdüğünüzü mü söylüyorsunuz?
Adnan Oktar Evet,
Sunucu Tabii Global Yayıncılık aracılığıyla bunlar aktarılıyor.
Adnan Oktar Evet
Sunucu Sizin orda herhangi bir ticari faaliyetiniz yok.
Adnan Oktar Hayır yok benim orda ne bir kar ediyorum ne de bir maddi katkım var. Ama kendi ihtiyacımı karşılayacak kadar bir şeyler yapıyorum.
Sunucu Sayın Oktar tabii çocuklarımıza, 5 ile 12 yaş arası çocuklarımıza bir hizmetimiz var. Çocuklarlarımıza neler yaptınız, neler dinletiyoruz, neler okutuyoruz?
Adnan Oktar Küçüklerin 5 ile 12 yaş arasında dini öğrenmeleri Allah’ı tanımaları çok hayatidir. Onların bilinçaltı nurla dolar, kalplerine ferahlık verir, daha zinde daha güzel ve daha sağlıklı yetişirler. Biz ölünce ne olacağız bizim yaratılışımız nasıl oldu, bizi kim yarattı sorusuna cevap veremeyen çocuk bulanımda olur. Hasta olur. Ama bunu mükemmel akılcı bir üslupta çocuklara anlatırsak, Allah’ın varlığını, birliğini, cenneti, Allah’ın onları ne kadar seveceğini, cennetin güzelliklerini insanın sonsuza kadar yaşayacağını onlara anlatırsak; mesela babasını kaybettiğinde bir çocuk ondan ızdırap duymaz, annesini kaybettiğinde ızdırap duymaz. Kendine bir şey olduğunda bir ızdırap duymaz. Hep Allah’ın varlığını sevinci ve coşkusu içerisindedir. Bu şekilde çocuk çok sağlıklı ve sıhhatli olur. Allah insanı imanla sağlıklı olacak şekilde yaratmıştır. İmansız insanın sağlıklı olması adeta mümkün değildir. Vesveseli olur tedirgin olur, her şeyden şüphelenir. Yani tansiyonu aniden fırlar, kalbince çarpıntı olur, adeta hayatı ızdırap içinde geçer. Ama iman eden insan tevekkül içindedir. Son derece rahattır. Allaha kendini bırakmıştır. Allaha tam teslim olmuştur. Dolayısıyla de ruhu tam bir dinginliğe kavuşmuştur. Şeytandan Allaha sığınırım Allah diyor ki ”Ey mutmain olmuş nefis, yani dengelenen nefis, sen Allah’tan razı olmuş olarak Allah da senden razı olmuş olarak. Cennetime gir Salih kullarım arasına katıl” diyor Allah. Allah bizim mutmain olmamızı istiyor, dengeli, huzurlu, güzel ahlaklı olmamızı istiyor. Bunun için de Kuran ahlakına tam uymamız gerekiyor.
Sunucu Sayın Hocam, yaşayan varlık ölümlüdür. Allah size uzun uzun ömür versin.
Adnan Oktar Hepimize inşAllah.
Sunucu Tabii, gün gelecek bu dünyadan göçtüğünüz zaman Harun Yahya burada kalacak.
Adnan Oktar Kıyamete kadar.
Sunucu Bununla ilgili vasiyetiniz nedir? Buradan canlı canlı alalım. Çünkü Harun Yahya kalacak.
Adnan Oktar Vasiyetim Allah’ın kitabını kıyamete kadar, güçlü tutmak ayakta tutmak. Dini en zor şartlarda bile mutlaka yaşamak. En en girift yerde zor yerde bile Allah’ın yardımının olacağını unutmamak. Her şey bir kadar üstüne yaratılıyor. Mesela siz de bir kader üstüne buraya geldiniz. Ben de kaderdeki konuşmayı yaptım. Allaha tam teslim olup, Allahın bu güzel imtihanını güzelce bitirip Allah’ın yanına gitmek, Allah her yerde, yani cennetine gitmek. Ve Allah’la sonsuza kadar cennette beraber yaşamak İnşallah.
Sunucu Sayın Oktar, çok teşekkür ediyorum. Şu an bu görüntülerimiz Amasya’dan ülkemizin orta Karadeniz bölgesinde, 7500 yıllık tarihi bir geçmişi olan. Bu zamana kadar ilmi ile bilimiyle insanlar yetiştirmiş, şehzadeler padişahlar yetiştirmiş bir şehirde sizi izliyorlar. Son olarak böyle bir şehir izleyicilerine, televizyonumuzun vasıtasıyla neler söylemek istersiniz.
Adnan Oktar Benim küçüklüğümde, annemlerin memleketidir Tokat, oraya giderken Amasya’dan geçerdik. Amasya’yı ben çok severim. Elma ağaçlarından elmalar sarkardı, otobüsün yakınında. Neredeyse elimizi uzatsak alacak gibi olurduk. Amasya’ya karşı müthiş bir hayranlığım vardır, çok güzel bir şehirdir. Aman kıymetini bilsinler, çok güzel bir yerde yaşıyorlar Amasyalı kardeşlerim. Hemşehriler sayılırım annem nezdinden çünkü Tokat dan annemle gidip gelirdim, ama bütün Karadeniz bütün Anadolu’muz gibi dindardır. Mukaddesatçıdır. Haysiyetine şerefine düşkün insanlardır. Hepsini çok seviyorum. Türkiye’nin manevi kalelerinden birisidir Karadeniz. Boydan boya. MaşaAllah. Bütün Anadolu’muz bütün Türkiye’miz gibi. Hepsine derin sevgilerimi saygılarımı selamlarımı iletiyorum.
Sunucu Biz de teşekkür ediyoruz. Bizi İstanbul’da kendi yerinizde ağırladığınız için çok teşekkür ediyoruz.
Sunucu Sevgili izleyenler! Sizlere hayırlı akşamlar diliyorum. Başka bir programda başka bir konukla sizlerle yine beraber olacağız. Hayırlı akşamlar!