Suudi Arabistan’ın bilinen televizyon kanallarından biri olan Suud 1 TV ile gerçekleştirdiği röportajına kendisine yöneltilen, “kitaplarının tüm dünyadaki etkisinin nasıl gerçekleştiği” sorusu üzerine Sayın Adnan Oktar herşeyi yapanın, yaratanın Allah olduğunu, Allah’ın kulunu sebep olarak yarattığını, Allah’ın kaderde var olan kitapları zamanı gelince ortaya çıkarttığını anlatarak başlıyor.
Darwinizm’in uzun süredir etkili olan ve dinsizliğin zeminini oluşturan önemli bir felsefe aracı olduğunu ifade eden Adnan Oktar, yer altındaki fosilleri insanlara tanıttıklarını bunun Darwinizm’e büyük bir darbe olduğunu anlatıyor. Yer altından çıkarılmış 100 milyonu aşkın fosilin tamamının yaratılışı ispat ettiğini, şimdiki zamanda var olan bir hayvanın 300 milyon yıl önceki iskeletinin tıpatıp aynısı olduğunu belirtiyor.
Darwinizm’in yerlebir edilişinin Müslümanlarda büyük bir rahatlamaya yol açtığını, İslam’ın çığ gibi yayıldığını ifade eden Sayın Adnan Oktar, Yaratılış Atlası’nın Fransa’daki etkisini de değiniyor. Dinsizliğin yaygın olduğu Fransa’da Atlas’ın dağıtılmasının şok etkisi yaptığını, bunun “Fransa tarihinin en büyük felaketi, deprem, kasırga, Fransızlara yapılmış en büyük saldırı” gibi tanımlamalarla ifade edildiğini anlatıyor.
Yahudilik ve Masonluk kitabının basılmasından hemen sonra birçok baskıya maruz kaldığını da anlatan Sayın Adnan Oktar, 10 ay boyunca cinayet işlemiş, şuuru kapalı akıl hastalarının yanında, 9 ay da hapishanede tutulduğunu ancak fikri mücadelesinden asla vazgeçmediğini ve vazgeçmeyeceğini belirtiyor.
Tek amacının Allah’ın rızasını kazanmak olduğunu söyleyen Sayın Adnan Oktar röportajı tüm Arap ülkelerindeki Müslümanlara yönelik olarak verdiği şu mesajla bitiriyor:
Mezhep ayrımları, Hanefi, Sünni, Şafii... Hiçbir ayrım yapmadan Müslümanlar birbirlerini çok sevsinler, kardeş olsunlar. Hepimiz aynı Allah’a inanıyoruz, aynı peygambere inanıyoruz, aynı kıbleye dönüyoruz, aynı peygamberleri seviyoruz, aynı melekleri seviyoruz. Herşeyimiz aynı aşağı yukarı. Bu tarz detaylarla bölünmeye kalkmak hatta düşman olmak şeytanın oyununa gelmek olur, sakın böyle birşey olmasın. Hepimiz samimi, candan inşaAllah Müslümanlarız, candan kardeşleriz ahirette de beraber olacağız inşaAllah. Bu ayrılıkta da bir hayır vardır. Bunu bir sorun haline getirmek hiç doğru değil diye düşünüyorum.
26 Nisan 2008
|
|