Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
SUNUCU: Evet efendim iyi akşamlar diliyoruz. Şu anda Mavi Karadeniz Tv, Ekintürk TV ve Kocaeli Tv’den yayındayız. Ekin Tv dersek daha doğru olacak. Ekin Tv, Mavi Karadeniz Tv ve Kocaeli Tv’den ortak yayındayız. Aynı zamanda efendim bizleri radyodan izlemek isteye seyircilerimiz 106.4 radyo Mavi Karadeniz Tv’den yayınımızı takip edebilirler. Efendim bunun dışında şu anda www.harunyahya.tv‘de yayınlarımızı canlı olarak izleyebilirsiniz. Bunun dışında da www.harunyahya.net veyahut da www.harunyahya.org adreslerinden de Hocamıza merak ettiğiniz sorularınızı, fikirlerinizi, görüşlerinizi ve Hocamıza ulaşmak isteyen izleyicilerimiz bu vesileyle mesajlarını yollayabilirler diyoruz. Efendim bugün itibariyle Adnan Oktar ile Başbaşa programımız başlamış bulunmakta inşaAllah. Birazdan Hocamıza sorular yönelteceğim, çok keyifli bir sohbet olacak inşaAllah. Ama Hocamız yolda şu anda. Hocamız gelirken ben de tabii sevgili Oktar Babuna’ya bir hoşgeldiniz diyeyim efendim. Nasılsınız?
OKTAR BABUNA: Hoşbulduk. Siz de hoşgeldiniz. Çok teşekkür ederim. Allah’a çok şükür, çok iyiyim siz nasılsınız?
SUNUCU: Ben de çok iyiyim Allah’a şükür. Şimdi biraz önce ben orada fosilleri gördüm ve kolye zannettim. Kolye mi gelmiş diye. Çok güzel anlatacağımız konular var bugün gündemimiz bayağı dolu yine. Neler söylemek istersiniz?
OKTAR BABUNA: Fosiller var. İman hakikatleri var. Ben bir iman hakikatiyle başlayayım müsaade ederseniz. Şimdi karıncalar o kadar büyük akıl alameti gösteriyorlar ki, Allah’ın yaratma sanatı tabii, tam tecellisi. Mesela bunların tahliye stratejileri var. Bir tehlike olduğunda yağmurlu bölgelerde yaşayan bazı karınca tipleri yuvalarını sel bastığında daha bir damla su içeri girdiğinde, karıncanın normalde dışarı kaçması gerekirken, yuvanın içine girip bir koku salgılıyor. Bu salgıladığı kokuyla bütün karıncalar 30 saniye içinde yuvayı tahliye edebiliyorlar. Bu bir strateji. Diğerinde yine karına yuvasını su bastığında bu sefer başka bir karın türü bu. Bu karıncalar küçük baloncuklarla böyle suyun yüzeyini hareket ettiriyorlar. Hepsi bir araya geliyorlar suyun yüzeyinde ve bir sal meydana getiriyorlar. Bu salın üzerinde de kraliçe arıyı ve küçük bebeklerini taşıyorlar. Fakaat boğulmamak için alttakiler sırayla bir üste çıkıyor, üsttekiler alta giriyor, alttakiler üste çıkıyor bu şekilde salla kuru bir yere götürüyorlar bütün yuvayı. Bu muazzam bir akıl alamet. Allah’ın hakikaten yaratma sanatının tecellisi. Daha önceki programda karıncaların yuvaları ile ilgili bir konuşma geçmişti. Filmini göstereceğime söz vermiştim seyircilere. Müsaade ederseniz onun filmini göstereyim. Bakın karıncaların yaptığı bir şehri meydana çıkarmışlar. Şimdi burada hep birlikte izleyeceğiz. Bu karınca yuvasının içerisine beton pompalamışlar. Yuvanın şeklini gösterebilmek için. 10 ton kullanılmış. Muazzam bir rakam, 10 ton beton. Şimdi yavaş yavaş yuvanın şekli meydana çıkacak. Bir aylık bir süre sonunda da oluşan betonu, donan betonu kazarak yuvanın şeklini ortaya koymuşlar. Bakın karıncalar nasıl bir şehir kurmuşlar yerin altında, birazdan bunu göreceğiz hep birlikte. Muazzam bir akıl alameti bu. Allah’ın hakikaten yaratma sanatı. Çünkü bunlar minnacık yaratıklar. Küçücük yani beyinler böyle gram bile değil artık o derece ufak beyinleri var. Mükemmel bir sosyal hayat meydana getirebiliyorlar Allah’ın dilemesiyle. Allah’ın ilhamı ile, ki arılarda da görüyoruz bunu. Çok büyük fedakarlıklar var mesela tahliye planını anlattım size. Bir sal oluşturuyorlar bebekleri üzerinde taşıyorlar yani bu muazzam bir akıl ve fedakarlık gerektiriyor. Hayatını tehlikeye atarak yapıyorlar bunu. Bu işte Allah’ın yaratma sanatı. Şimdi bakın nasıl bir şehir kurmuşlar onu birazdan göreceğiz. Kazıyorlar oluşan betonu bakın kazıyorlar ve altından muazzam bir şehir çıkıyor. Elli metrekare büyüklüğünde, sekiz metre derinliğinde bir şehir çıkıyor meydana. Muazzam bir yapı meydana getirmişler. Karıncaların bakın görüyor musunuz meydana getirdikleri yapıları? Bu tüneller içerisinde...
ADNAN OKTAR: Selamun Aleykum.
OKTAR BABUNA: Aleyküm Selam Hocam.
SUNUCU: Aleyküm Selam Hocam.
ADNAN OKTAR: Nasılsın sevimli?
SUNUCU: Çok teşekkür ederim Hocam sağolun siz?
ADNAN OKTAR: Allah’a hamdolsun Elhamdülillah. Çok iyiyim. Doktor bey...
OKTAR BABUNA: Karınca sözü vermiştik hocam siz söylemiştiniz. Elli metrekare ve 8 metre derinliğinde beton dökerek bir karınca şehri meydana çıkarıyorlar. Muazzam bir yapılanma MaşaAllah. Havalandırma kanalları var yaşadıkları yerler var; bunu Çin seddi ile kıyaslıyorlar kontrol eden bilimadamları. Çin seddi’nin yapılışı gibi bir şey diyorlar. bu küçücük minicik varlıklar Allah’ın yarattığı varlıklar bakın muazzam bir şehir meydana getirmişler ve bunun içinde muazzam bir sosyal yaşantıları var Allah’ın ilhamıyla olduğu çok açık, Allah’ın yaratma sanatı.
ADNAN OKTAR: Gözleri görmüyor değil mi bunların?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: Karanlıkta bunları yapıyorlar. MaşaAllah. Şehir kurmuşlar keratalar.
OKTAR BABUNA: MaşaAllah. Sekiz metre derinlikte.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah. Var mı başka anlatacakların?
OKTAR BABUNA: Var hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Anlat hadi.
OKTAR BABUNA: Estağfirullah. Şimdi diğer konumuzda.. Bakın yeni bir canlı ortaya kondu. Bir milimetre büyüklüğünde eklem bacaklı bir canlı bu. Fakat bu canlının çok önemli bir özelliği var, hiçbir şekilde, hiçbir koşulda Allah’ın dilemesi dışında ölmüyor. Bakın eksi 270 derece uzaya çıkarmışlar, ölmüyor. 150 dereceye çıkarmışlar ısıyı ölmüyor. İnsanın ve hiçbir canlının dayanamayacağı yüksek oranda radyasyon uygulamışlar ışın yine ölmüyor. Kendi kendini mumyalıyor. Mesela su kaybolduğu zaman ortamda su olmadığı zaman, su çok önemli bu canlı için, hemen bunun vücudundaki yağlar özel bir şeker haline geliyor. Bu meydana gelen şeker bütün vücud fonksiyonlarını donduruyor. Hiçbir vücud fonksiyonu kalmıyor ve bu şekilde yüz yıl hayatta kalabiliyor. Bir damla su verdiğinizde, yeniden hayata dönüyor. Hiçbir radyasyon üzerinde ne bir mutasyon meydana getiriyor ne zararlı bir etki meydana getirebiliyor. Her türlü ısıda yaşayabiliyor. Okyanusun derinliğindeki basıncı düşünün, muazzam bir basınç var, kilometrelerce derinlik vardır okyanuslarda. Okyanus derinliğinin en altındaki basınçtan 10 kat yüksek basınçlarda da yaşayabiliyor. Yani her ortamda yaşayabilen, Kebir olan Allah’ın, Bedi olan Allah’ın, büyük olan Allah’ın yaratma sanatı işte bu.
SUNUCU: Gerçekten de mucize.
OKTAR BABUNA: Çok büyük bir mucize. Milimetrik bir yapısı var, bir milimetr büyüklüğünde.
SUNUCU: Bir de bakıldığında mesela düşünme yetisi yok hayvanlarda. Yani insan gibi, insanlar akla sahip, özel bir akılları var ve düşünebiliyorlar ama bu kadar hayvanın bu kadar canlının öyle bir yeteneğe sahip olmadan o kadar olayı organize bir şekilde devam ettirmesi tamamen Allah’ın yaratma sanatı yani bunun başka bir açıklaması yok zaten. Karıncaların yaptığı yuvalardan tutun da geçen gün yine sizin değindiğiniz, benim sunduğum bir programda değinmiştik, bir arı arıların içine giriyor ve sanki..
OKTAR BABUNA: Kendi yumurtalarını bırakıyor, tırtılların içerisine bırakıyor. O sırada karıncaları birbirine düşürüyor. O tırtıldan daha sonra yaban arıları çıkıyor. Tırtılın oraya getirilmesi de ayrı bir mucize. Çünkü oluşan tırtıllar yaprakların üzerine bırakıyorlar kendini bebekler, yere düşüyorlar, özel bir koku salgılıyorlar. Karınca onu kendi yavrusu zannediyor yuvasına taşıyor. Daha sonra yaban arısı hangi yuvada kozaların olduğunu tırtılların olduğunu biliyor, o yuvaların içine kendi yumurtalarını enjekte ediyor ve bunu yaparken salgıladığı kokuyla karıncaları birbirine düşürüyor. Sonra çıkıp gidiyor. Bir yandan da yaban arıları çıkıyorlar ve diğerlerinden kelebek çıkıyor. MaşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
OKTAR BABUNA: Türk halkının evrime inanmadığıyla ilgili bir filmimiz vardı hocam.
ADNAN OKTAR: Bakalım.
OKTAR BABUNA: Türk halkı da artık hocamızın vesilesiyle inşaAllah yüze yakın bir bölümü artık inşaAllah evrime inanmıyor.
ADNAN OKTAR: Onu nasıl anlayacağız?
OKTAR BABUNA: Ses yapamayacağız.
ADNAN OKTAR: Ah Oktar ah ben sana ne diyeyim? Sen bilgisayarın teknolojisini çok abarttın benim gördüğüm. Benim bilgisayarım herşeyi yapar diyorsun ama.
OKTAR BABUNA: Benim mikrofonu tutsam üzerine belki o şekilde ses olabilir mi?
ADNAN OKTAR: Maalesef. Oktar yapabileceğin bir şey yok. Bir dahaki sefere artık. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah.
ADNAN OKTAR: Ama başka bir film vardı herhalde bir şeyler.
OKTAR BABUNA: Evet başka VTR’miz de var.
(Cübbeli Ahmet VTR’si)
SUNUCU: Evet, görüntüleri izledik. İzlerken ben gerçekten inanılmaz bir şekilde böyle buz kestim. Yani, yüzde 99’u Müslüman bir ülkede, ülkenin dini değerleriyle; bırakalım artık genel anlamda konuşmayı, Türk insanının en azından milli değerleriyle sanki çok komik bir şey anlatıyormuş gibi acayip tepkilerle bir de gülme şekilleri, hâşâ alay etme şekilleri… Kendileri aslında çok alay edilecek bir durumdalar ama… Ve çok cahilce, hoca denilen şahsın, ben asla hoca demeyeceğim, Cübbeli denen şahsın son derece cahilce açıklamaları… İnanılmaz bir üzüntüyle izledim, bu en başta Türk insanına yapılmış çok büyük bir hakarettir. Ve tabii ki bunlara bakıp gülenlerinde zihniyetleri aynı yöndedir diye düşünüyorum. Hocam, siz neler söylemek istersiniz bu görüntülerden sonra?
ADNAN OKTAR: Şimdi ben anlatıyorum bazı kardeşlerimiz soruyorlar, hakikaten öyle bir şey dedi mi diye. Yani yanlış anlaşılma mı oldu acaba, yanlış mı duyuldu? Yanlış anlaşılma olmadığını göstermek için dün söylemiştim film olarak… Bu yüzde 1’i dahi değil, bu tarz konuşmaların yüzde 1’i dahi değil. Benim bu insana karşı bir öfkem, kinim yok. Acıyorum ve çok cahil bir insan, müthiş bir tahribat yapıyor, manevi tahribat yapıyor. Haberi yok… Çok faydalı olduğu kanaatinde ayrıca, ona sorarsan müthiş hizmet yaptığı kanaatinde. Akıl almaz tahribat yapıyor. Ya saflığından, ya başka bir nedenden bunu anlamıyor. Ben de onun için halkımızı, milletimizi bilinçlendiriyorum ki tehlike görülsün, fitne görülsün, insanlarımız da buna göre tedbir alsınlar. Bakın diyor ki Fatih Altaylı ve Murat Bardakçı’ya; “beni tanırsanız daha anlarsınız” daha pek bir şey anlamış değilsiniz diyor yani buradaki anlatımlar yeterli değil diyor. Başka yönlerim var diyor. “Bir de özelde buluşsak daha tanırsınız beni” diyor.
SUNUCU: Sadece stüdyoda görüşüyoruz özel hayatta…
ADNAN OKTAR: Tabii, başka olaylar da var bende diyor, bir gelin eve bakın neler göreceksiniz başka diyor. Yani ben ekranların karşısında bu kadar yapıyorum ama özelde başka şeyler de olacak diyor. Bakın, “zikirde üç yüz Allah de diyorsun adamın uykusu gelmeye başlıyor” diyor. Müslümanı hâşâ sen böyle Allah anıldığında sıkıntıdan artık uykusu gelen bir adam olarak gösterirsen, Allah aşkını Allah sevgisini insanlara nasıl anlatacaksın? Müslümanda böyle bir şey olur mu? Müslümanların Allah’ın zikriyle kalbi felah bulur, neşe bulur, sevinç bulur. Ayet var, Cenab-ı Allah, şeytandan Allah’a sığınırım “Kalpler ancak Allah’ın zikriyle felah bulur” diyor. Zikir Kuran’da övülen bir özellik, uyku getirici bir özelliği var demiyor ki Cenab-ı Allah. Müminleri canlandıran, ferahlatan özelliği var diyor, kalplere şifadır. “Hiç uykusu gelmeyenlere tavsiye ediyorum, bir cüz Kuran okusun.” Bak bu sefer de Kuran okumanın uyku getirici olduğunu söylüyor. “Ya da bin kere Allah desin kesin uyur” diyor. Yani Kuran da, Allah’ı zikretmek de insanları uyutmak içindir gibi bir imaj veriyor.
SUNUCU: Hocam, burada bir söz vardı, genellikle komünist kesimin kullandığı, din hâşâ uyuşturur diyorlardı. Aslında dini bir kesimde gözüküp de yine dinin uyuşturduğunu farklı bir cepheden göstermek değil mi bu? Aynı suçu işlemek değil mi yine?
ADNAN OKTAR: Yani ondan daha da beter bir üslup olmuş oluyor. Bakın “din afyondur” diyor, Marx’ın bir sözüdür bu, bu da diyor ki bin kere Allah desin ya da Kuran okusun uyursunuz diyor. Kuran bizim uyanıklığımızı arttırır, canlılığımızı arttırır, şevkimizi, heyecanımızı arttırır, Allah aşkıyla coşmamıza sebep olur. Bize uyku vermez. İnşaAllah. Mesela diyor ki; “Adamdan parasını istersen cemaati bırakır. Arabayı kapıda bırakacak hali yok ya. Hayrına arabayı bırakacak; nerede öyle cemaat, cemaati bırakır. Cemaati bırakır tabii… Herkes evini, arabasını…” Yani Müslümanları böyle çok kişiliksiz, iradesiz, imanı zayıf, aklı zayıf, para için rahatça dinini terk edebilecek, çıkar için rahatça dinini terk edebilecek, dine ters tavır koyabilecek bir yapıda gösteriyor. Bu tam anlamıyla bir fitnedir. Bakın, “namazda başlıyor oyun havası, cep telefonunda, millet neredeyse safla başlayacak dönmeye” yani Müslümanlar bu kadar mı ilkel, kişiliksiz ve güçsüz? Yani en ufak bir müzik sesinde, herhangi bir müzik sesinde namazda secdedeyse secdeden kalkıyor, rükûdaysa rükû bırakıyor, döne döne oynamaya başlarlar diyor. Yani Müslümanları bu aşağılamaya yönelik, hakarete yönelik çirkin bir üslûbu andırmıyor mu bu? Yakışıyor mu bu Müslümanın ağzına? Müslüman son derece kişiliklidir, huşu ile namaz kılar.  Allah’tan korkar, müzik niye etkilesin Müslümanı? Her ne olursa olsun, çok çok olağanüstü bir şey olsa da Müslüman namazda dikkatini dağıtmaz. Bu Müslümanın bir özelliğidir. Bir de herhangi bir müzikte Müslüman değil de herhangi bir insan, Müslüman olmayan da yani niçin kalkıp oynamaya kalksın? Yani bu kadar iradesiz, akılsız bir kişilik Müslümanda olur mu? Bu nasıl bir söz bu? Herhangi bir insan bile yani herhangi bir müzik duyar duymaz iradesi dışında oynamaya başlar mı? Düğün olur, eğlence olur bazı insanlar eğleniyorlar o ayrı mesele iradeli olarak. Ama namazın saygınlığına, namazın derinliğine muhalif bir hareketi Müslüman nasıl yapsın? “birbirlerinden borç alıyorlar, birisi ödemiyor, bu sefer buna kızıyor adam zikri bırakıyor. Şirket ortağı oluyor, birbirine hainlik yapıyor, Kuran’ı zikri de bırakıyor, namazı bırakıyor.” Dini bırakıyor diyor. Sırf para için Müslümanı bu kadar çıkarcı bu kadar ilkel düşünen bir insan olarak göstermeye kalkmak fitnedir. Ve çok büyük bir zulüm bu. Allah’ın bütün günahları görmesini kastederek, “yakalandım radara” diyor. Allah’ı radar gibi görüyor haşa. Cenab-ı Allah’a böyle bir hitap olur mu? Bizim içimiz titriyor. Allah’a saygıyla boyun eğiyoruz. Bizden istediği, şeytandan Allah’a sığınırım, “Kalpleri derin bir saygıyla Allah’tan korkar“ diyor, “içleri titrer” diyor Müslümanların. Mesela “korkmayın teraviyi hatimle kıldırmıyorum.” Yani Kuran’ın tamamını okuyarak kıldırmıyorum. Bu Müslümanları korkutacak bir şeymiş.  Kuran’ın bütününü okuması. Müslüman niye korksun zaten niçin ibadet ediyor? Allah’a aşkını, Allah’a tutkusunu, bağlılığını, muhabbetini göstermek için yapmıyor mu? “Yatsı, teravi ,vitir hepsi 45 dakikada bitti onun için korkulacak bir şey yok.” 
SUNUCU: Pazarlık yapar gibi.
ADNAN OKTAR : Böyle pazarlık olur mu? Bu şekilde din anlayışı olur mu? “Öyle üç saat beş saat size namaz kıldırmıyoruz. Korkmayın” diyor. Müslüman oraya aşkla şevkle geliyor. Müslüman canını veriyor Allah yolunda canını, kolunu, bacağını doğratıyor, hicret ediyor Allah yolunda. Hapse giriyor, müebbet hapis yatıyor. Canını veriyor ya artık. Bunun anlattığı Müslüman modeline bakıny, Kuran’ın anlattığı, Cenab-ı Allah’ın bize anlattığı Müslümanın özelliklerine bakın. “İran karışmış diyorlar”. Bakın Müslüman bir ülke, “ben de diyorum Allah karışıklığını arttırsın”
SUNUCU: Bunu neden diyor hocam. İran’la ne sıkıntısı var?
ADNAN OKTAR: Onlar Şii ya, Alevi. Zaten pırasa gibi doğranması gereken yapıdalar. Onun inancına göre öyle, öyle söylüyor çünkü, zaten açıklıyor. “Hz. Mehdi’yi çok bekleyenler var ancak yarın gelince Mehdi onları kesecek.” “En evvela Hz. Mehdi’yi a.s. çok bekleyenler var. Mehdi a.s. gelince onları kesecek”. Bak bir daha söylüyor “kesecek”. Halbuki Mehdi şefkat, merhamet, sevgi insandır. Bir damla dahi kan akmayacak Mehdi devrinde, uyuyan kişiyi uyandırmaz diyor. İnsanların burnu dahi kanamaz diyor Peygamber Efendimiz (s.a.v). Yeryüzünden bütün silahları kaldıracak diyor. Bakın şefkat insanını nasıl gösteriyor sevgi insanını. “Bugün Vehhabi mezhebi, bugün Şii mezhebi”, yani Aleviler, Şiiler, Bektaşi’ler, Ehl-i Sünnetin dışındaki bütün mezheplerin hepsini sayıyor. “Şii mezhepi Mehdi’yi en çok bekleyen mezheptir.” Yani Mehdi’yi en çok seven en çok bekleyen mezhep o anlamda diyor. “Şii mezhebi şimdi Mehdi bekliyor. Mehdi geldi mi ne yapacak onları asker mi yapacak acaba yoksa pırasa gibi doğrayacak mı?”  “Ne yapacak” diyor, cemaat topluca “pırasa gibi doğrayacak” diyor. Vehhabiler ha keza diyor bakın cemaati de orda böyle bir olaya teşvik ediyor. Onları böyle galeyana getiriyor ve olumsuz yönde etkiliyor. Tertemiz insanlar. Sen onlara sevgiyi, şefkati, merhameti öğretsene. Bütün Müslümanlar kardeştir de, Kuran ayeti var. La İlahe illallah Muhammed’en resullullah diyen herkes Müslümandır. Kendin söylüyorsun bunu. O Müslümanlar söylemiyor mu bunu La İlahe illallah Muhammed’en resullah? Beş vakit namazlarını kılmıyorlar mı? Kıbleye dönüyorlar, Allah’ımız bir, Kitabımız bir, herşeyimiz bir ne istiyorsun. Pırasa gibi doğracak derecede bir nefretle  yetiştirirsen insanları ne olur İslam aleminin durumu? Bir de Hıristiyanların, Musevilerin durumu ne olacak o zaman. Onları pırasa gibi doğrayan insan onlara ne yapmaz. Belki de bu sefer yakmaya kalkacak. Ve bu işte çok büyük bir fitnedir. Ben bu fitneyi ortadan kaldırmaya aklı başında, Kuran ahlakına uygun, Ehl-i Sünnet inancına uygun bakış açışı kazanmaları için insanlarımızı uyarıyorum. Bu bir tehlikedir, fitnedir. Ben buna sessiz kalamam. Bunu ortaya çıkartmaları da çok garip mesela, Murat Bardakçı’nın, Fatih Altaylı’nın tavrı da, gördünüz. Her ne olursa olsun bir Müslüman ülkedesiniz siz, Müslüman inancına karşı değil mi... Hayır o cahil olabilir. Anormal sözler ediyor olabilir ama oradaki tavır, Müslümanlığa yönelik görünüm veriyor.  Öyle imaj verirsiniz o zaman. O gülmeleri insanlar o şekilde algılar. Belki onun cahilliğine gülüyorlar, belki başka garip hallerine gülüyorlar, belki bildiği bazı şeyler var onlara gülüyorlar. Ama verilen imaj nedir? İslam’a saygıda ciddi bir kusur görünümü oluştu. Ve bu Müslüman milletini rahatsız edecek, rencide edecek bir görünüm verdiler. Bunu hiç kimse kabul etmez. Rahatsız ediciliği açık bu durumun. Murat Bardakçı dün …
SUNUCU: Osmanlı ile ilgili yazdığı yazı mı Hocam?
ADNAN OKTAR: Osmanlı ilgili bir, akşam da program  vardı onunla ilgili Osmanlı olmalı mı? Osmanlı’ya dönüş. Yani Türk İslam Birliği özetle. Osmanlı derken orada kast edilen budur. Bakın diyor ki Habertürk’ün sitesinde Murat Bardakçı; “Türkiye’nin yüzünü doğuya döndüğü Osmanlı ihtişamlı günlerine duyulan hasretin dış politikada yansıdığı ve yeni bir Osmanlı paktının teşkiline çalışıldığı” diyor. Doğru. “Son söylenenlerde kanaatler tamamen değişti. Osmanlı birdenbire baş tacı ediliverdi ve edilirken Osmanlı barışı, mozaik yahut hoşgörü gibisinden kavramlar sık sık işitilir oldu.” Halbuki mozaik, hoşgörü; bunların hepsinin üstündedir Mehdiyet. Mehdilik vardır, Mehdiyet vardır. Hz. İsa’nın inişi vardır. Resulullah (sav)’ın modeli esastır. Resulullah (sav)Allah’ın bize gönderdiği Mehdi’nin karakteri ve kişiliği, uygulayacağı yapı esastır. Bunlar anlatılmıştır. Onun göstereceği güzel ahlak, sevgi, hoşgörünün en mükemmeli. Hoşgörü derken yani hoşgörü elastiki bir laftır. Mesela ahlaksızlığa hoşgörü olmaz. Anormalliğe hoşgörü olmaz. Orada tavır konur tabii ki ama merhametle, şefkatle, insancıl ve akılcı. Yoksa hoşgörmek demek göz yummak anlamına gelir. O anlama da gelecek gibi bir şey. “Bunda fikri temellerini bu kavram üzerine kuran bazı cemaatlerin görüşlerinin yayılmaya başlamasının yanı sıra” dikkat edin bir daha okuyorum. “Bunda fikri temellerini bu kavramlar üzerine kuran bazı cemaatlerin” yani Türk İslam Birliği’ni savunmayı ana amaçlarından biri edinmiş cemaatlerin görüşlerinin yayılmaya başlamasının yanı sıra. Var mı böyle bir cemaat topluluk, şahıs tanıdığın Türk İslam birliğini savunan ?
SUNUCU: Evet.
ADNAN OKTAR: Kim ?
SUNUCU: En başta siz Hocam.
OKTAR BABUNA: EvelAllah.
ADNAN OKTAR : İnşaAllah. “Dinin siyasetteki ağırlığının artmasının da etkisi vardır.” Dinin siyasetin üstündeki etkisi bir kere artmıyor, bir kere sağ iktidar olduğu her dönemde dindarlar hep mağdur olmuştur genelde. Adnan Menderes döneminde de böyle olmuştur. Üstad Bediüzzamanı da ezmiştir Adnan Menderes hükümeti, akıl almaz  şekilde ezmiştir. O Adnan Gedik’ti değil mi içişleri bakanı tabii. insan tahayyülünün çok çok üstünde ezmiştir. Rahmetli Turgut Özal döneminde de aslında Müslümanlar öyle tahmin edildiği gibi rahat olmamışlardır. Böyle bir şey olmadı. Müslümanlar derken dindarlar, mukaddesatına inanan insanlar. Bu dönemde de yani dindarlar o anlamda rahat değiller ve dini de yani iktidarın sağ olması, sağ iktidar olması dinin bir avantajı haline gelmemiştir.
SUNUCU: Hocam zaten söylemiştik. Sağ görüşlü birçok mason var yani değil mi sağ olup da yani sağcı olup da, birçok masonluğa mason derneklerine üye olan insan var. Bazen sol hükümetler çok daha sağcı gözükebiliyor baktığımızda yaptıkları reformlarla.
ADNAN OKTAR: Yine bu hükümet daha cesur, daha akılcı yaklaşabiliyor. Mesela Adnan Menderes döneminde öyle değildi işin doğrusu. Ben Üstad’ı ölçü alırım. O mübareği mahvettiler yani ama o manen muazzam yükseldi o ayrı mesele. Ve akıl almaz işkence yaptılar. Benim ölçüm budur. Sağ genellikle Türkiye’de kendini ispat etme eğiliminde olur, bir kısmı. Yani böyle sola hoş görünme, işte biz moderniz, solu koruyup kollarız, yanlış anlaşılmasın mantığını izlemiştir sağın bazı dönemlerde, bazı uygulamaları. Yani şirin görünme politikası olmuştur. Dolayısıyla da Müslümanları, dindarları ezmek iktidarlara genellikle avantaj sağlamıştır bazı yönleriyle bazı kişilere. Yani hah diyor mesela bak Bakan dediğin böyle olacak diyor adam, mesela bir Müslümanı tutuklatırsa, mesela bir şey olursa, bir komplo olur, bir oyun olur da eğer hükümet de onu desteklemezse veyahut aleyhine olursa değil mi? Bambaşka bir şey oluyor yani hakikaten destek oluyor yahut Darwinizm’i savunan bir şeyi sağ hükümetin bir Bakanı Darwinizm’i savunursa mesela bunu takdir ediyorlar. Yani aferin diyorlar, maşaAllah diyorlar bu tarzdadır. Dolayısıyla yani sağ olması veya sol olması hiçbir zaman için Müslümanlara bir etkisi olmuyor, olmaz. Yani iktidarın öyle bir şeyi olmamıştır şu ana kadar da olmadı. Avrupa’da öyle biliniyor, yabancılar geliyor, ben röportaj yapıyorum. İşte AKP iktidarında, Ak Parti iktidarında diyelim AKP çünkü asıl Ak Parti değil mi?
OKTAR BABUNA: Evet.
ADNAN OKTAR: Evet, Ak Parti iktidarında işte Darwinizm’i anlatmak kolay oldu değil mi, size destek sağladılar değil mi? Kardeşim nerenin desteği? Biz söke söke, kendi gücümüzle yaptık Allah’ın izniyle, nerenin desteği? Nereden çıkıyor bu yani? Ve en zor şartlarda, en zor komplolarla, en zor oyunları aşarak geçtik biz yani kimse görmüyor ki neler olduğunu, neler bittiğini? Biz sadece güzel, neşeli yönünü gösteriyoruz, hoş yönünü gösteriyoruz ya perde arkasında meydana gelen vahşeti göstermiyoruz. Yani anormallikleri, oyunları, komploları anlatmıyoruz, ama hükümetin de hakikaten yapabileceği bir şey olmuyor, çünkü olmaması lazım, çünkü laik sistem içerisindeyiz biz. Laik sistem içerisinde tabii ki hükümet tarafsız davranacaktır, yani sağa da sola da eşit seviyede davranacaktır. Bu, yapısı itibariyle böyle olması gerekir yani biz bunu ayıplamıyoruz, anormal karşılamıyoruz ama bu yanlış imaj da çok yanlış yani iktidar sağ ise sağ avantajlıdır, sol ise sol avantajlıdır. Böyle bir olay yok. Yani böyle bir konu yok, eğer akılcı bakarsak bunu bu şekilde görürüz. Ama ben tabii Tayyip Bey’in candanlığına inanıyorum işin doğrusu, samimi. Daha önceki belediye başkanlığı döneminden de bildiğimiz kadarıyla temiz bir Anadolu delikanlısı, temiz bir Anadolu insanı olarak görüyorum. Fakat şimdi bu Osmanlı olayındaki bu tedirginlik çok çok acayip. Bir kere nereden çıkarttınız Osmanlının aynısının olacağını? Bir kere Türk-İslam Birliği olacak diyoruz, modern bir yapı olacak diyoruz. Osmanlıyla aynı olur mu? Osmanlı ile çok çok dolaylı benzerlikler olabilir, yani %2-%3 benzerlik olabilir.
SUNUCU: Hocam zaten Osmanlı  İmparatorluğu’nda ulusal bir yapı vardı hani bakıldığında, ama Türk-İslam Birliğinde daha böyle bir farklı bir yapı söz konusu olacak yani. Bir de şöyle bir sıkıntı var: Benim anlayamadığım en baştaki neden, neden insanların tarihlerine olan özlemleri, tarihlerine olan sevgileri, dedelerine, atalarına olan bu hayranlıkları, mesela ben kendi adıma konuşabilirim, ben Hunlardan itibaren başlayan tüm Türk boyları hepsi benim dedelerimdir, atalarımdır hani ben bunlardan Selçuklulara kadar, Osmanlılara kadar hepsinden Allah bin kere razı olsun ki böyle bir soyu günümüze gelmiş biz onların torunları olarak bugün yaşıyoruz ve gurur duyuyorum tüm atalarımla. İyi ki böyle yiğit, cengaver dedelerimiz varmış yani bizim onlara sevgimiz, bizim onlara hasretimiz, özlemimiz neden insanları rahatsız ediyor? Yani ben Osmanlı’yı seviyorsam neden rahatsız oluyor bir takım çevreler benim Osmanlı’yı sevmemden?
ADNAN OKTAR: Bakın başlığa baksana “Ottomania”, sanki böyle akıl hastalığı gibi anlatıyor Ottomania değil mi? Hani paranoya, Ottomania gibi, onun gibi bir şey mi? Bir yemdir, yiyenin midesini kötü hale getiriyormuş. Böyle bir şey olmaz. Bize müthiş sıhhat veriyor, bizi çok açıyor, Ottomania diye de bir şey yok ayrıca, Türk-İslam Birliği vardır inşaAllah. O, belirli bir kafanın mantığıdır, bir kere böyle bir üslup yakışıksız, yani bu üslubu hiç kullanmasınlar, saygıya uygun değil. Unutmayalım diyor tarih, mazi canlandırmaya değil ders ve ibret almaya yarar diyor. Geçmiş ise tekrar yaşanmaz, sadece incelenir.” Bakın burada doğru, çok güzel yönler var. Bak tarih maziyi canlandırmaya değil; mazi pek tabii ki biz Osmanlı dönemindeki gibi kağnı arabası kullanmayacağız, ne bileyim haber ulaştırmak için atlı ulak göndermeyeceğiz. Tabii ki televizyon kullanacağız, bilgisayar kullanacağız, olağanüstü teknoloji kullanacağız; dolayısıyla maziden farklı bir yapı olacaktır. Mazinin aynısı olmayacaktır, yani olağanüstü bir medeniyet olacaktır. Mazinin binaları olabilir, sanatı, estetiği olabilir; bunları kullanacağız, orası tamam. Bak doğruya doğru. Ders ve hatta ibret almaya yarar diyor. Tamam, doğru, Osmanlı’nın yaptığı hataları daha yapmamak, ibret almak, mesela güzel yönlerini ibret almak, Osmanlı’nın mesela çok güzel tavırları var değil mi? Ahlakta, tavırda, kişilikte mükemmel yönleri var, oraları ibret alırız. Yanlış yönlerinden de ders alırız, bu da doğru. “Geçmiş ise tekrar yaşanmaz”, tabii ki yaşanmaz yani zaman denen bir olay vardır. Zaman, zaman üstüne binmez. Çok daha mükemmelini yaşayacağız. Çok daha ihtişamlısını yaşayacağız. Sadece incelenir diyor; yok biz inceleyip uygulayacağız. İnceliyoruz, yani çok çok iyi inceliyoruz ama muhteşem şekilde de uygulayacağız. Bakın diyor ki “burada fikri temellerini bu kavramlar üzerine kuran bazı cemaatlerin” bazı değil yani benim anladığım bizi kastediyor. “Cemaatlerin görüşlerinin yayılmaya başlamasının yanı sıra, dinin siyasetteki ağırlığının artmasında etkisi vardır” diyor. Dinin de siyasete etkisi artmıyor ayrıca öyle bir şey yok, bilakis sağ iktidarı olduğunda mesela başörtüsü konusu tamamen geriye çekilmek durumunda kaldı. Mesela sol iktidar olmuş olsaydı böyle olmayabilirdi. Demek ki sağ iktidar avantaj olmuyor, çoğu zaman dezavantajdır din açısından, yani bıraksınlar bu safsataları, böyle bir şey yok. Ve mesela ben kendi konumumda da görüyorum, yani mesela bizim arkadaşlarımızın konumlarında da görüyorum. Biz bileğimizin hakkıyla, Allah’ın izniyle mücadelemizi yapıyoruz, fikri mücadelemizi. Hiç kimseden de hiçbir şekilde destek görmüyoruz. Bilakis yani çok çok fazla engelleri, manileri aşarak hizmet ediyoruz, yani tahmin, tahayyül edilemeyecek derecede maniler ve engellerle uğraşıyoruz. Yani hiçbir zaman için bize bir avantaj olmuyor, öyle bir şey yok. Ama tekrar söylüyorum, laik devletin gereği budur zaten, yani herkese eşit mesafededir hükümet, o yönüyle de takdir ediyorum. Ben niye böyle, ayıplıyorum demiyorum yani yapının doğruluğunu anlatıyorum ben. Hangi yabancı gazeteciyle konuşursam konuşayım işte AKP iktidarında rahat ediyorsunuz değil mi, Darwinizm’i daha rahat anlatıyorsunuz? Bizi asacak mısınız onun dışında ne yapılacak yani Darwinizm’in geçersizliğini anlattığımız için? Hükümet ne yapıyor? Sadece bize karışmıyor, niye bu kitabı basıyorsunuz demiyor, yani ne yapması gerekiyor? Toplatıp yakması mı gerekiyordu kitapları?
SUNUCU: Diyen hükümetler oldu mu hocam daha önceki dönemlerde hani kesinlikle bu kitapları çıkarmayın deyip aynı zamanda hem Müslüman hem de Türk bizde idareci olan dönemin partilerinden, isim vermeyelim ama hani bu kitapları yazmayın diye baskı kuran partiler ve iktidarlar oldu mu size karşı?
ADNAN OKTAR: Bakın bize karşı böyle bir şey olmadı ama dolaylı yoldan oldu. Beni mesela Adil Serdar Saçan söylemişti emniyette. Bakın dedi, devletin kararı dedi, bakın devletin kararı dedi, bu faaliyetten vazgeçeceksin sen dedi. Yani bütün faaliyetlerinden vazgeçeceksin dedi. Hangi devletin dedim? Derin devletin dedi. Yani bizim devletimiz böyle bir şey demedi, resmi böyle bir şey demedi dedim. Der dedi, diyor dedi, istiyorsan konuşturayım dedi. Hatta yüksek yetkili bir memurun da ismini verdi yani şimdi yakışık almaz, çünkü yalan söylüyor olması ihtimali yüksek olduğu için, böyle dedi. Ben bunu hiç inandırıcı bulmuyorum dedim, ben devletin, milletin menfaati için, Allah rızası için mücadele ediyorum dedim, yani vatan sevgisiyle hizmet ediyorum, Büyük Türkiye için mücadele veriyorum ben, Türk İslam Birliği için mücadele veriyorum, benim vazgeçmem demek komünizmin ekmeğine yağ sürmektir dedim, yani nasıl olacak bu dedim. Yok dedi vazgeçeceksin dedi. Kesinlikle dedi yani bu alınan karar bu dedi. Halbuki sonra baktık ki olay bambaşka. Yani şimdi derin devlet konusunu bizim çocuklara da o zaman söylemişlerdi, yani derin devlet bunu böyle istiyor gibisinden. Ben derini incesini falan anlamam, bir tane derin devlet vardır, Türk devleti vardır. Türk devleti de aklı başında, ağır başlı, asil bir devlettir, böyle vatandaşına emniyette işkence yaparak bu işten vazgeçeceksin demez, öyle bir şey olmaz. Ama yani Allah vermesin, Allah vermesin. Yani başka bir yerde olsaydım başka ülkede olsaydım bana deselerdi ki sen bu işten vazgeçeceksin yoksa seni öldürürüz, gel öldür derdim. Yani o kadar. Hodri meydan derdim onu söyleyeyim. Böyle bir konu olmaz. Sonra baktık ki iddia edilen ergenekon örgütünün üyesi olmak iddiasıyla tutuklandı hazret ve bütün ekip; bizle uğraşan tamamı tutuklandılar. İddia edilen ergenekon örgütü üyesi olmak iddiasıyla. Ben tabii şimdi onlara iddia edilen ergenekon örgütünün, bu çetenin elemanıdır, derin devletin elemanları bunlar kastettiği derin devlet de buydu demiyorum. Yargılanma sonucunda bu ortaya çıkar. Ama biz en zorlu dönemlerde bile hiçbir zaman için baş eğmedik. Yani fikrimizi her zaman savunduk ve savunuruz da yani öyle bir konu olmaz. Ama bana hiç kimsenin hiçbir zaman için desteği olmamıştır. Bana sadece Allah’ın desteği olmuştur. Hiçbir zaman için. Bediüzzaman Said Nursi Hazretleri’ne de; Adnan Menderes mesela diyor ki, bu mübarek muhterem yaşlı insandan ne istiyorsunuz diyor mesela mecliste ona benzer bir konuşma yapıyor. Ey muhterem kardeşim, canım ciğerim, mübarek şehit oldu arkasından öyle. 30 yıl hapislerde onu kim süründürdü? Kimler süründürdü? Yani gece-gündüz işte Urfa’ya girmeyeceksin, Ankara’ya girmeyeceksin, İzmir’e girmeyeceksin, nereye girecek peki? Yani yurt sathında hiçbir yere girmiyeceksin diyorlardı. Peki nereye girilir? Yani bunu kim yaptı, hangi dönemde oldu bu? Adnan Menderes’in hükümetinin döneminde oldu. Bediüzzaman ne dedi? Bak dedi Kuran ahlakına uy, benimle de kimse uğraşmasın dedi, yani güzel şeyler olmayacak dedi. Uyardı onu. Hatta eliyle de işaret ederek böyle uyardı ve sözünü dinlemedi o veli insanın. Mesela çık ortaya, de, tertemiz insan, suçu nedir getirin, gösterin, ispat edin. Bir kere beraat etmiş artık suçu, bırakın yakasını dersiniz, yani bir Başbakan’ın nasıl gücü yetmez? Yani bir İçişleri Bakanı’nın nasıl gücü yetmez? Yani mazlum tertemiz bir insan. Ağzı var dili yok ve vatan millet için gecesini gündüzüne katıyor barış olsun, huzur olsun, güven olsun, adalet olsun, insancıllık olsun diye çok muhteşem hizmet yapıyor. Mesela tecrite konuyor, mesela çağır memurunu sen, neye göre bunu tecrite koydunuz bir anlatın de. Yani kanun olarak, yazılı olarak sorabilir Başbakan. Yani tecritte hapsinin gereğini öğrenmek istiyorum değil mi? Hayır, meşruysa bize anlatsınlar niçin olmuş. Defalarca suikast yapıldı, bunlar niye yapıldı? Bunlar bir sorulsun. Yani buna benzer olaylar. Yani Adnan Menderes’in karşılaştığı olayın altında çok büyük nedenler var, manevi nedenler var. Yani kader öyleyse onda bir hikmet vardır. Dolayısıyla Bediüzzaman’ı çok desteklemiş değil yani Adnan Menderes, öyle bir şey yok. Bilakis son derece acı çekmiştir o dönemde yani muazzam acı çekmiştir. Hep dışarı böyle yansıtılıyor, bunda bir acayiplik var onu anlatmak istiyorum. Yani sağ iktidar eşittir Müslüman yani dindarlar, mukaddesatçılar çok desteklenir dindar kesim. Yani hepimiz dindarız, o anlamda demiyorum da yani bunu daha böyle derinlemesine daha kapsamlı işleyen, bunu bir hayat gayesi edinen kişileri kastediyorum. Yoksa bütün milletimiz dindar tabii. Bu imajın yanlışlığını kimse pek vurgulamadı. Mesela Turgut Özal döneminde, bize kokain komplosu o zaman yapıldı mesela.  Turgut Özal ne oldu bu nedir diye gidip soruşturmadı. Yani bu çocuğun yiyeceğine, içeceğine kim kokain karıştırdı demedi. Yani başka yerde olsa yer yerinden oynar yani. Devletin, emniyetin içerisine kokain nasıl sokarsın sen ve göz altına alınmış, benim elim kolum kelepçeli,  bana getirilen yiyeceğin içine kokain konuyor ve bana bu kokain yedirtiliyor, kimsenin gıkı çıkmadı.  
SUNUCU: Hocam, sizin kokain ile ilgili ölçümünüz üç gün sonra yapılmış değil mi? Yani bunun çıkması mümkün değil. Normal şartlarda üç gün sonrasındaki tahlilde. Hani bu bilimsel gerçek ortadayken böyle bir olay yapılıyor size karşı  ve bunu hiçbir şekilde ve hiçbir devlet görevlisi sorgulamadı yani o dönemin Başbakan’ı da başta olmak üzere hiçbir şekilde bu olay...  
ADNAN OKTAR :  Bu alenen yani bütün milletin gözleri önünde oldu, son derece normal karşılandı, gayet makul karşılandı. Tabii. Bir de diyorlardı,  işte Turgut Özal destekliyor yani böyle faaliyet yapan kişileri destekliyor. Nerenin desteği? Yani yiyeceğime kokain karıştırılıyor artık düşünün ve Adli Tıp’ta bu ispat edildi, Adli Tıp rapor verdi yiyeceğine içeceğine kokain karıştırılmıştır diye, buna rağmen araştırılmadı. Evime getirdiler kokain koydular, kim getirdi koydu onu da araştırmadılar. Aynı operasyon içerisinde bunu yaptılar. Yani oturmuşlar bana yok işte şöyledir böyledir. Yani bunlarda bir hakikat yok onu demek istiyorum.  
SUNUCU: Evet, şimdi ufak bir reklam aramız olacak efendim sizler hiçbir yere ayrılmayın çünkü sohbetimiz devam edicek. Mavi Karadeniz TV, Ekin TV ve Kocaeli TV’den ortak olarak yayınlanmaktayız ve 106.4 Mavi Karadeniz TV’den de sohbetlerimizi dinleyebilirsiniz. Şimdi ufak bir aramız olacak sonra sohbetimize devam edeceğiz efendim.
Evet efendim programımızın ikinci bölümünde yine sizlerleyiz. Şu anda Mavi Karadeniz TV, Kocaeli TV ve Ekin TV’den canlı olarak programımızı izliyorsunuz efendim. Ayrıca 106.4 Radyo Mavi Karadeniz’den de programımızı dinliyebilirsiniz. Efendim www.Harunyahya.tv’den de internetten şu anda yayınımızı izliyebilirsiniz,  ayrıca  www.Harunyahya.org veyahut da www.Harunyahya.net’den de detaylı olarak Hocamızın röportajlarına, dergilerine, kitaplarına, bilgilerine ulaşabilirsiniz ve tabii ki de Hocamıza sorularınız ve ondan öğrenmek istediğiniz, merak ettiğiniz şeyler varsa Hocamıza ulaşmak için ve tabii ki fikirlerinizi, düşüncelerinizi ve görüşlerinizi paylaşmak için buradan mesajlarınızı yollayabilirsiniz. Evet. Çok güzel bir şekilde Osmanlı’nın böyle Mehter Marşı’yla, Mehter’imizle girdik çok da güzel oldu. Huzur doldu her taraf Hocam.  
ADNAN OKTAR: Sen ne sevimli şeysin böyle, bizim kocaman sevimli  bir kedimiz var. 
OKTAR BABUNA: MaşaAllah. 
ADNAN OKTAR: Seni çok sevimli ve hoş yetiştirmişler maşaAllah. 
SUNUCU: Sağolun Hocam Allah razı olsun. 
ADNAN OKTAR : İnşaAllah. Yani bize böyle, bizim milletimize akıl verenler bizim milletimizi tanımıyorlar. Bizim milletimiz mukaddesatçı, maneviyatçı, sevgiden, şefkatten, merhametten çok hoşlanan, hepsinin üstünde Allah’a aşkla, tutkuyla inanan, Allah’tan şiddetli korkan, derin iman sahibi bir millettir. Dolayısıyla tabii ki bir Osmanlı hayranlığı vardır. Sultan Süleyman hayranlığı da vardır. Süleyman (a.s.)’a da hayranlık vardır. Zülkarneyn’e de hayranlık vardır. Bizde geçmişe, cedde hayranlık bitmez, silsilelerle geriye doğru gider. Hepsinin başında Resulullah (s.a.v.)’a hayranlık vardır. Sahabe dönemine bir hayranlık vardır. Aynısı olacak inşaAllah.  Resullullah (s.a.v.) dönemi gibi olacak, Sahabelerin dönemi gibi olacak,  Süleyman (a.s.)’ın dönemi gibi olacak, tabi tıpatıp aynısı değil, farklı ama mükemmel olacak inşaAllah. Zülkarneyn (a.s.) dönemi gibi olacak, bunu ben söylemiyorum bunu Resulullah söylüyor, SallAllahu Aleyhivesselem. Vahiyle bildiriyor. Cenab-ı Allah’ın vahyiyle. İslam’ın dünyaya hakimiyeti ve Türk İslam Birliği dünyanın mukadderatıdır. Bütün dünya liderleri bakın bunu konuşuyor. Habertürk’te de bakın bu konuyu işlediler ama durdurmaya çalışan, ‘aman napıyorsunuz, Türk İslam Birliği geliyor, işte bu ‘Ottomania’dır, şu bilmem nedir, sakın yanaşmayın.’ Yani biz kimden akıl alacağımızı biliriz. Bizim akıl alacağımız yer Kuran’dır, Resulullah (s.a.v.)’tır. Yani Habertürk’ün programlarından biz akıl almıyoruz. Yani ona göre de hareket etmiyoruz biz. Yani faydalı yönleri var, tamam, güzel yani. Bak açıkladım faydalı yönlerini. Tefsir ettik açıkladık inşaAllah. Ama Türk İslam Birliği idealinden asla vazgeçmeyiz. Yani dünyanın kurtuluşudur bu. Bütün dünyanın huzuru demektir. Dünya bunalımda bak. Mesela ekonomik krizle ilgili geçen gün, hangi kanala bilmiyorum da, bir açık oturum vardı. Gene Habertürk’teydi herhalde. Yiğit Bulut’un programıydı herhalde eğer yanlış hatırlamıyorsam. Doğru mu? Öyle var mıydı?  
OKTAR BABUNA: Hatırlayamadım ben hocam.  
ADNAN OKTAR: Tamam. Neyse de yani bir program vardı. Orada da baktım böyle üst perdeden konuşmalar oluyor. Yiğit Bulut’u tenzih ederim de... Daha hala ekonomik krizi yapanın kim olduğunu anlamış değiller. Yani arka planında Allah kimleri vesile ediyor onun da farkında değiller. Kardeşim böyle ekonomi biliminin teknik izahları olsa adım adım ekonomi sürekli geriye gider mi dünyada?  Cayır cayır  çöküyor ve hiçbir şekilde durduramıyorlar ve durduramazlar da. Ancak İmam Mehdi’nin müdahalesiyle bir ferahlık ve rahatlık olacaktır. Asla ve kesinlikle durduramazlar. Çorap söküğü gibi de devam edecek yani. Sonuna kadar gider. Yani bir sökülme var, sökülme artık yani... Düşünün bir çorabın ucundan birisi tutmuş. Öbürü de çekiyor. Sürekli boşalır bu. Yani makara gibi boşalacaktır. Hiçbir şekilde de kurtaramazlar. Çünkü egoistliğin, bencilliğin hakim olduğu bir dünyada, ki geniş çaplı öyle, ancak işte Türkiye gibi belirli bazı ülkeler bu yapıya karşı güzel ahlakla, üstün bir kişilikle karşı koyuyorlar, güzel örnek oluyorlar; ancak o modelle kurtulacak insanlar. Bunu da göreceksiniz. Bakın dedim, İstanbul’da deprem olmayacak dedim. Her yer kaynıyordu. Hiç duyuyor musunuz deprem muhabbetleri? 
OKTAR BABUNA: Duymuyoruz, evet, inşaAllah. 
ADNAN OKTAR: Yok yok. Halkım milletim bana inandı çünkü. Olmayacak dedim inşaAllah. Ekonomik kriz de durmaz dünyada. Geçen günlerde birkaç tanesi böyle yine çıkmış heyecanlı, ekonomik kriz işte bu sene bitiyor, duruyor... İnanmadığın lafları ne söylüyorsun? Yani hani böyle diyelim de böyle olsun gibisinden bir kafaları var. Böyle çocukça bir mantıkla... Mikail Aleyhisselam, Hızır Aleyhisselam görevde. Cenab-ı Allah’ın emriyle oluyor bu olaylar. Yani kendi kendine olmuyor. Arkada bir soba var. Sürekli dönüyor, dönerken de etrafı bol bol ısıtıyor. Oktar Hocam’a böyle bir görev verdiler ama Oktar’ın pek niyeti yok. Dönmeyi de durdursak, tamamen kapatsak oluyor mu? Evet şu an iyi oldu. Evet, Soruların var mı?  
SUNUCU: Evet var hocam. “Selamun Aleyküm hocam. Sizi severek ve büyük bir heyecanla takip ediyorum. Size tam olarak iki sorum olacak. Hz. Zülkarneyn ve Ye’cüc Me’cüc kavmi hakkında detaylı bilgi verebilir misiniz? Mesih Deccal ve İsa Mesih çıktı mı? Hindistan’daki bir büyücü, altmış beş milyon taraftarı varmış ve akıl almaz büyüler yapıyormuş. Siz acaba buna katılıyor musunuz? Teşekkürler. Allah’a emanet olun.” demiş Mersin’den Fahrettin Tomak.  
ADNAN OKTAR: Ben büyücünün büyüsüne mi katılıyorum anlamında? Neyi kastediyor?  
SUNUCU: Hocam diyor ki...  
ADNAN OKTAR: Yok yok katılmam öyle bir şeye. 
SUNUCU: Hani inanıyor musunuz anlamında sormuş herhalde. 
ADNAN OKTAR: Evet öyle desin. Çünkü duyan böyle anlayabilir. Deccaliyet Darwinizm’dir. Bunlar şarlatan takımı bunlar. Böyle 65 milyon, 70 milyon taraftar olması önemli değil.  Mesih Deccal, yani asıl kastedilen Deccal budur, darwinizm, materyalizm. Çünkü Said Nursi açıklıyor. Mehdi (a.s.)’nin mücadele edeceği şeyin ne olduğunu açıklıyor, oradan anlıyoruz Deccal’i.   Darwinizm, materyalizm diyor bir numaralı hedefi budur diyor, asıl hedefi budur diyor. Peki Mehdi neyle mücadele edecek? Deccal’le.  Deccal’in ne olduğunu açıklıyor işte. Darwinizm ve materyalizmdir diyor. Fen ve felsefenin tasallutuyla diyor her şeyden önce diyor maddiyyun tabiyun taanunu tam susturacak tarzda, beşere ders vermektir diyor birinci görevi. Buradan anlıyoruz. Yani Deccal’i tarif etmiş. Bütün dünyayı istila ettiğini söylüyor, bütün dünyayı kapladığını söylüyor. Çok net. Dolayısıyla böyle 3-5 tane garip insanın anormal insanın, 3-5 büyücünün ortaya çıkması olay değil. Ama Mesih’in inişi zamanında bir mesih deccal çıkacaktır, yani böyle insanları hipnozla etkileyen, ilah olduğunu iddia eden; ama mühim bir vaka olmayacak bu inşaAllah. Çok kolay etkisiz hale getirecektir Mesih. Yani Mesih’in tanınması açısından bu çok önemlidir.  
SUNUCU: Evet.  
ADNAN OKTAR: Bu yazıyı yazan kim kardeşimiz, ismi ne? 
SUNUCU: Mersin’den Fahrettin Tomak. 
ADNAN OKTAR: Fahrettin kardeşimiz. Aleykümselam diyoruz ona bir kere. İnşaAllah. Ama onun sorusu kapsamlı.
SUNUCU: Hocam, bir de Yecüc-Mecüc Kavmi hakkında detaylı bilgi istemiş sizden, 
ADNAN OKTAR: Yec-üc ve Mac-üc. Evet. Hazreti Zülkarneyn (a.s.), Kuran’ı, Kehf Suresinde Zülkarneyn (a.s.) kısmını aç. Mesih Deccal, İsa Mesih (a.s.) çıktı mı? Benim kanaatim işin doğrusu Mesih Deccal gelmiş olabilir ve gizleniyordur derin dünya devletinin lideri olarak. İsa Mesih (a.s.) de gelmiş de olabilir. Yani çünkü dünya liderlerinden hiç umulmayacak insanlar bile Kuran’ı ve İslam’ı savunmaya başladılar, bu harika bir durum, şaşırtıcı. Olabilir.  
SUNUCU: Hocam, büyü  yoluyla mesela, büyü denmişken, mesela büyü yoluyla sizi hiç sevmeyen bir insanı kendinize çok sevdirmeniz ya da işte birilerini öldürmeniz, hayatını mahvetmeniz veyahut da sizinle hiç aynı fikirleri paylaşmayan bir kavmi yada bir cemaati işte bir takım büyüler yoluyla kendinize bağlamanız mümkün müdür, yani büyünün böyle bir özelliği var mı? Hocam büyü kelimesi geçince.... 
ADNAN OKTAR  : Sen ne sevimli şeysin , yok yok büyünün çok abartıyorlar öyle bir özelliği yok. Sadece cin kanalıyla çok önemli olaylarda bilgi almak mümkün oluyor. Yani bunu bizzat bildiğim için söylüyorum. Ama mesela benim aleyhimde birçok büyü yapıyorlar, evvelAllah zımba gibiyim yani anormal güçlüyüm, bayağı sağlıklıyım. 
SUNUCU: İmanla ilgili bir şey mi? 
ADNAN OKTAR: Hiç  öyle bir olay yok. Gayet de neşem de yerinde, çok şükür. Duyuyoruz işte bilmem ne büyüsü şu büyüsü, dünyanın parasını  harcıyorlar gece-gündüz, enayiliklerine doymasınlar. Biz neşe, ve mutluluk ve sevinç içinde normal hayatımızı yaşıyoruz. Öyle bir şey olmaz. Ama ecinliler, cin tayifesinin hakikaten Müslüman olanlarından çok az sayıda bir grup var. Küçük bir grup var, dürüstler de maşaAllah. Soru sorulduğunda hakikaten önemliyse bilgi veriyorlar.  
SUNUCU: Hocam, peki cin, tabii bunu biz anlayamayız ama hani Müslüman cinler varmış değil mi? Sonuçta Müslüman olanlar bir de Hıristiyan cinler var bir de mesela ateist cinler var. Değil mi öyle bir şey sınıflandırma var? 
ADNAN OKTAR: Evet. 
SUNUCU: Peki Hocam, şimdi normalde insanlar, birileri çıkıyor ben medyumum diyor, ya da işte birileri çıkıyor ben işte bio-enerji uzmanıyım, işte ben gözümle enerji veririm işte gözümle bakarım, elimle tutarım senin bacağını iyileştiririm diyor. Böyle birçok hem de çok önemli ulusal kanallarda bunları söylüyorlar birebir. İşte ben de diyor muhteşem bir enerji var falan. Şimdi halkımız bunların hangilerinin gerçek, hangilerinin sahte olduğuna nasıl karar verebilir? Çünkü birçok kişi bunların etkisinin  altında kalarak bir ton para harcıyor. Hem zaman, hem enerji, hem para harcıyorlar.  
ADNAN OKTAR: Seni kandırabiliyorlar mı?  
SUNUCU: Asla Hocam, yani yok. 
ADNAN OKTAR: Demek ki normal adama bir şey yapamıyorlar. O zaman sorun yok.  
OKTAR BABUNA: İnşaAllah. 
ADNAN OKTAR: Bizim Türkiye’de, bayağı çok akıllıdır bizim milletimiz. Çok çok nadir saf insanlar vardır.  O zaman sorun yok. Bizim Türkiye’de bayağı çok akıllıdır milletimiz. Çok çok nadir saf insanlar vardır. Onu zaten her halükarda kandıracak birileri çıkar. Oradan olmasa başka bir yerden çıkar onun pek kurtuluşu olmuyor. Ancak işte yanında olunca uyarırsın başka yapacak bir şey yok. Yani akıl almaz şeylere inanabiliyorlar, yani akıl almaz iddialarda bulunabiliyorlar. Yine onlar bir derece kadar makul yani onların mantığına göre. Zu’l-Karneyn ve Süleyman (as) gibi Mehdi’nin dünya hakimiyetinden bahsediyor değil mi Peygamber Efendimiz (sav)?
OKTAR BABUNA: Evet inşaAllah.
ADNAN OKTAR:  Var mı bilgisayarında, öyle arasan bulabilir misin? Zu’l-Karneyn ve Süleyman (as) ile ilgili hadisleri?
OKTAR BABUNA: Hadisleri mi?
ADNAN OKTAR: Evet.
OKTAR BABUNA: Hemen bakayım inşaAllah.
ADNAN OKTAR: Herhalde bir üç saatini alır Oktar’ın. Evet. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Sana (Ey Muhammed,) Zu'l-Karneyn hakkında sorarlar.” Şeytandan Allah’a sığınırım. “De ki: "Size, ondan 'öğüt ve hatırlatma olarak' (bazı bilgiler) vereceğim.” Öğüt ve hatırlatma; neye yarar bunlar? Dünya hakimiyetinde bize bir tecrübe ve bilgi değil mi? Niçin öğüt alınır? Hayatı uygulamak için. Hayatı uygulamak için öğüt veriyorum diyor Peygamberimiz (sav). “...De ki:” -yani vahiyle söylüyor. “.. (bazı bilgiler) vereceğim. Gerçekten, Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik”- Dünya hakimi ettik Mehdi gibi “...ve ona herşeyden bir yol (sebep) verdik.” –Bir görüşe göre de Kuran’da belirtilen bu kişinin doğrudan Mehdi olduğu da söyleniyor. Burada anlatılan kişinin. Bir görüşe göre de; tarihte geçmişte yaşamış bir insandır. Fakat ibret alınması için Cenab-ı Allah bu örneği veriyor diyor. Ama o ikinci ihtimal de çok ciddi delilleri var. Çünkü çok yüksek teknoloji var,  televizyon teknolojisi, bilgisayar teknolojisi var. Yani dolayısıyla Mehdi’ye doğrudan bakıyor da olabilir. “...Biz ona yeryüzünde sapasağlam bir iktidar verdik.” Bu Mehdi döneminde olacak bir iktidardır. “...ve ona herşeyden bir yol (sebep) verdik.” Her türlü bilgiyi, her türlü imkanı verdik. “...O da, bir yol tuttu.” 85 de. 85 de bir yol tuttu diyor. “..Sonunda güneşin battığı yere kadar ulaştı” –Ama 86 da bir şey var. Bakın sonunda güneşin batması var. Güneş gizleniyor. Bakın güneşin, güneş battığında yok olmaz değil mi? Gizlenir yeniden çıkar. Bir gaybeti vardır güneşin. Aynı şekilde Mehdi’nin de gaybetine bakan bir ayet inşaAllah. Güneşin battığı; çünkü Mehdi için de biliyorsun güneş tabir ediliyor güneş. “..ve onu kara çamurlu bir gözede batmakta buldu,” Yani kara çamurlu bir göze; Mehdi’ye de işaret vardır. Burada Mehdi de zindana konulacaktır ve kara çamurlu bir göze gibi, o zor olan ortamda gözden kaybolacaktır. Orada gaybete gizlenecektir. Gaybete girecektir. Yani hapis edilecektir, ona işaret ediyor 86. ayette aynı zamanda. “..yanında bir kavim gördü. Dedik ki: "Ey Zu'l-Karneyn, (istiyorsan onları) ya azaba uğratırsın veya içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin." Yani azapla da hareket edebilirsin, şefkat ve sevgiyle de hareket edebilirsin. Mehdi neyi seçecek? Şefkat ve merhameti. Çünkü neye göre? Kur’an’a göre ve Peygamber Efendimiz (sav)’in talimatına göre. Allah’ın emri ve Peygamberin (sav) talimatı var. Burnunu dahi kanatmayacaksın, damla kan akıtmayacaksın diyor Peygamber (sav). Talimat. Uyuyan kişiyi uyandırmayacaksın diyor. Havadaki kuşlar, denizdeki balıklar bile senden memnun olacaklar diyor  Mehdi’ye. O hadisler Mehdi’ye mektuptur Peygamber Efendimiz (sav)’den aynı zamanda. Hem ümmete bilgidir, hem ona mektuptur. Son derece şefkatli olacak ve bütün silahları yeryüzünden kaldıracaksın diyor Peygamber Efendimiz (sav), hepsini. Peygamber (sav) söylediği, o talimat verdiği işi yapıyor Mehdi nereden bilsin? Kur’an emrettiği için, Peygamber (sav) talimat verdiği için yapıyor.
SUNUCU: Hocam size ilk açılan davalar 86 yılında başlamıştı değil mi? Sizin hayatınızla çok örtüşen noktalar var.
ADNAN OKTAR: Şimdi sen yine bana olayı Mehdiyetle bağlandırarak. Zaten ben bu konudan nasıl kurtulacağımı bilemiyorum yani. Ne yapacağımı araştıyorum işte yemin ediyorum kurtulmak için. Sen de yangına körükle gidiyorsun.
SUNUCU: Hocam ama şimdi tabii en güzeli aslında hocam, ama gerçekten benziyor.
ADNAN OKTAR: Sen en iyisi rahat dur.
SUNUCU: Hocam ama deseniz ki hayır hiçbir özelliği benzemiyor bu yalancılık olacak, hani riya olacak. Yani benzeyen çok nokta var. Bu açık.
ADNAN OKTAR: Doğru benziyorum. Ama Allah vermesin ben öyle bir iddiada bulunmam. Yani asla bulunmam. Tekrar yine yemin ediyorum. Allah, melekleri, bütün insanların laneti üzerime olsun, eğer ömrüm boyunca Mehdilik iddiasında bulunursam. Ama bunlar bir gerçek, bunları anlatmak durumundayım. İnşaAllah.”... içlerinde güzelliği (geçerli ilke) edinirsin." İşte Resulullah (sav)’ın talimatını yerine getirecektir Mehdi. “...Dedi ki: "Kim zulmederse biz onu azaplandıracağız, sonra Rabbine döndürülür, O da onu görülmemiş bir azapla azaplandırır." Asıl ahirette azap çekeceksiniz diyor. İnşaAllah. Ama tabii Allah vermesin bir mesela çok büyük bir zulüm varsa, tabii ki cezasını çeker yani Mehdi; sen suç işledin eline sağlık denmez tabii ki. Değil mi yani? Tabiki kanun karşısında cezası ne ise onu alır. Ama genel olarak topluma muazzam şefkat ve sevgi gösterecektir. Yoksa suç işleyene eline sağlık demeyecektir. O anlamda değil o. “Kim iman eder ve salih amellerde bulunursa” Bakın iman edecek ve samimi davranırsa “...onun için güzel bir karşılık vardır.” 88’de bir ferahlık var. Bak “...güzel bir karşılık vardır. Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz." Demek ki Mehdi kolaylaştıracak, kolaylaştırıcı olacak. Kur’an buna işaret ediyor. Değil mi? Ağır, üzerimizdeki zincirleri kaldıracak, bizi taassup bataklığından kurtaracak; yobazların, tutucuların yani tutucu derken, gerici düşünce yani bunu en güzel şöyle diyebiliriz
SUNUCU: Dogmatik.
ADNAN OKTAR: Yok dogmatik de demeyelim. Ham sofu kaba softa. Necip Fazıl’ın çok güzel bir sözü vardır tam karşılığı budur onu söyleyelim. Onların etkilerini kaldıracak. Zaten hadiste de var. Hatta diyor İstanbul’daki bir yobazın Mehdi’yle mücadele edeceği belirtiliyor hadislerde. “...Ona buyruğumuzdan kolay olanını söyleyeceğiz." Mehdi devrinde demek ki kolaylık ve sevgi esas olacak. 89’da bir değişim oluyor  “..Sonra (yine) bir yol tuttu.” Yeni bir dönemeç başlıyor. 90’da “..Sonunda güneşin doğduğu yere kadar ulaştı” 90’da bir atak işareti var. Güneş doğuyor artık, belirginleşmiş, ona da işaret var. “...ve onu (güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.” Yani o devirde insanlar, mesela plajlarda güneşleniyorlar. Bütün toplum plajlara gidiyor. Ki asrımızda en yoğun olan bir olaydır bu. Bakın “...(güneşi), kendileri için bir siper kılmadığımız bir kavim üzerine doğmakta iken buldu.” Yani her yerde insanların denize girdiği, göllere girdiği ki bu ahir zamanda olan bir olaydır. Zamanında bu kadar böyle bir olay yoktu. Bu aynı zamanda ahir zamana da bir işarettir bu. “..İşte böyle, onun yanında özü kapsayan bilgi olduğunu" İlmi ledün, batin ilmi ve vehbi ilim. Yani özel bir ilime sahip olduğu, "...özü kapsayan bilgi olduğunu"(veya yanında olup-biten herşeyi) Biz (ilmimizle) büsbütün kuşatmıştık.” Biz biliyorduk diyor Cenab-ı Allah. Ben öyle yarattım diyor Allah. Yani özel bir ilimle yarattım. 92’de “...Sonra bir yol (daha) tuttu.” diyor. Yeni bir dönemeç başlıyor.”... İki seddin arasına kadar ulaştı, onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.” Mesela bakıyoruz Doğu’da PKK fitnesi var. Adamlarla konuştuğunda hiçbir sözü kavramıyorlar. Kendi kafasına, ideolojisine sabit. “İki seddin arasına kadar ulaştı,” Aynı zamanda tabi bu iki kavramı çok geçiyor. 2, 2, 2, 2 kıyamette ikilidir. 2120’dedir. İkiler çok Kehf Suresi’nde geçen bir konudur. Mesela Güneydoğu’ya bakıyoruz hakikaten dağlık bir bölge. Değil mi? Orada bir sed oluşmuş. “...onların (sedlerin) önünde hemen hemen hiçbir sözü kavramayan bir kavim buldu.” Bir buna işaret ediyor, ikincisi de şudur. İki sed; onu neyse açıklamayayım onu şimdilik. “...Dediler ki: "Ey Zu'l-Karneyn, gerçekten Ye'cuc ve Me'cuc, yeryüzünde bozgunculuk çıkarıyorlar,” Şu anki teröristler “...bizimle onlar arasında bir sed inşa etmen için sana vergi verelim mi?" Yani sana para verelim mi? Durmuyor bu anarşi diyorlar. Napalım diyorlar? “...Dedi ki: "Rabbimin beni kendisinde sağlam bir iktidarla yerleşik kıldığı (güç, nimet ve imkan), daha hayırlıdır.” Yani Allah’ın bana verdikleri daha hayırlıdır. Ben para istemiyorum diyor, ben parayla iş yapmam. Allah rızası için yaparım. “...Madem öyle, bana (insani) güçle yardım edin” Yani o zaman topluluk olarak destekleyin. “..sizinle onlar arasında sapasağlam bir engel kılayım." O teröristlerin faaliyetlerini durdurayım diyor. Yani ona bir çözüm bulacağım diyor. “...Bana demir kütleleri getirin, iki dağın arası eşit düzeye gelince, ‘Körükleyin’ dedi. Onu ateş haline getirinceye kadar (bu işi yaptı, sonra:) dedi ki: ‘Bana getirin, üzerine eritilmiş bakır dökeyim.’” Ahir zamanda savunma sanayini 2 temel faktörü demir ve bakır, mesela Doğuda tanklar, toplar falan bütün savunma malzemeleri demir, diğer elektronik aksamda da ağırlıklı olarak bakır kullanılıyor. Ahir zamanın 2 önemli metaline dikkat çekilmiş, savunma sanayinde kullanılan 2 ağır metale dikkat çekilmiş. “Böylelikle ne onu aşabildiler ne onu delmeye güç yetirebildiler.” Yani muazzam bir savunma hattı meydana getiriyor mesela bu Fransızların Majino hattı vardı hatırladığım kadarıyla değil mi? Orada da mesela geniş çapla demir ve bakırla yapıldı, muazzam bir set inşa edildi. Bu şekilde bir sete dikkat çekiyor. “Dedi ki: ‘Bu benim Rabbimden bir rahmettir.’” Allah’ın rahmetinden bu oluyor diyor, benim bir gücüm yok. “Rabbimin va'di geldiği zaman...” ahir zaman geldiği zaman “...O, bunu dümdüz eder; Rabbimin va'di haktır." yani kıyamet oluştuğunda, bakın zaten direkt kıyamete geçiyor yani ayetin siyak ve sibakından anlıyoruz ki ahir zamanla ilgili bir konu, direkt çünkü o konu hemen kıyamete geçiyor, demek ki ahir zamanda olacak bir konu, kıyametten hemen önce olacak bir konu, ona işaret ettiğini anlıyoruz. “Biz o gün, bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz.” Yecuc ve Mecuc birbirine girmişler artık son dönemde muazzam bir anarşi ve bir kan dökmesi olacak 1506’dan sonra yani insanlar birbirini yiyecekler, müthiş bir terör başlayacak, ona dikkat çekiyor ayet inşaAllah. “Bir kısmını bir kısmı içinde dalgalanırcasına bırakıvermişiz.” Arkasından “Sur'a da üfürülmüştür, artık onların tümünü birarada toparlamışız,” diyor ve kıyamet kopmuştur artık diyor. Peşpeşe olaylar anlatılıyor ama şimdilik bu kadar yeter ben çok detaya girmeyeyim bu konuda.
OKTAR BABUNA: Söylediğiniz hadisleri bulmuştum hocam inşaAllah.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, oku.
OKTAR BABUNA: Mehdi tıpkı Zülkarneyn ve Süleyman gibi dünyaya hükmedecektir. (El Kavlul Muhtasar Fi Alamatil Mehdiy-il Muntazar, s. 29)
ADNAN OKTAR: Bakın ne diyor Peygamber Efendimiz (sav), Zülkarneyn ve Süleyman gibidir. Kuran’da Zülkarneyn kıssasını okuduk mu? Peygamberimiz (sav) niçin Zülkarneyn kıssasına dikkat çeksin yani onun gibi bu olay olacaktır demektir bu. Süleyman kıssasına niçin dikkat çekiyor, Süleyman (a.s) gibi muazzam bir sanat, estetik, ihtişam ve güzellik oluşacak, hayvan sevgisi, bitki sevgisi, saraylar, kervansaraylar, muhteşemlik güzellik her yeri kaplayacak, Kuran ve hadis buna işaret ediyor.
OKTAR BABUNA: Tüm olarak, yeryüzünün meliki dört tanedir. Onların ikisi müminlerden, ikisi de kafirlerdendir. Zülkarneyn ve Süleyman müminlerdendir. Nemrud ve Buhtunnasır ise kafirlerdendir. YERE BEŞİNCİ OLARAK EHL-İ BEYTİMDEN BİRİ SAHİP OLACAKTIR. Yani Mehdi. (Mektubat-i Rabbani, 2/251)
ADNAN OKTAR: Buhtunnasr.
OKTAR BABUNA: Buhtunnasr evet.
ADNAN OKTAR: Bir de Nemrud, ikisi dünyaya hakim oldu değil mi? Bunlar kafir olanlar, Süleyman ve Zülkarneyn (a.s) da Müslüman, 5’te Allah bitiriyor, 5. hakimiyette Mehdi’nin hakimiyeti, şimdi bu çırpınışlar mırpınışlar bunu durdurmaya yönelik mümkün mü bu?
SUNUCU: Asla.
ADNAN OKTAR: Niye mümkün değil? Kader böyle, kader böyle. Peygamberimiz (sav) olacak demiyor oldu, olan olayı anlatıyor, olacak ayrıdır, oldu ayrıdır yani olan bir olayı anlatıyor, evet.
OKTAR BABUNA: Ahmet bin İshak der ki; İmam Askeri (a.s.)’ ın huzuruna gittim, Hazret buyurdu ki “Ey Ahmet bin İshak, O Hz. Mehdi (a.s) bu ümmette Hızır (a.s) ve Zülkarneyn gibidir. (Kemalettin din Hz. Mehdi (a.s.) Abdullah Turan, Ali Taha)
ADNAN OKTAR: Niye Hızır (a.s)’a dikkat çekiyor, niye Zülkarneyn (a.s)’a dikkat çekiyor hadis sence?
SUNUCU: Hızır (a.s) çünkü mesela onunla ilgili bildiğim birkaç şey var, mesela Türklere Türk kahramanlarına bayağı bir yardımı dokunmuş bir kişidir, başta Atatürk’ün de öyle bir.....
ADNAN OKTAR: Evet, Fatih Sultan Mehmet’e; büyük olaylarda daima görev almıştır. Devlet yönetiminde, devletlerin yıkılışında, devletlerin kuruluşunda mühim olaylarda görev alır ve Mehdi’nin de yardımcısıdır Hızır (a.s.), Mehdi ile zaman zaman buluşması ve görüşmesi olacaktır. Fakat Zülkarneyn’e benzetiyor işte görüyorsunuz Kuran’da da okuduk, tıpatıp aynıdır. Zaten bir bakışta orayı görüyor, bir bakışta orayı görüyor, bir bakışta orayı görüyor, yani an, an, an, ani anları görüyor.
SUNUCU: Hocam hani bir kere anlatmıştınız ya Hızır (a.s.) mesela yemek yemiyormuş, o özelliğinden anlayabiliyormuşuz mesela onu. Böyle bir şeyler vardı.
ADNAN OKTAR: Hızır istediğinde yemek yer, istediğinde yemez, evet. Hz. Musa ile birlikte iken de Hızır’ın başka özellikleri de vardır mesela, neyse onu bir düşüneyim inşaAllah.
SUNUCU: Sorularımıza devam edelim o zaman hocam, “Hocam ayet ve hadislere dayanarak ekonomik krizin 7 yıl süreceğini ancak 2014’lerde bir düzelmenin olacağını çok öncelerden anlatmıştınız. Bu açıklamanızın ardından IMF’den krizin 2014’lerde biteceğine dair bir açıklama gelmişti. Yeni bir yazı dikkatimi çekti sizinle paylaşmak istedim. Ünlü yatırımcı George Saroz küresel krizin 2011’lerde bir artış gösterebileceğini söyledi, bu da sizin söylediklerinize paralel bir açıklama. Hocam Allah 2014’lerdeki güzel günleri görmeyi nasip eder inşaAllah” demiş Mert Altınel.
ADNAN OKTAR: 2014’lerde güzellik başlıyor, 2021’lere kadar sürecek inşaAllah.
SUNUCU: “Adnan Hocam sizinde belirttiğiniz gibi Stalin 30 yıl süren iktidarı boyunca adeta Darwinist temelli komünizmin ne denli acımasız bir sistem olduğunu ispatlarcasına bir korku imparatorluğu kurdu. Ülkeyi komünizm projesini gerçekleştirme adı altında açlık ve sefalete sürükleyerek köylü halkı çalışma kamplarında zorla çalıştırarak zorla göç ettirerek, mallarına el koyarak dini yaşama haklarını da tamamen ellerinden alarak ve idam ettirerek baskıcı bir yönetim oluşturdu. Stalin kanlı politikaları sonucunda yaklaşık 20 milyon insanı katletti. Rusya Federasyonu Başkanı Dimitri Medvedev, Stalin dönemindeki baskıya tahayyül etmenin dahi güç olduğunu o dönemde onlarca insanın canına kıyıldığını ve kendi halkını katledenlere haklı görmenin mümkün olmadığını söyledi. Hocam Rusya’daki bu gelişmeleri nasıl değerlendiriyorsunuz?” diye sormuş, Şeyda Demirci.
ADNAN OKTAR: Evet, Medvedev orada samimi olarak Stalin’in zulüm yaptığını, acımasızlık yaptığını ve yaptığı tahribatın şiddetini açık açık ifade ediyor. Bu güzel. Putin’in de İslam’ı, Kuran’ı, Müslümanları savunan üslupları gelişmeye başladı. Bu da çok güzel. Bunlar çok şaşırtıcı gelişmeler ki biliyorsunuz, Markist bir ülke idi bu hale gelmesi mükemmel. İnşaAllah daha iyi olacak, daha güzel olacak ve Rusya da bir Müslüman Türk Devleti haline gelecek sonunda inşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah hocam. “Ben İstanbul’dan Elif. Hocam samimiyetim için bana dua eder misiniz? Samimiyetimden bir türlü emin olamıyorum.” demiş.
ADNAN OKTAR: Ah severim ben onun o güzel canını. Yok sadece niyet etsin Allah’a kendini tam teslim etsin, candan yaklaşırsa insanda samimiyet doğal olarak zaten oluşur. Hep vicdanı ile hareket etsin. Bakın vicdanı ile; sakın mantığını kullanmasın. Mantık insanı batırır. Mantık değil vicdan esastır. Mesela mantıktan yolun kenarına mesela bir adam düşer Allah vermesin, mesela can çekişiyordur, mantıken basıp gitmek oradan akılcı gibi düşünür adam çünkü gidecek karakolda ifade verecek, olay çıkacak, üstü başı kirlenecek. Vicdanı ne der, aman aman bir can 10 saniye erken gitsek belki kurtarırım, her şeyi göze alayım ben bunu kurtarayım diyecek. Vicdanının sesini dinleyecek. Oradan tamam rahat kaçar kurtulur belki ama gider, Allah başka bir yerde başka bir belasını verebilir. Ahirette burnundan gelebilir, perişan olur ve kalbinden samimiyetin, derinliğin, aşkın, tutkunun gücü gider. Çok felaket olur Allah esirgesin. Yani hani biz diyoruz ya İslam’ı anlatıyoruz aman aman işte hapsederler, tutuklarlar, vururlar, asarlar keserler; yağmur gibi yağsın, yağmur gibi evelAllah, aşığın, deli aşığın özelliğidir o. Zaten olacak o. Vicdanlı olmayı kabul eden, Müslüman olmayı kabul eden bu fedakarlığı da bu vicdanı da kabul edecektir. Yani duruma göre vaziyet, vaziyete göre durum olmaz. Bu adiliktir, basitliktir yani çıkar için hareket etmek, basit adi insanların hareketleridir. Soylu insanlar mutlaka vicdanıyla hareket ederler.
SUNUCU: “Selamunaleyküm Hocam”.
ADNAN OKTAR: Ve Aleyna Aleykümselam.
SUNUCU: “Peygamberimiz (sav) Hz. Muhammed, hadislerinde dünyanın ömrünün 7000 yıl olduğunu söylüyor.  Ama daha eski insan fosilleri ve eşyaları bulunuyor, 35 bin yıllık flüt örneğinde olduğu gibi. Bu konuya değinirseniz çok sevinirim” demiş.
ADNAN OKTAR: Zaten 7 bin yıldır derken Peygamber Efendimiz (sav) “Şu dünyanın 7000 yıllık ömrü müddetince sevap yazar” diyor. Mesela şöyle, “Dünyanın ömrü ahiret günlerinden 7 gündür”. Ama başlangıcını hangi olay olarak aldığını belirtmemiş. Yani dünyadayken Big Bang 7000 yıl önce oldu demiyor ki hadiste. Bir tarih, belki Nuh döneminden başlıyor, belki Hz. İbrahim’in doğumundan itibaren başlıyor. 
SUNUCU: Sonuçta her bir gün, bin yıla tekabül ediyor.
ADNAN OKTAR: Yok, normal bin yıl, bin yıl. Orada bir takvim veriyor Peygamber Efendimiz (sav), kıyamet vaktinin hesaplanması için, bilinmesi için. Mehdi’nin çıkış vaktinin bilinmesi için bunu söylüyor. “5600 yılı geçmiştir” diyor. 7000’den 5600’ü çıkardığımızda 1400 kalıyor. 1400 ile 1500’ün arasında Mehdiyet olacak. Bu anlamdadır bu, anlamı bu. İnşaAllah.
SUNUCU: “Selamunaleyküm Hocam, sizi severek izleyen ve takip eden bir insanım. İslam dünyası için yaptıklarınızdan dolayı teşekkür ederim Hocam. Tunceli’ye gelip buradaki insanları da aydınlatır mısınız? Burada çok fazla insan Maoist ve Darwinist görüşlere sahip. Gelirseniz seviniriz” demişler. Yavuz, Tunceli’den “Sevgilerimizle” demiş. Tunceli’ye çağırmışlar sizi Hocam.
ADNAN OKTAR: Tunceli’deki aslanlarıma, kardeşlerime, hepsine selam ediyorum. Orada Maocu olmaları, Darwinist olmaları hiç önemli değil. O bir dönemin ürünüydü, bir dönemin etkisiydi. Süratle arkadaşlarımız düzeliyorlar. Maocular da gerçekleri artık görüyor. Darwinistler de gerçekleri görüyor. Tunceli bir nur şehridir. Bir Türk İslam kalesidir. Mübarek bir yerdir. Çok okur Tuncelililer, çok kültürlü insanlardır, eğitimlidirler, kalitelidir insanları, bütün Anadolumuz gibi. Hepsine selam ediyorum. Kitaplarımı okusunlar. Tek yanlı araştırmaya artık son versinler, akılcı baksınlar. 250 milyon fosil var artık. Bunun üzerine ne denir artık yani? Kendine saygısı olan gençler, derin düşünebilen arkadaşlar bakacaklar, karar verecekler. Bir proteinin tesadüfen meydana gelmesi imkansız. Dawkins, ne diyor adam? Uzaylılar yaptı insanları, diyor. Kardeşim demek ki bir yaratılış var. Artık en ağa babaları, en akıllısı dedikleri bu adam yani; Dawkins. O, uzaylılar yaptı diyor. Demek ki adam yaratılışa inanmış. Bir Yaratan var diyor. Allah demiyor da uzaylı diyor. Yani Allah’a inancın yerini uzaylılar almış. Tabii saflığından; uzaylıları kim yarattı, onu demiyor. Tabii, demek ki sonuna gelmişler artık, düzelme aşamasındalar inşaAllah.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah.
SUNUCU: İnşaAllah. “Sayın Hocam, okuduğum bir habere göre Çeçenistan’da okullar Kuran ayetleriyle süsleniyormuş. Rusya Devlet Başkanı Dimitri Medvedev, İslam’ın doğru anlatılması ile ilgili çalışmalar yapın önerisi Çeçenistan’da uygulanmaya başlandı. İslamiyet’in doğru yüzünün halka ve öğrencilere anlatılabilmesi için orta öğretim ve üniversitelerde düzenli dini konferans programını uygulamaya koyan Çeçenistan, tüm okulları Kuran ayetlerinden oluşan levhalarla süsleyecek. Çeçenistan Devlet Başkanı Ramazan Kadirov, ülkenin yeni yetişen neslinin manevi eğitimine önem veriyormuş. MaşaAllah Hocam, kanaatimce pek çok dile çevrilen eserleriniz vesilesiyle Müslüman kardeşlerimizin sayısı hızla artıyor” demiş İzmir’den Burcu Güller.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Çeçenistan tabii bizim canımız, ruhumuz, kardeşimiz. Aşkla, muhabbetle sevdiğimiz bir ülke. İnşaAllah çok çok güzel olacak. Ama Mehdi’nin zuhuruyla ferahlayacaklardır. Mehdi’nin zuhuruyla bir huzura kavuşacaklardır. Rusya da inşaAllah mükemmel bir Türk İslam beldesi haline gelecektir. Ama devletlerine devlet olarak her zaman saygı duyarız. Rus Devleti asil bir devlettir. Eski köklü bir devlettir. Ama Türk nüfusu gittikçe artıyor. Ruslar da çok çok güzel insanlar, ben çok severim Rusları, muhteşem insanlardır. Hem sanatkar yönleri güçlüdür, hem kültürlüdürler, hem temizdirler. Bir de çok nurlu, çok temiz insanlar. Devletlerini Allah kıyamete kadar baki kılsın. Ama orada İslam çığ gibi yayılacaktır. İslam ülkesidir aynı zamanda ve Türk ülkesi olacak inşaAllah. Ve boydan boya biz onların hepsini inşaAllah Türk İslam Birliği içerisine alacağız. O asil devlet de Türk İslam Birliği’nin güzel bir üyesi olacak inşaAllah.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah.
SUNUCU: “Allah’ın selamı Adnan oktar Hoca’nın ve onu sevenlerin üzerine olsun” Amin. “Adnan Hoca’nın ailelikle ve iş yoldaşlarımızla birlikte o kadar çok seviyorum ki…” Hocam yine Azeri bir izleyicimiz onun şivesiyle okumaya çalışacağım. “Bir sorun olduğunda birbirimize keşke Adnan Hoca yanımızda olsaydı ona sorsaydık diyoruk. Her zaman bizim kalbimizdesiniz. Reportajlarınızı takip ediyoruz ve CD yazıp arkadaşlarımıza veriyoruz. Allah kendisinden razı olsun. Allah’a çok şükürler olsun ki bizi Hz. Mehdi zamanında yaşatır ve her zaman onu sevenlerden kılsın. Peygamberimizin hadisleri Allah’ın sözüdür. Kenardan bakıp izliyorum, hayret içinde kalıyorum, sadece mucize. Adnan Hoca bana küçücük de olsa dua etseydi çok memnun olurum. Sunucu hanıma da teşekkürler.” demiş Azerbaycan Bakü’den İsayev Rauf.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah, Allah hepsinin hidayetini arttırsın, hepsine samimiyet, sağlık, sıhhat, afiyet versin. Bugünü de böyle bitiriyoruz herhalde. Bitti mi?
SUNUCU: İki dakikamız var.
ADNAN OKTAR: İki dakikamız var. Bir Kuran ayeti okuyalım, o şekilde bitirelim inşaAllah. Ya Allah bismillah, şeytandan Allah’a sığınırım. “Takva sahiplerine vaadedilen cennet…” inşaAllah bütün Azeri kardeşlerimizle, bütün Türklük alemiyle cennette de beraber olacağız, bütün dünyadaki samimi insanlarla. “…onun altından ırmaklar akar.” Evler var altından ırmaklar akıyor. Ama bizim bildiğimiz ırmaklar değil, muhteşem. “Yemişleri ve gölgelikleri süreklidir.” Yemişi alıyorsun yine oluyor, alıyorsun, yine oluyor, alıyorsun yine. Gölgelikler, sürekli gölge var. Yani gölge gitmiyor. Sürekli böyle hoş bir ortam var. “Bu korkup sakınanların mutlu sonudur, inkar edenlerin sonu ise ateştir” (Rad Suresi, 35) diyor. Allah hepimizi ateşten korusun. Allah’ı aşkla, muhabbetle sevmeyi hepimize nasip etsin. Ama şahane bir devirdeyiz, söyleyeyim. Gürül gürül geliyoruz evelAllah, Allah’ın izniyle. İnşaAllah.
OKTAR BABUNA: İnşaAllah, maşaAllah.
SUNUCU: Hocam, Peygamber Efendimiz (sav)’in hep değindiği “Biz zorlamayız. Zorlaştırmayın, müjdeleyici olun” diyor. Siz çok güzel müjdeler veriyorsunuz gerçekten de böyle sevgiyle, sevinçle, şevkle. Yani en kötü durumlarda bile, böyle, birçok insanın belki çaresizlik içinde kalacağı bir durumda bile siz yine de böyle çok sevinçle, enerjiyle konuşuyorsunuz. O yüzden sizi izleyen izleyicilerimiz çok mutlu oluyorlar. Bir coşku, bir heves, bir istek, bir azim geliyor insanların üzerine.
ADNAN OKTAR: MaşaAllah.
SUNUCU: Evet, bugünkü programımızın sonuna gelmişiz bu arada, yine çok çabuk bir şekilde geçti programımız. Bugün Mavi Karadeniz Tv, Kocaeli Tv ve Ekin Tv’den ortak olarak yayınlandı programımız. Efendim programlarla ilgili, röportajlarıma ulaşmak isterseniz www.harunyahya.tv’den  her gün yayınlanmakta olan programlarımızın tamamına ulaşabilirsiniz, buradan izleyebilirsiniz. Ve tabii ki www.harunyahya.net ve www.harunyahya.org adreslerine girerek fikirlerinizi, görüşlerinizi, Hocamıza olan mesajlarınızı, sorularınızı, merak ettiklerinizi Hocamıza ulaştırabilirsiniz. Efendim, aynı zamanda 106.4 Mavi Karadeniz Fm’den de her gün yayınlarımızı takip edip dinleyebilirsiniz. Evet, bugün itibariyle programımızın sonuna geldik efendim. Yarın Kayseri Tv, Samsun Aks Tv, Gaziantep Olay Tv ve tabii ki yine Mavi Karadeniz Radyo’dan, 106.4’ten yayını takip edebileceksiniz diyorum. Allah’a emanet olun. Kendinize çok iyi bakın, hoşçakalın.    

04 Kasım 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL JAZEERA TV (Istanbul - August 6, 2007) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY JESSE WOODROW (September 15, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY AL BAGDADI TV (April 30, 2008) (English) 
ADNAN OKTAR TELLS... MALE-FEMALE RELATIONS IN TODAY'S SOCIETY, THE CONCEPT OF MARRIAGE (2) (English) 
حوار مع السيد عدنان أوقطار ، القدس، 17 نوفمبر 2008. (Arabic) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY MALATYA TV (January 15, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TALK RADIO EUROPE (SPAIN) (December 1, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY VISION PLUS (ALBANIA) (April 11, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ARY TV (PAKISTAN) (November 22, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON TALK RADIO STATION (NORTH CAROLINA) (November 3, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO RFA (June 14, 2008) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON NEAR FM (IRELAND) (October 25, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AZADLIQ QƏZETİ REPORTAJI (14 Sentyabr 2008) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ERIC MICHAEL JOHNSON OF SKEPTIC MAGAZINE (June 2, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY UMMAH RADIO (UK) (July 26, 2009) (English) 
ADNAN OKTAR TELLS: PARADISE (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN HALK QƏZETİ REPORTAJI (6 Oktyabr 2008) (Azerbaijani) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY 1 UMMAH FM (UK) (September 7, 2009) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO AL ANSAAR (DURBAN, SOUTH AFRICA) (September 14, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ART TV (GERMANY) (March 9, 2008) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (4 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (16 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (1 Aralık 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ONE LEGACY RADIO RÖPORTAJI (LOS ANGELES, ABD) (16 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (20 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN NEWS TALK NEWS 1070 KNTH RÖPORTAJI (HOUSTON, TEKSAS, ABD) (21 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KURV TALK RADIO'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (TEKSAS, ABD) (23 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN ALLAN HANDELMAN SHOW, FM TALK WZTK, KUZEY CAROLINA, ABD RÖPORTAJI (9 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (5 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN C.S: LEWIS SOCIETY & ARN (ACCESS RESEARCH NETWORK)'DEN KEVIN WIRTH İLE YAPTIĞI RADYO RÖPORTAJI (3 MART 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN THE LESLIE MARSHALL SHOW RÖPORTAJI (9 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (11 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN VİDEO KONFERANS İLE KATILDIĞI İSVİÇRE KONFERANSI (9 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (12 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (14 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (13 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (1 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (15 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (2 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (3 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (18 Mart 2010) SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 - ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma)
ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007)
ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI (16 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN PUBLIC TV RÖPORTAJI (19 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN ORTADOĞU HABER AJANSI (MISIR) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN AMERİKAN HALK RADYOSU RÖPORTAJI (11 Ekim 2008)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN POLI GAZETTE (HOLLANDA) RÖPORTAJI (2 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN AN ANBAR TV (IRAK) RÖPORTAJI (21 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ARABNEWS RÖPORTAJI (9 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ASIA RFA RADYOSU RÖPORTAJI (14 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN SAKARYA SRT RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN ASSOCIATED PRESS OF PAKISTAN RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (25 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN EDALET GAZETESİ RÖPORTAJI (5 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI (31 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN DEVLET HABER AJANSI RÖPORTAJI (14 Ağustos 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN HALK GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN İÇTİMAİ RADYOSUYLA YAPTIĞI TELEFON GÖRÜŞMESİ (16 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERDEM (KONYA) RÖPORTAJI (24 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MPL RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TV RÖPORTAJI (11 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER FLASH RÖPORTAJI (1 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI - 1 -(29 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE NATIONAL GAZETESİ (BAE) RÖPORTAJI (28 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN AZERNEWS RÖPORTAJI (23 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN HATAY TV RÖPORTAJI (7 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV (KONYA) RÖPORTAJI -2 - (28 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN THE WALL STREET JOURNAL RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KORDON TV (İZMİR) RÖPORTAJI (27 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN MPL SATRANÇ TAHTASI RÖPORTAJI (19 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HOPE TV (BULGARİSTAN) RÖPORTAJI (16 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ARTE TV RÖPORTAJI (FRANSA-ALMANYA) (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KANAL 9'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (31 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (6 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (31 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO STATION (KUZEY CAROLINA) RÖPORTAJI (3 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (30 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI YAYINI (7 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL URFA, ADIYAMAN ASU VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (21 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN ABC TELEVİZYONU (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (10 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN MPL RÖPORTAJI (19 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN SUN TV (KONYA) RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN NEWSTALK KXYL CANLI RÖPORTAJI (Teksas, ABD) (11 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN HAHAM FROMAN İLE BİRLİKTE 10 KASIM 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ (altyazılı) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN NEAR FM (İRLANDA) RÖPORTAJI (25 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN NEVŞEHİR TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN ABN RADIO RÖPORTAJI (15 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ, ADIYAMAN ASU VE EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DETROIT CHRISTIAN RADIO WMUZ RÖPORTAJI (17 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN THE WASHINGTON POST RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV RÖPORTAJI (18 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN İSVEÇ ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (14 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (2 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BBC RÖPORTAJI (10 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN BOSNA TV RÖPORTAJI (3 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN ADIYAMAN ASU, KRAL KARADENİZ VE EKİN TV RÖPORTAJI (11 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV RÖPORTAJI (23 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BUĞRA AYAN TARAFINDAN GERÇEKLEŞTİRİLEN RÖPORTAJI (28 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Kasım 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL URFA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN BÜYÜKHABER RÖPORTAJI (12 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE TV KAYSERİ RÖPORTAJI (29 Kasım 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA 1 ARALIK 2009 TARİHLİ CANLI YAYIN SOHBETİ