ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR:Mesela bir Musevi vardır Allah’ın birliğine inanır Tevrat’ta namaz var, rukü, kıyam, secde var. Ruku, kıyam, secde ediyordur, Allah’tan çok korkuyordur, helale harama çok dikkat ediyordur, İslamiyeti tanımamıştır bu insanlara Ehl-i Fetret denilir. Yani fetret ehli insanı olarak Allah onu değerlendirebilir. Eğer çok samimiyse böyle bir insan Allah katında samimiyse bu insanın Cennete gitmesi umulur. Yani Cennete gidemez diyemeyiz çünkü Kuran’ın ölçüsüne göre, Kuran’ın ifadesine göre, “Allah’ın samimi olan kulları kurtulur” diyor Allah tek ölçü var başka bir ölçü vermemiş Allah, bir tane, samimi olan. Eğer Allah da onu çok samimi kabul ediyorsa Kuran’ı ve İslam’ı tanımamışsa tabi ki cennete gitmesi umulur. Ama Kuran’ı tanıyan bir insanın yani aksini savunması mümkün değil çünkü o kadar sarih ve açık ki Kuran yani boyut farkı var çok nettir, yani dürüst bir insan Kuran’a baktığında hemen kabul eder.
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR: Kuran’da bir ayet var. Şeytandan Allah’a sığınırım. “Allah katında Din İslam’dır.” diyor. Bir din, tam İslam diniyse tamamdır. Ama Hıristiyanlıkta teslis inancı var. Teslis inancını Allah şiddetle telin ediyor Kuran’da. Allah’ı üçlüyorlar, böyle bir inanç olmaz. Bu tevhid inancıyla çelişiyor. Allah birdir denmesi gerekir. Allah birdir denmesi çok önemli ve bu konuda şu an çok büyük bir yanılgı içindeler, çok büyük bir hata içindeler. İşte Hazreti İsa’nın nüzulunde putu kırması, domuzu öldürmesi rivayetinin anlamı budur. Yani teslis inancını kaldıracak ve sapkın inançları ortadan kaldıracak, helali haramı Kuran’a göre düzenleyecek demektir. Ama Kuran’ın bir hükmü de şöyledir: Şeytandan Allah’a sığınırım “Allah Katında ancak salih olan kullarım kurtulur” diyor Allah. Samimi olan kullar, samimi olması gerekir bir insanın yani gerçek anlamda samimi. Müslüman olması da yeterli değildir. Müslüman, artı samimi olması gerekir. Ama ehli kitap Kuran’ın hak olduğunu bile bile diretiyorsa, Kuran hükmüne göre açıktır bunun hükmü. Yani en doğrusunu Allah bilir ama zulüm ve büyüklenme dolayısıyla eğer Kuran’ı reddediyorlarsa, Müslüman olmuş olmazlar. Ama bilmiyordur mesela cahildir, Hıristiyandır. Allah’ın birliğine inanır, İncil’den anladığı kadarıyla namaz kılar. İncil’de de vardır namaz kılmak. Oruç tutar, helale harama dikkat eder, Allah’ın birliğini savunur. Böyle insan umulur yani eğer bilmiyorsa, hakikaten ona kimse dini bildirmediyse ehli fetrettir bu insan. Ve gerçekten çok çok samimiyse umulur, cennete gitmesi umulur, Allah’tan umulur. Yani çünkü sorumluluk ancak bilgiyle olur. Bilgisi yoksa yani ona da kimse bildirmediyse ve öğrenemediyse umulur. Ama bilerek ve isteyerek Kuran’ın hak olduğunu anladığı halde, doğru olduğunu bildiği halde ısrar ederse tabiki Kuran’ın buraada hükmü açıktır.