Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Makaleler ::::::::::.....
Harun Yahya

TÜBİTAK OLAYININ İÇ YÜZÜ VE DARWINIST ÇEVRELERDE YAŞANAN ZAVALLI PANİĞİN ANLAMI

Sayın Adnan Oktar uzun yıllardır gerek kitaplarında gerekse röportajlarında dünyanın Darwinist-materyalist bir fikir diktatörlüğünün hakimiyeti altında olduğunu, dünya ülkelerinin %95’inde bu pagan dinin insanlara resmi bir ideoloji olarak dayatıldığını önemle vurgulamaktadır.
 
Geçtiğimiz ay içerisinde yaşanan iki olay, Sayın Adnan Oktar’ın açıklamalarının ve yıllardır Darwinizm’e karşı sürdürdüğü bu fikri mücadelenin önemini bir kez daha gözler önüne sermiştir.
 
Vatikan’da düzenlenen Evrim Konferansı’na Yaratılış Gerçeğini anlatmak üzere katılan Beyin Cerrahı Sayın Oktar Babuna’nın antidemokratik yöntemlerle konuşma hakkının elinden alınması ve TÜBİTAK’ın dergisinde kapaktaki Darwin konusunun değiştirilmesi sonucunda yaşanan Darwinist panik, Darwinizm’in son çırpınışlarının sembolik birer örneği olmuştur.
 
Tek bir proteinin dahi tesadüfen oluşmasının mümkün olmadığını, bugüne kadar ara form diye sunulan fosillerin hemen hepsinin ya sahte ya da soyu tükenmiş canlılara ait olduğunu, elde edilen 100 milyondan fazla fosilin ise tamamının evrim olmadığını gösterdiğini aslında Darwinistlerin kendileri de çok iyi bilmektedir. Böyle bir dönemde, Darwinist dünya mafyasının da sonu gelmiştir. Darwinistlere ve materyalistlere düşen, artık Darwinizm'in cenazesini kaldırmak ve 150 yıldır yürütülen dikta rejimi nedeniyle tüm dünya halklarından özür dilemektir.
 
3 Mart 2009 günü Vatikan tarafından düzenlenen “Evrim Konferansı”na katılan Beyin Cerrahı Sayın Oktar Babuna’ya karşı, koyu Darwinist bilim adamlarınca sergilenen antidemokratik tepki, bu kişilerin kendi pagan dinlerine uymayan kimselere karşı ne denli tahammülsüz olduklarını, en önemlisi de Yaratılış Gerçeği karşısındaki çaresizliklerini gözler önüne seren önemli bir örnektir.
 
Geçtiğimiz ay bu konudaki bir diğer örnek ise ülkemizde yaşanmıştır. 9 Mart sabahı Türk basınının bazı kesimlerinde adeta “3. Dünya Savaşı” başlıyormuş gibi bir panik havası estirilmesine sebep olan olaylar zinciri, “TÜBİTAK’ın yayın organı olan bir derginin” kapağındaki Darwin resminin değiştirilmesi ile başlamıştır. Dergilerde kapak, gazetelerde de manşet değişimlerinin son ana kadar birçok kez yaşanabildiğini çok iyi bilen bu çevreler, toplum içerisinde yanlış bir kanaat oluşturabilmek için koro halinde “Darwinizm’e inanmayan çağdaş değildir” yalanına dayanan bir kampanya başlatmışlardır.
 
Her iki örnek de göstermektedir ki son 30 yıldır Sayın Adnan Oktar tarafından Darwinizm’e karşı yapılan büyük ilmi mücadele bu ideolojinin tüm sahtekarlıklarını deşifre etmiş ve Darwinizm, tarihinin en büyük yenilgisini almıştır.
 
Avrupa’daki materyalist ve Darwinistler bu büyük yenilginin şokuyla hareket etmekte, kendilerince Vatikan’a Darwinizm yanlısı açıklamalar yaptırarak ve Vatikan topraklarında evrimi savunan konferanslar düzenlettirerek;
 
Ülkemizdeki az sayıdaki materyalist-Darwinistler ise bir kapak değişimi neticesinde yaşadıkları zavallı paniği gerek köşe yazılarında gerekse televizyon programlarında dile getirerek; insanları “Evrime inanmazsanız çağdaş değilsiniz” sahtekarlıklarıyla kandırabileceklerini zannetmekte ve kendilerince Darwinizm’i yeniden diriltebileceklerini ummaktadırlar.
 
Halbuki Darwinizm ölmüştür ve hiçbir girişimin bu ölüyü diriltmesi mümkün değildir.
 
Vatikan’ın Unuttuğu Önemli Gerçek
 
Yüce Allah, samimi iman edenleri, Allah adına bir çaba içinde olanları mutlaka koruyacak, onları mutlaka galip kılacaktır. Bir batıl ideolojinin baskısıyla bunu unutan Vatikan, mutlaka bu durumu düzeltmeli, Allah’tan başka hiçbir gücün yarar ve zarar sağlayamayacağını unutmamalı ve Darwinizm’e karşı tavır alarak Allah inancının savunuculuğunu yapmalıdır.
 
VATİKAN’A CEVAPLAR
 
Hıristiyanlığın Sembolü Olan Vatikan, Darwinist Diktatörlüğe Resmen Teslim Olmuştur
 
Yüce Allah’ı yüceltmesi, O’nun yarattığı güzellikleri insanlara tanıtması, Allah’ın üstün yaratıcı gücünü insanlara göstererek Rabbimiz’i Bir ve Tek olarak anıp coşkuyla insanlara ulaştırması gerekirken, VATİKAN, şu anda dünyayı dinsizliğe ve zulüm sistemine götüren DARWINİZM’İN PROPAGANDASINI YAPMAKTADIR.
Vatikan, tüm dünyayı zorbalık ve tehdit ile etkisi altına almış olan DARWINİST DİKTATÖRLÜĞÜN TEHDİTLERİNE KARŞI MAĞLUP OLMUŞTUR.
 
 

 
Vatikan’ın Darwinist propagandaya ev sahipliği yapması büyük bir utanç vesilesidir. Vatikan, yalnızca Darwinist propagandanın en ünlü temsilcilerini konuklamakla ve onların fikirlerini desteklemekle kalmamış, bilimsel konferans adı altında gerçekleştirdiği etkinlik esnasında Yaratılışı savunanların KONUŞTURULMAMASINA da önayak olmuştur. Vatikan’da gerçekleştirilmiş olan ve açık ve aleni şekilde ateizm propagandasının yapıldığı evrim konferansında, YARATILIŞ GERÇEĞİNİ SAVUNANLARIN KONFERANSA İŞTİRAKİ ENGELLENMİŞ, konferans sırasında soru sormak isteyen YARATILIŞ SAVUNUCULARININ ÖNLERİNDEKİ MİKROFON ÇEKİLİP ALINMIŞ, bununla da kalmayıp bu kişiler SALONDAN ÇIKMAYA ZORLANMIŞLARDIR. Bu bilimsellikten uzak, ilkel, hatta despot davranışların tek sebebi, Darwinistlerin “tek bir tane ara fosil deliliniz var mı?” sorusuna bile tahammül edememeleri, bu soruya verebilecek cevap bulamamaları ve KESİN OLARAK YENİLMİŞ OLMALARIDIR. Darwinistler, şiddetli yenilginin etkisiyle çözümü anti-medeni davranışlara başvurmakta bulmuş; bilimsel delillerle değil; mikrofonu söküp götürmekle, karşıt fikirdekileri salondan atmaya çalışmakla galibiyet elde edeceklerini düşünmüşlerdir. Ancak Reuters’in haberine göre “sansür, anti-demokratik ve anti-akademik davranışlar havada uçuşmuş”, Vatikan açıkça, Allah inancının karşısında Darwinizm’in savunuculuğunu yapmıştır.
 
Vatikan, böylesine büyük bir Darwinist propagandaya ev sahipliği yapmakla büyük bir hataya düşmüştür. Çünkü böyle yaparak;
 
Masonların, ateistlerin, dünyayı dinsizliğe ve zulme götürmeye çalışan odakların tehditlerinden korkarak; hakkı savunmak yerine, hakkın karşısında yer alan sapkın bir dinin savunuculuğunu yapmıştır.
 
 Batıla dayanarak hareket eden bu odakların güçlü olduğu yanılgısına düşmüştür. Oysa onların Allah’ın sonsuz Kudreti karşısında hiçbir güçlerinin olamayacağını, baştan yenilgiye uğramış bir dava ile ortaya çıkmış oldukları gerçeğini değerlendirememiştir.
 Samimi dindarların kendisine olan güvenini sarsmıştır.
 
Artık tüm dünya, kendilerine Yaratılış Atlası ile sunulan delillerle evrimin bir yalan olduğunu bilmektedir. Vatikan evrimin Hıristiyanlık ile çelişmediği iddiasıyla ortaya çıkarak, dahası kendi evinde Yaratılış savunucularının Darwinist diktatörlük tarafından susturulmasına seyirci kalarak, tüm Hıristiyanlık aleminin tepkisini çekmiştir.
 
Darwinistler, Hıristiyan alemine yönelik bu çirkin planlarıyla başarıya ulaşacaklarını zannetmektedirler. Oysa bu yönde yaptıkları her türlü aleyhte faaliyet her zaman insanların daha fazla Allah’a yönelmelerine ve daha fazla Allah’a sarılmalarına sebep olmuştur. Nitekim şu anda tüm dünya çapında Vatikan’a yönelik tepkilerden de bu gidişat anlaşılmaktadır. Darwinistler ve dünya çapında Darwinizm’in ve ateizmin savunuculuğunu üstlenenler KESİN OLARAK YENİLMİŞLERDİR. Bu yenilginin alametlerini, Allah’ın izniyle önümüzdeki günlerde çok daha güçlü biçimde göreceklerdir.
 
 

 
TÜRK BASININDAN NAZI KESİMLERE CEVAPLAR:
 
“Bilim = Darwinizm Yalanı” Artık Talep Görmüyor
 
Darwin, bundan 150 yıl önce hiçbir bilimsel temeli olmayan bir teori ortaya    atmıştır. Ve ardından Türlerin Kökeni kitabında, hayali ara formların yokluğu karşısında teorisinin çöküşe uğrayacağını açıkça itiraf etmiştir. Darwin’in bu itirafı şu şekildedir:
 
“Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden bütün doğa bir karmaşa halinde değil de, tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz... Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla dolu değil? Jeoloji iyi derecelendirilmiş bir süreç ortaya çıkarmamaktadır ve belki de bu benim teorime karşı ileri sürülecek en büyük itiraz olacaktır.” 1
 
İşte Darwin’in bu öngörüsü gerçekleşmiş, hayali ara fosiller gerçekten de bulunamamıştır. Bulunması imkansızdır çünkü canlılar arasında böyle bir ara geçiş yaşanmamış, canlılar evrimleşmemişlerdir. Bilimin gösterdiği bu gerçek, şu anda 21. yüzyılda Darwin’in teorisini yerle bir etmiştir.
 
 
AYDIN TÜRK HALKININ GERÇEKLER KARŞISINDAKİ HASSASİYETİ VE İLERİ GÖRÜŞLÜLÜĞÜ
 
Şu anda yeryüzünün neredeyse tamamı kazılmış durumdadır. Ve 100 milyondan fazla fosil bulunmuştur. Bu fosillerin BİR TANESİ BİLE ARA FOSİL DEĞİLDİR. Fosillerin tümü, milyonlarca yıl öncesine ait MÜKEMMEL KOMPLEKS CANLILARA AİTTİR ve bunların büyük bir kısmı günümüzde yaşayan canlıların aynısı olan YAŞAYAN FOSİLLERDİR. Yani yer altından çıkarılmış olan 100 milyon fosilin tamamı YARATILIŞ GERÇEĞİNİ İSPAT ETMEKTEDİR.
 
Bu gerçeği ilk gören Türk halkı olmuştur. Çünkü halkımız, bu fosilleri bizzat sergilerde gezip incelemiş, elleriyle onlara dokunmuş, onları büyüteç altında analiz etmiştir. İlkokul çocukları bile bu sergilere akın etmiş, fosillerin vermiş olduğu mesajı hemen anlamışlardır: CANLILAR DEĞİŞMEMİŞLERDİR. Milyonlarca yıl önce nasılsalar, bugün de aynıdırlar. Ve bu gerçek Darwin’in, teorisini yıkacağını öngördüğü en kesin bilimsel kanıtla, yani fosillerle ortaya çıkmıştır. Darwinistlerin yıllardır saklamaya çalıştıkları 100 milyon fosilin deşifre edilmesiyle, dikkat edilirse bütün Darwinistler sus pus olmuşlardır.
 
 

 
Ardından Yaratılış Atlası’nın tüm dünyaya yayılması ve yurtdışında yapılan fosil sergileri sonucunda dünya da bu gerçeğin farkına varmıştır. Tüm ülkelerde insanlar böyle bir aldatmaca ile yıllardır nasıl aldatılmış olduklarını şaşkınlıkla anlamışlardır.
 
Şu anda Türkiye’de evrime inanmayanların oranı %95’dir. Bu, Türk milletinin gerçek bilimsel delilleri görüyor olması; aynı zamanda sağduyulu, akıllı ve son derece açık görüşlü bir millet olmasındandır. Bu nedenledir ki Türk milleti, bilimsel delilleri görmelerinin hemen ardından evrim teorisinin bir yalan olduğunu anlamıştır. Darwinizm’in dünyadaki tüm belaların kaynağı olduğunu, Allah inancına karşı geliştirilmiş sapkın bir ideoloji olduğunu, yıllarca sahtekarlıkla ayakta tutulmaya çalışıldığını hemen görmüşlerdir. NECİP TÜRK MİLLETİ ARTIK KANDIRILAMAMAKTADIR. Bu milletimiz adına bir iftihar vesilesidir. Bu durum, Türk basınından ve bilim dünyasından bazı kişilerin iddia ettiği şekilde necip milletimizin geri kalmışlığının değil, bilakis aklının, ileri görüşlülüğünün, bilime ve ilime açık ve vicdanlı oluşunun göstergesidir.
 
Bu aynı zamanda medeni bir ülkenin göstergesi olan fikir özgürlüğünün de bir alametidir. Şu anda Avrupa’da öğrenciler, Darwinist diktatörlüğün çirkin oyunları sonucunda, -tüm itirazlarına rağmen- bir safsata olduğu halde okullarda evrim eğitimi almak zorundayken, sağduyulu Türk milleti çocuklarının evrim yalanı ile aldatılmasına izin vermemiştir. Dünyada bu anlamda en aydın millet, Türk milletidir.
 
VATİKAN’DAKİ ANTİDEMOKRATİK KONFERANSA DÜNYADAN TEPKİLER
 
Reuters internet sayfalarında yayınlanan aşağıdaki makalede Vatikan tarafından desteklenen ve Pontifical Georgian Üniversitesi’nde düzenlenen konferanstaki antidemokratik uygulamadan şöyle bahsedildi:
 
“Vatikan’ın sponsorluğundaki evrim ile ilgili yüksek güçlü akademik konferansın başlangıcı fosilleşmişti.
 
Biyolojik Evrim, Gerçekler ve Teoriler adı verilen üçüncü STOQ uluslarası konferansı Salı günü Pontifical Gregorian Üniversitesi’nde Vatikan’ın Papalık Kültür Konseyi idaresi altında başladı.
 
Charles Darwin’in doğumunun 200. yılını vurgulamak için, Notre Dame Üniversitesi’yle birlikte organize edilen konferans kınama suçlamalarının ve demokratik ve akademik olmayan davranışların başlamasıyla biraz zor ilerledi.
 
Birinci bölümün sonunda, ünlü Türk anti-Darwinist Harun Yahya’nın arkadaşlarından olan Türk doktor Oktar Babuna bir soru sorma talebinde bulundu. Evrime karşı İslami yaratılışçılık kampanyasının taraftarı olan Babuna, evrim teorisine destek olmak için türler arasında ara geçiş formu olmadığına dair görüşlerini anlattı.
 
Babuna konuşmaya başladıktan sonra kürsüdeki iki profesör Irvine’deki California Üniversitesi’nden Francisco J. Ayala ve New York Devlet Üniversitesi’nden Douglas Futuyma fark edilir şekilde rahatsız oldu. Salondan birinin, “mikrofonu kapatın” dediği duyuldu ve birkaç saniye sonra organizatörlerden iki kişi Babuna’ya yaklaştı. Bir tanesi mikrofonu aniden Babuna’dan uzaklaştırdı, diğeri ise yerine geri oturmasını istedi.
 
 
Daha sonra Babuna Reuters’e, “Yerime geri oturduktan sonra birisi ‘yalnızca evrimciler soru sorabilir’ şeklinde açıklama yaptı. Bu çok anti demokratik ve hiç akademik değil. Eğer bu bilimsel bir toplantıysa ... eğer bilimsel sorular soruyorsanız, bunlar da bilimsel olarak cevaplandırılmalıdır, bunu herkes kabul eder ... eğer insanları susmaya zorlarsanız ve hiç soru sormalarına izin vermezseniz ... o zaman bu bilimsel bir teori değil, bir ideolojidir.” Tartışma Babuna’nın arkadaşı Dr. Cihat Gündoğdu tarafından filme alındı ve Harun Yahya’nın websitesine kondu.
 
Her ikisi de Harun Yahya’nın süper cezbedici görünümlü mega kitabı Yaratılış Atlası’nın İngilizcesi ve İtalyancasını ellerine alarak konferansa katıldı. İslami Yaratılış hakkında, taraftarları ve muhalifleri hakkında birçok blog yapmıştık. Bunların bazılarını aşağıya listeledik. Fakat siz tartışma hakkında ne düşünüyorsunuz ve daha da önemlisi, Gregorian Üniversitesi’ndeki resmi yetkililer bilimsel bir konferansta Babuna’dan mikrofonu almak konusunda haklı mıydı değil miydi?” 2
 
Çaresizlik Bir Darwiniste Neler Yaptırabilir?
 
TÜBİTAK’ın yayın organında yaşanan kapak değişimi sonucunda Türk basınının malum bazı kesimlerinde, “Darwinizm’in ölmüş olduğunu” fark etmiş olmanın zavallı paniği net bir şekilde gözlemlenebilmektedir. Darwin’in kendisi bile ortaya attığı bilim dışı teoriye inanmazken, bazı çevrelerin Darwinizm’i bilimin tek gerçeğiymiş gibi göstermeye çalışmaları bu çevrelerde ideolojik bazı kaygıların yaşandığını açıkça ortaya koymaktadır.
 
“Darwinizm’e inancın medeniyetin bir göstergesi olduğu” safsatasını savunan bu kişilerin yazdıkları yazılardan ve yaptıkları televizyon programlarından dünyadaki gelişmelerden de habersiz oldukları açık bir şekilde anlaşılmaktadır. Şöyle ki, dünyanın en medeni ülkelerinden biri olan Amerika’da şu anda lise eğitimi almış kişiler arasında “Canlıları Allah Yarattı” diyenlerin oranı %79’dur.3 Darwin’in anavatanı İngiltere’de ise bu oran %75’tir.4 Bu sonuçlar karşısında, ateist Richard Dawkins de kendi halkını geri kalmışlıkla itham etmiştir. Ancak herkes çok iyi bilmektedir ki refah ve eğitim seviyesi oldukça yüksek olan İngiliz halkı için “geri kalmış millet” yakıştırması yapılması oldukça zordur.
 
Darwin Avrupa’ya bir aydınlanma çağı getirmemiş, tam aksine tarihteki en korkunç savaşları, katliamları, faşizmi, komünizmi, kitle imhalarını, soykırımı, dehşet, korku ve terörü getirmiştir. İnsanlar, Darwin’in sapkın teorisinin bir sonucu olarak tarihin en karanlık dönemlerini yaşamışlardır. Bilimsel gelişmeler bile çarpıtılmış, sapkın evrim teorisine uyarlanmaya çalışılmıştır. İnsanlar Darwinizm sebebiyle, adı aydınlanma çağı olan sahte bir dönemde, tümüyle karanlığa gömülmüşlerdir. Şu anda insanlar, dehşetli bir aldanıştan uyanmışlardır.
 
SONUÇ:
 
YENİLGİNİN ADI DARWIN
 
Gözleri körelmiş bazı çevrelerin “deha zannettiği” Darwin, şu anda utançla anılmaktadır. İlkokul çocukları bile Darwin’e ve teorisine gülmekte, Darwinist eğitmenlerine karşı açık delillerle karşı koymaktadırlar. Ülkeler, 150 yıldır aldatılmışlığın şokunu yaşamakta ve akın akın bu sapkın teoriyi reddetmektedirler. Her bir bilimsel delil, tarihin en büyük sahtekarlığı olan Darwinizm’i yıkmıştır. Demagoji, artık bu sahte teorinin dirilmesine yetmemektedir.
 
Bu Allah’ın takdir ettiği bir kaderdir. Her varlık gibi Darwin’i de yaratan Allah’tır. Yüce Allah inanan kullarına vadetmiştir. Batıl, sahte ve uydurma olan her şey, mutlaka Hak olan karşısında yenilgiye uğrayacaktır. İman edenler, Allah’ın yarattığı kaderi izlemişler ve bunun olacağı zamanı beklemişlerdir. Ve şu anda, Yüce Rabbimiz’in vaadi gerçekleşmiş, bu batıl ve sahte din, anlı şanlı bir yenilgiye uğramıştır. Alemlerin Rabbi olan Allah bir ayetinde şöyle bildirir:
 
“Yoksa onlar: "Allah'a karşı yalan düzüp-uydurdu"mu diyorlar? Oysa eğer Allah dilerse senin de kalbini mühürler. Allah, batılı yok edip-ortadan kaldırır ve Kendi kelimeleriyle hakkı hak olarak pekiştirir (gerçekleştirir). Çünkü O, sinelerin özünde olanı bilendir.” (Şura Suresi, 24)
 
1 Charles Darwin, The Origin of Species, s. 172, 280
2 http://blogs.reuters.com/faithworld/2009/03/04/anti-darwin-speaker-gagged-at-vatican-evolution-conference/
3 http://wwrn.org/article.php?idd=30275
4 Guardian, 2 Şubat 2009, Riazat Butt, "İngilizlerin sadece %25'i Darwin'in evrim teorisine inanıyor”
 
SAYIN ADNAN OKTAR’IN KONU İLE İLGİLİ AÇIKLAMALARI
 
SUNUCU: Sevgili hocam az önce söylediniz. “Harun Yahya’lar istemiyoruz” diye pankart açtılar. Onu bir izleyicimiz dile getirmiş. Sorusunda : “Bugün Tübitak önünde şöyle bir pankart açtılar. “Tübitak’ta Harun Yahya’lar istemiyoruz.” Demek bu konuda ilk siz akla geliyorsunuz. Evrim konusunda sizden korkuyorlar hocam. Ne söyleyeceksiniz bu konuda?” demiş.
 
ADNAN OKTAR: Evvel Allah. Seyyid Battal Gazi gibi. Olayın tek müsebbibi olarak beni gösteriyorlar. Tabi bu beni mest etti. Eğer bir tane bırakırsam Darwinist, gelsinler bana ne söylüyorlarsa söylesinler. O keratalarla tek tek gidip konuşacağım, hepsini ikna edeceğiz, inşaAllah kitap vereceğiz, CD vereceğiz, anlatacağız. Dışarıdan onları yönlendirenler, masonlar, ateist Siyonistler, biraz aklıevveller, işte cahil cühela kim varsa istedikleri kadar uğraşsınlar. Hiçbir şekilde bu çocuklara güç yetiremeyecekler. Bilinçaltlarında hepsi inanıyordur kerataların. Zaten ellerine tutuşturulmuş, herhalde matbaada basılmış anladığım kadarıyla çünkü hepsi birbirinin aynı yazılar. Bunun çözümü yoktur. Yani bir kere güneş doğmuştur, bütün insanlar güneşi gördü. İstedikleri kadar yerlere atlasınlar, bu gerçek bütün milletimizce artık kabul edildi. Milletimiz tesadüfe inanacak kadar saf değil, bizim milletimiz çok zeki ve bayağı akıllıdır. Yani tahminlerinin üzerinde akıllıdır. Yani şehirler kuran, dünyaya medeniyetler kuran, arabalar yapan, evler yapan varlıklar tesadüfen olmaz. Çamurdan tesadüfen bu varlıklar oluşmaz. Tesadüf hiçbir şey yapamaz. Bakın herhangi bir kromozoma girsinler, bir kromozoma baksınlar. Kromozom bir alem, bir şehirdir. Yani bir kütüphane dolusu bilgi vardır bir kromozomun içinde. Ve kusursuz yazılmıştır. Yani nasıl kütüphanede kitaplar gayet düzgün yazılıyorlar, bu kromozomlar da öyle kusursuz yazılmış kitaplardan oluşuyor. Bu nasıl tesadüf olsun. Atomlar tek tek, düzgün sıralanıyor. Mesela 1.2.3.4.5.6.7.8.9.10 şeklinde sıralanıyor. Ve milyonlara kadar bu böyle düzgün gidiyor. Bu nasıl tesadüf olsun. Yani bunu 6 yaşında çocuğa söyleseniz inanmaz. Hadi diyelim matematiğe kafası basmıyor diyelim, fosiller ortada. Artık kebapçılarda, lokantalarda, her yerde sergiliyoruz, görüyorlar, elleriyle tutuyorlar. İyice yaklaştırsın şöyle bir 30 cm yanına yaklaştırsın, baksın. Hiçbir şekilde değişikliğe uğramamış. Ve bunlardan yüz milyonun üstünde fosil var. Ve tek bir tane ara fosil yok. Yani artık çocuk olsa bunu anlar. Ama biz anlamayanlara da ısrarla bunu anlatacağız. İstedikleri kadar keratalar pankartlarla gezsinler.
(Adnan Oktar'ın Kaçkar TV'deki 12 Mart 2009 Tarihli Canlı Röportajından)
 
“Bu utanç verici teoriyi ben bunların üzerinden kaldıracağım inşaAllah. İzah ede ede anlatacağım. Ayrıca ben bunlara Darwinizm’i anlatmayın demiyorum çocukların eğlencesi zaten, yani çocukların eğlencesi kalkar okullarda eğer Darwinizm’i kaldırırlarsa. O dersler çocukların zaten espri ve şamata yaptıkları dersler olmuş oluyor. Çünkü adam çıkıyor mesela hocaları diyor ki: Darwin tesadüfler sonucu bütün canlıların olduğunu söyledi ve bu doğrudur diyor. Çocuklar da diyor ki: Hocam bunun aksini ispat eden yüz milyon fosil var diyorlar. Buna ne diyorsunuz diyorlar. Hocası donup kalıyor. Mesela Dawkins’e de öyle bir soru soruyorlar. Adam dakikalarca havaya bakıyor. Böyle donmuş kalıyor. Bunlar espri unsuru yani insanlar güler buna. Dünyanın en saçma en garip teorisi, zaten bu fosil teoridir yani fosileşmiş bir teori.”
(Adnan Oktar'ın Kaçkar TV'deki 12 Mart 2009 Tarihli Canlı Röportajından)
 
“Vatikan’da eskiden beri bir mason hakimiyeti olduğu iddia ediliyor. Hatta mafya etkinliğinin yüksek olduğu da eskiden beri anlatılırdı. Ama bu sefer hakikaten, bu delili de insan gördükten sonra çok güçlü bir yapılanma olduğunu, oranın adeta bir mason locasına çevrildiğini görmüş olduk. Ve hakikaten Papa’yı da ekarte edecek, Papa’yı da etkisiz hale getirecek bir sistemin orada çalıştığını gördük. Belki de tehdit ediyorlar Papa’yı. Darwinist diktatörlüğün ne kadar gözü dönmüş olduğunu herkes bilir. Belki de daha da başka olaylar dönüyor orada. Fakat yaptıkları şov insanlara yalnızca ibret oluyor. Yani şimdi gittiler orada mesela o arkadaşımızı orada konuşturmadılar. Tek yanlı orada kendileri Darwinizm’i anlattılar ama halk da bu paniği, onlarda oluşan korkuyu merak edip araştırıyor. Bir insan gerçeği, doğruyu biliyorsa niye panik olsun? Niye tedirgin olsun? Mesela orada o şahıs konuşurken -Darwinistlerin ileri gelenlerinden biri o konuşan-, bizim arkadaşımız “Ben” demiş “Harun Yahya’yı temsilen buraya geldim. Harun Yahya’nın talebesiyim” gibi bir konuşma olmuş. Arkadaşlarımızın oradaki bizzat tespiti adamların rengi, benzi kül gibi olmuş. Çünkü artık yalan safsata nasıl gitsin orada. Belli ki soracak “Bir tane ara fosil var mı?” diyecek. Nitekim sormuş. Yok. Ondan sonra oradan serçe gibi uçtu. Kaçtı kürsüden. Ne konuşsun?
 
...Böyle olmaz. İşin doğrusu vardır. Bize o 100 milyon fosili açıklayacaklar. Tek bir ara fosil olmamasını açıklayacaklar. Bir proteinin tesadüfen olmasının imkansız olduğunu açıklayacaklar. Açıklayamayacaklarına göre konu da bitmiştir.”
(Adnan Oktar'ın Kral Karadeniz TV’deki 13 Mart 2009 Tarihli Canlı Röportajından)

26 Nisan 2009

Harun Yahya - Makaleler Makaleler listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace!  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
COULD THE CRISIS IN THE GLOBAL ECONOMY BE ONE OF THE SIGNS OF THE END TIMES? (English) 
La crise économique mondiale pourrait-elle être l'un des signes de la Fin des Temps ? (Français) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Web Siteleri
İlmi Mercek Dergisi  
 Makaleler
DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ KRİZ AHİR ZAMAN ALAMETLERİNDEN BİRİ OLABİLİR Mİ? ALLAH'IN ELÇİLERİ İMAN EDENLER İÇİN RAHMET İNKAR EDENLER İÇİN BİR YIKIMDIR
İSLAM DÜNYASINDAKİ SUNİ AYRIMLAR NASIL SON BULUR? DIŞARDAKİ DÜNYA VE BEYNİMİZDE OLUŞAN DÜNYA
KURAN'DA VE HADİSLERDE HABER VERİLEN DABET-ÜL ARZ BİLGİSAYAR VE İNTERNET TEKNOLOJİSİNE İŞARET ETMEKTEDİR (DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR) HADİS KAYNAKLARINDAN HZ. MEHDİ (AS) İLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER
1979'DAN 2009'A DÜNYADA YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HADİSLERİNDE AHİR ZAMANDA YAŞANACAK DOMUZ GRİBİNE İŞARET EDİLMEKTEDİR
ALLAH' IN CENNET EHLİ İÇİN HAZIRLADIĞI NİMETLER MÜSLÜMANLARIN MUKADDESAT ALEYHTARI KONUŞMALAR YAPMASI VE YAPILMASINA MÜSAADE ETMESİ BÜYÜK BİR GAFLETTİR
 Dergiler
İLMİ MERCEK Sayı 41 - Kasım 2007 İLMİ MERCEK Sayı 32 - Şubat 2007
İLMİ MERCEK Sayı 48 - Haziran 2008 İLMİ MERCEK Sayı 23 - Mayıs 2006
İLMİ MERCEK Sayı 64 - Ekim 2009 İLMİ MERCEK Sayı 27 - Eylül 2006
İLMİ MERCEK Sayı 35 - Mayıs 2007 İLMİ MERCEK Sayı 15 - Eylül 2005
İLMİ MERCEK Sayı 24 - Haziran 2006 İLMİ MERCEK Sayı 14 - Ağustos 2005
İLMİ MERCEK Sayı 28 - Ekim 2006 İLMİ MERCEK Sayı 37 - Temmuz 2007
İLMİ MERCEK Sayı 44 - Şubat 2008 İLMİ MERCEK Sayı 57 - Mart 2009
İLMİ MERCEK Sayı 56 - Şubat 2009 İLMİ MERCEK Sayı 47 - Mayıs 2008
İLMİ MERCEK Sayı 17 - Kasım 2005 İLMİ MERCEK Sayı 08 - Şubat 2005
İLMİ MERCEK Sayı 54 - Aralık 2008 İLMİ MERCEK Sayı 55 - Ocak 2009
İLMİ MERCEK Sayı 01 - Temmuz 2004 İLMİ MERCEK Sayı 02 - Ağustos 2004
İLMİ MERCEK Sayı 03 - Eylül 2004 İLMİ MERCEK Sayı 04 - Ekim 2004
İLMİ MERCEK Sayı 05 - Kasım 2004 İLMİ MERCEK Sayı 06 - Aralık 2004
İLMİ MERCEK Sayı 07 - Ocak 2005 İLMİ MERCEK Sayı 09 - Mart 2005
İLMİ MERCEK Sayı 10 - Nisan 2005 İLMİ MERCEK Sayı 11 - Mayıs 2005
İLMİ MERCEK Sayı 12 - Haziran 2005 İLMİ MERCEK Sayı 13 - Temmuz 2005
İLMİ MERCEK Sayı 16 - Ekim 2005 İLMİ MERCEK Sayı 18 - Aralık 2005
İLMİ MERCEK Sayı 19 - Ocak 2006 İLMİ MERCEK Sayı 20 - Şubat 2006
İLMİ MERCEK Sayı 21 - Mart 2006 İLMİ MERCEK Sayı 22 - Nisan 2006
İLMİ MERCEK Sayı 25 - Temmuz 2006 İLMİ MERCEK Sayı 26 - Ağustos 2006
İLMİ MERCEK SAYI 29 - Kasım 2006 İLMİ MERCEK Sayı 30 - Aralık 2006
İLMİ MERCEK Sayı 31 - Ocak 2007 İLMİ MERCEK Sayı 33 - Mart 2007
İLMİ MERCEK Sayı 34 - Nisan 2007 İLMİ MERCEK Sayı 36 - Haziran 2007
İLMİ MERCEK Sayı 38 - Ağustos 2007 İLMİ MERCEK Sayı 39 - Eylül 2007
İLMİ MERCEK Sayı 40 - Ekim 2007 İLMİ MERCEK Sayı 42 - Aralık 2007
İLMİ MERCEK Sayı 43 - Ocak 2008 İLMİ MERCEK Sayı 45 - Mart 2008
İLMİ MERCEK Sayı 46 - Nisan 2008 İLMİ MERCEK Sayı 49 - Temmuz 2008
İLMİ MERCEK Sayı 50 - Ağustos 2008 İLMİ MERCEK Sayı 51 - Eylül 2008
İLMİ MERCEK Sayı 52 - Ekim 2008 İLMİ MERCEK Sayı 53 - Kasım 2008
İLMİ MERCEK Sayı 58 - Nisan 2009 İLMİ MERCEK Sayı 59 - Mayıs 2009
İLMİ MERCEK Sayı 60 - Haziran 2009 İLMİ MERCEK Sayı 62 - Ağustos 2009
İLMİ MERCEK - Sayı 61 - Temmuz 2009 İLMİ MERCEK Sayı 63 - Eylül 2009
.....:::::::::: ESERİN KATEGORİSİ İLE İLİŞKİLİ DİĞER ESERLER ::::::::::.....
1979'DAN 2009'A DÜNYADA YAŞANAN ÖNEMLİ GELİŞMELER 21. YÜZYILDA EKONOMİNİN ÖNCÜLERİ İSLAM ÜLKELERİ OLACAK
21.YÜZYILIN ENERJİ SİYASETİ: PETROL POLİTİKALARI ABD - THE BOSTON GLOBE: MÜSLÜMAN DÜNYASINDA YARATILIŞÇILIK YÜKSELİŞTE
ALLAH' IN CENNET EHLİ İÇİN HAZIRLADIĞI NİMETLER ALLAH'IN ELÇİLERİ İMAN EDENLER İÇİN RAHMET İNKAR EDENLER İÇİN BİR YIKIMDIR
AMERİKA KASIRGA KARŞISINDA ÇARESİZ ARJANTİN KRİZİ VE TÜRKİYE
ATALAY GİRGİN YANILIYOR: DARWİNİZM ÖLDÜ VE ALLAH İNANCI KİTLELERE YAYILIYOR AVRUPA’DA EN HIZLI YAYILAN DİN İSLAM
AVRUPA VE İSLAM BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -1-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -10- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -11-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -12- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -13-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -14- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -15-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -16- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -17-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -2- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -3-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -4- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -5-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -6- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -7-
BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -8- BAKIP DA GÖREMEDİKLERİMİZ -9-
BATI DÜNYASI ALLAH'A YÖNELİYOR BİLİM DÜNYASI, ALLAH'A YÖNELİYOR
BİLİM YARATICI'NIN VARLIĞINI KABUL EDİYOR BÖCEKLERDEKİ AERODİNAMİK YAPI
CANLILARDAKİ ANTİFİRİZ SİSTEMİ DARWINİSTLERİN İTİRAF ETTİKLERİ GERÇEK: DARWINİZM = ATEİZM
DARWİNİZM'İN ACIMASIZ KURALLARI DÜNYA EKONOMİSİNİ NASIL ÇÖKÜŞE SÜRÜKLEDİ? DIŞARDAKİ DÜNYA VE BEYNİMİZDE OLUŞAN DÜNYA
DOĞU TÜRKİSTAN'DAKİ MÜSLÜMAN KARDEŞLERİMİZİN ÇEKTİĞİ ACILARIN ÇÖZÜMÜ TÜRK-İSLAM BİRLİĞİ'DİR DÜNYA ÇAPINDA İSLAM’IN YÜKSELİŞİ
DÜNYA EKONOMİSİNDEKİ KRİZ AHİR ZAMAN ALAMETLERİNDEN BİRİ OLABİLİR Mİ? DÜNYANIN EN BÜYÜK DİNİ ARTIK İSLAM
HADİS KAYNAKLARINDAN HZ. MEHDİ (AS) İLE İLGİLİ YENİ BİLGİLER HZ. MEHDİ (A.S.)'IN ZUHURUNUN, HZ. İSA (A.S)'IN İSE NÜZULÜNÜN BEKLENDİĞİ AHİR ZAMANDA DEVLET ADAMLARINDA ALLAH'A VE DİNE YÖNELİŞ HIZLANMIŞTIR
İKLİM OLAYLARI CANLI YASAMI İÇİN NEDEN ÖNEMLİDİR İNGİLİZLER OKULLARDA YARATILIŞIN OKUTULMASINI İSTİYOR
İNGİLTERE'NİN 11 EYLÜL'Ü İNKAR EDENLERİN HER TUZAĞI BOZULMUŞ OLARAK YARATILMIŞTIR
İNSANLARIN ACİZ YARATILMASININ ARDINDAKİ HİKMETLER İSLAM DÜNYASINDAKİ SUNİ AYRIMLAR NASIL SON BULUR?
İSLAM DÜNYASINDA YARATILIŞÇILIK YÜKSELİYOR ( ABD - The New York Times - 3 Kasım 2009 ) İSLAM’IN HIZLI YAYILIŞININ TÜRKİYE’YE FAYDASI
İSLAMİYET'İN YABANCILAR ÜZERİNDE UYANDIRDIĞI HAYRANLIK KELEBEK KANATLARINDAKİ ESTETİK VE FONKSİYONELLİK
KURAN'DA VE HADİSLERDE HABER VERİLEN DABET-ÜL ARZ BİLGİSAYAR VE İNTERNET TEKNOLOJİSİNE İŞARET ETMEKTEDİR (DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR) MEKKE’DE DOĞAN İSLAMİYET DÜNYAYA NASIL YAYILDI?
MÜSLÜMANLARIN MUKADDESAT ALEYHTARI KONUŞMALAR YAPMASI VE YAPILMASINA MÜSAADE ETMESİ BÜYÜK BİR GAFLETTİR NESİLLERİNİ DEVAM ETTİREBİLMEK İÇİN FEDAKARLIK YAPAN BAKTERİLER
NEW YORK TIMES'IN ORTAYA KOYDUĞU GERÇEK: DÜNYADA KURAN AHLAKI HIZLA YAYILIYOR PAKİSTAN DEPREMİNİN ARDINDAN
PEYGAMBERİMİZ (SAV) DÜNYANIN ÖMRÜNÜN 7000 YIL OLDUĞUNU BİLDİRMİŞTİR (DOĞRUSUNU ALLAH BİLİR) PEYGAMBERİMİZ (SAV)'İN HADİSLERİNDE AHİR ZAMANDA YAŞANACAK DOMUZ GRİBİNE İŞARET EDİLMEKTEDİR
RABBİMİZ'İN ADI ALLAH'TIR RAMAZAN 2004 - 10. Gün
RAMAZAN 2004 - 11. Gün RAMAZAN 2004 - 12. Gün
RAMAZAN 2004 - 13. Gün RAMAZAN 2004 - 14. Gün
RAMAZAN 2004 - 15. Gün RAMAZAN 2004 - 16. Gün
RAMAZAN 2004 - 17. Gün RAMAZAN 2004 - 18. Gün
RAMAZAN 2004 - 19. Gün RAMAZAN 2004 - 1. Gün
RAMAZAN 2004 - 20. Gün RAMAZAN 2004 - 21. Gün
RAMAZAN 2004 - 22. Gün RAMAZAN 2004 - 23. Gün
RAMAZAN 2004 - 24. Gün RAMAZAN 2004 - 25. Gün
RAMAZAN 2004 - 26. Gün RAMAZAN 2004 - 27. Gün
RAMAZAN 2004 - 28. Gün RAMAZAN 2004 - 29. Gün
RAMAZAN 2004 - 2. Gün RAMAZAN 2004 - 30. Gün
RAMAZAN 2004 - 3. Gün RAMAZAN 2004 - 4. Gün
RAMAZAN 2004 - 5. Gün RAMAZAN 2004 - 6. Gün
RAMAZAN 2004 - 7. Gün RAMAZAN 2004 - 8. Gün
RAMAZAN 2004 - 9. Gün RAMAZAN 2005 - 10. Gün
RAMAZAN 2005 - 11. Gün RAMAZAN 2005 - 12. Gün
RAMAZAN 2005 - 13. Gün RAMAZAN 2005 - 14. Gün
RAMAZAN 2005 - 15. Gün RAMAZAN 2005 - 16. Gün
RAMAZAN 2005 - 17. Gün RAMAZAN 2005 - 18. Gün
RAMAZAN 2005 - 19. Gün RAMAZAN 2005 - 1. Gün
RAMAZAN 2005 - 20. Gün RAMAZAN 2005 - 21. Gün
RAMAZAN 2005 - 22. Gün RAMAZAN 2005 - 23. Gün
RAMAZAN 2005 - 24. Gün RAMAZAN 2005 - 2. Gün
RAMAZAN 2005 - 3. Gün RAMAZAN 2005 - 4. Gün
RAMAZAN 2005 - 5. Gün RAMAZAN 2005 - 6. Gün
RAMAZAN 2005 - 7. Gün RAMAZAN 2005 - 8. Gün
RAMAZAN 2005 - 9. Gün RAMAZAN 2006 - 10. Gün
RAMAZAN 2006 - 11. Gün RAMAZAN 2006 - 12. Gün
RAMAZAN 2006 - 13. Gün RAMAZAN 2006 - 14. Gün
RAMAZAN 2006 - 15. Gün RAMAZAN 2006 - 16. Gün
RAMAZAN 2006 - 17. Gün RAMAZAN 2006 - 18. Gün
RAMAZAN 2006 - 19. Gün RAMAZAN 2006 - 1. Gün
RAMAZAN 2006 - 20. Gün RAMAZAN 2006 - 21. Gün
RAMAZAN 2006 - 22. Gün RAMAZAN 2006 - 23. Gün
RAMAZAN 2006 - 24. Gün RAMAZAN 2006 - 25. Gün
RAMAZAN 2006 - 26. Gün RAMAZAN 2006 - 27. Gün
RAMAZAN 2006 - 28. Gün RAMAZAN 2006 - 29. Gün
RAMAZAN 2006 - 2. Gün RAMAZAN 2006 - 3. Gün
RAMAZAN 2006 - 4. Gün RAMAZAN 2006 - 5. Gün
RAMAZAN 2006 - 6. Gün RAMAZAN 2006 - 7. Gün
RAMAZAN 2006 - 8. Gün RAMAZAN 2006 - 9. Gün
RAMAZAN 2007 - 10. Gün RAMAZAN 2007 - 11. Gün
RAMAZAN 2007 - 12. Gün RAMAZAN 2007 - 13. Gün
RAMAZAN 2007 - 14. Gün RAMAZAN 2007 - 15. Gün
RAMAZAN 2007 - 16. Gün RAMAZAN 2007 - 17. Gün
RAMAZAN 2007 - 18. Gün RAMAZAN 2007 - 19. Gün
RAMAZAN 2007 - 1. Gün RAMAZAN 2007 - 20. Gün
RAMAZAN 2007 - 21. Gün RAMAZAN 2007 - 22. Gün
RAMAZAN 2007 - 23. Gün RAMAZAN 2007 - 24. Gün
RAMAZAN 2007 - 25. Gün RAMAZAN 2007 - 26. Gün
RAMAZAN 2007 - 27. Gün RAMAZAN 2007 - 28. Gün
RAMAZAN 2007 - 29. Gün RAMAZAN 2007 - 2. Gün
RAMAZAN 2007 - 3. Gün RAMAZAN 2007 - 4. Gün
RAMAZAN 2007 - 5. Gün RAMAZAN 2007 - 6. Gün
RAMAZAN 2007 - 7. Gün RAMAZAN 2007 - 8. Gün
RAMAZAN 2007 - 9. Gün RAMAZAN 2008. 10. GÜN
RAMAZAN 2008, 11. GÜN RAMAZAN 2008. 12. GÜN
RAMAZAN 2008. 13. GÜN RAMAZAN 2008. 14. GÜN
RAMAZAN 2008. 15. GÜN RAMAZAN 2008, 16. GÜN
RAMAZAN 2008, 17. GÜN RAMAZAN 2008, 18. GÜN
RAMAZAN 2008, 19. GÜN RAMAZAN 2008, 1. GÜN
RAMAZAN 2008, 20. GÜN RAMAZAN 2008, 21. GÜN
RAMAZAN 2008, 22. GÜN RAMAZAN 2008, 23. GÜN
RAMAZAN 2008, 24. GÜN RAMAZAN 2008, 25. GÜN
RAMAZAN 2008, 26. GÜN RAMAZAN 2008, 27. GÜN
RAMAZAN 2008, 28. GÜN RAMAZAN 2008, 29. GÜN
RAMAZAN 2008, 2. GÜN RAMAZAN 2008, 30. GÜN
RAMAZAN 2008, 3. GÜN RAMAZAN 2008, 4. GÜN
RAMAZAN 2008, 5. GÜN RAMAZAN 2008, 6. GÜN
RAMAZAN 2008, 7. GÜN RAMAZAN 2008, 8. GÜN
RAMAZAN 2008, 9. GÜN RAMAZAN 2009 - 10.Gün
RAMAZAN 2009 - 11.Gün RAMAZAN 2009 - 12.Gün
RAMAZAN 2009 - 13.Gün RAMAZAN 2009 - 14.Gün
RAMAZAN 2009 - 15.Gün RAMAZAN 2009 - 16.Gün
RAMAZAN 2009 - 17.Gün RAMAZAN 2009 - 18.Gün
RAMAZAN 2009 - 19.Gün RAMAZAN 2009 - 1.Gün
RAMAZAN 2009 - 20.Gün RAMAZAN 2009 - 21.Gün
RAMAZAN 2009 - 22.Gün RAMAZAN 2009 - 23.Gün
RAMAZAN 2009 - 24.Gün RAMAZAN 2009 - 25.Gün
RAMAZAN 2009 - 26.Gün RAMAZAN 2009 - 27.Gün
RAMAZAN 2009 - 28.Gün RAMAZAN 2009 - 29.Gün
RAMAZAN 2009 - 2.Gün RAMAZAN 2009 - 30.Gün
RAMAZAN 2009 - 3.Gün RAMAZAN 2009 - 4.Gün
RAMAZAN 2009 - 5.Gün RAMAZAN 2009 - 6.Gün
RAMAZAN 2009 - 7.Gün RAMAZAN 2009 - 8.Gün
RAMAZAN 2009 - 9.Gün RANT PEŞİNDEKİ BAZI YAZARLARIN DİN VE MUKADDESAT ALEYHİNE YAZILAR YAZMALARI NEDEN DESTEKLENİYOR?
ROBOT KARINCA TEKNOLOJİSİ SAYIN ADNAN OKTAR NE DEMİŞTİ, TÜRKİYE'DE VE DÜNYA'DA NELER OLDU?
SEDEFİN HASARI AZALTAN ÖZEL YAPISI TAM TEŞEKKÜLLÜ BİR SU TOPLAMA ÜNİTESİ: STENOCARABÖCEĞİ
TEKNOLOJİ ALLAH'IN İNSANLARA RAHMETİDİR! TOPLUM VE AİLE BASKISI MÜSLÜMANLARIN KARŞILAŞABİLECEKLERİ ZORLUKLAR ARASINDADIR
TÜRK - İSLAM BİRLİĞİ İÇİN ÖNEMLİ BİR ADIM KAFKAS İTTİFAKI ÜLFET PERDESİ SAMİMİ TEFEKKÜRLE KALKAR
YAPRAKLAR VE ALTIN ORAN YUMURTANIN ÜSTÜN TASARIMI
 
 
 
 
  BookGlobal.Net