Harun Yahya
 

 

 
.....:::::::::: Filmler ::::::::::.....
Harun Yahya

ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2009)

  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Muhabir: Hocamız Adnan Oktar yani Harun Yahya ile beraberliğimiz devam ediyor. Tabii ki burada yine halkımızın, insanlarımızın bilgilendirilmesi adına ne gerekiyorsa kendisinin engin fikirlerinden yararlanacağız. Tabii ki Hocamızla birlikteliğimiz her zaman olduğu gibi yine devam ediyor. Yalnız ben bu program için öncelikle şunu size söylemek istiyorum, eğer bunu maillerinizi bize atmanız gereken adresi söylüyorum. ahirzamansohbetleri@hotmail.com bu adresi bir daha tekrar ediyorum, ahirzamansohbetleri@hotmail.com mail atarak bize Hocamıza yönlendireceğiniz soruları sorabilirsiniz ve ayrıca www.harunyahya.tv den de bu programı canlı olarak izleyebilirsiniz, artı www.harunyahya.org dan da eserlerine bakabileceksiniz, yani Hocamızın çıkarmış olduğu eserlerin hepsini www.harunyahya.org dan baktığınız zaman bu eserleri yakinen izleyebilirsiniz.
Evet Hocam yine cuma akşamı yine sizinle beraberiz, zaten sizinle beraber olmaktan biz son derece mutluyuz ki geliyoruz.
 
Adnan Oktar: Allah razı olsun.
 
Muhabir: Evet Hocam nasılsınız, ne yaptınızson bir hafta?
 
Adnan Oktar: Allah’a hamd olsun, elhamdülillah hep güzellik, hep nimet. Allah her yerde nimetlerini dercetmiş, her yere nimetlerini koymuş. Allah diyor, tane tane saymaya kalksanız veyahut bütün olarak bütünleyerek saymaya kalksanız yine bitiremezsiniz nimetleri diyor. Allah’a hamdolsun, daha ne isteyelim, elhamdülillah.
 
Muhabir: Sevgili Hocam şimdi sorularda bazen e-maillerle geldiği için, bazen siyasi olarak geliyor, bazen dini olarak geliyor veya felsefi olarak geliyor, bazen karma olduğu için sizi belki biraz sıkıntıya koyuyoruz, onun için bizi bağışlayın.
 
Adnan Oktar: Benim hoşuma gidiyor, bilakis daha iyi inşaAllah.
 
Muhabir: Sağolun Hocam. Hocam, şeytani ve hilalilerin savaşını günümüzdeki durumunu değerlendirir misiniz bize?
 
Adnan Oktar: Hz. Adem’den kıyamete kadar şeytanla inananların, iman edenlerin bir mücadelesi vardır. Allah böyle bir kanun koymuştur imtihan için. Cennetliklerin, cehennemliklerin belli olması için bu imtihandan herkes geçecek. Bu imtihanda gece gündüz vardır, iyi kötü vardır, güzel çirkin, negatif pozitif her şeyin zıttı vardır. Müslüman daima iyiyi ve güzeli ayırt edecek ve ondan yana tavır koyacak, güzelden yana tavır koyacak. Yanlışa karşı da tavrını belirleyecek. Ama küfür ve delalet de sürekli negatifliği savunur. Yani işte kan döker Filistin’de olduğu gibi, insanların canını yakar, mağdur durumda bırakır, onları üzmeye çalışır, kızdırmaya çalışır. Şeytanın faaliyetleri de bu yönde olur.
 
Muhabir: Şeytan hiçbir zaman iyi bir şey yapmaz zaten. Peki Hocam terörizm kaynaklarından biri 3. Dünya fanatizmi demekle neyi kastetmiştiniz?
 
Adnan Oktar: Terörün bir tane kaynağı vardır, dinsizliktir, ateistliktir ve Darwinizm’dir. Yani başka bir kaynağı yoktur. Yani şeytanın bir tane dini vardır dünyada kullandığı, ta Sümerler devrinden beri eski Mısır’da da kullandığı bir din vardır. Bu din Darwinizm’dir yani evrim düşüncesidir. Bu dinle insanları aldatır Darwinizm ve insanların hayvandan geldiğini, tesadüflerle meydana geldiğini söyler ve bu şekilde de insanların değersiz olduğunu onlara hissettirmeye çalışır. Önemsiz olduğu, yani ahiret inancına set vurmuş olur, vicdan ve sevgi anlayışını değiştirir. Bunun sonucunda da bu tip olaylar olur. 1. Dünya Harbi, 2. Dünya Harbi, Fransız İhtilali hepsi masonların ve Darwinistlerin yaptıkları eylemlerdir.
 
Muhabir: Hocam Ehli Kitabın Müslümanlar ile ortak inanç ve değerlerini bize açar mısınız?
 
Adnan Oktar: Ehli Kitapla Müslümanların ortak yönleri en başta bir kere Allah inancındadır. Cennet ve cehennemde ittifak vardır, meleklere inanmada ittifak vardır, bütün peygamberlerde ittifak vardır, Peygamber Efendimiz dışında bütün peygamberleri onlar kabul ederler. Biz de kabul ediyoruz, inanıyoruz, iman ediyoruz. Helaller haramlar vardır, birçok helal haram aynıdır. Bir tek Hıristiyanlıkta biliyorsunuz domuz eti ve şarap vardır farklı olarak ama Musevilikte yine de şarap kerih görünür fakat domuz eti haramdır. Mesela onlar da sünnet olurlar, Museviler sünnet olurlar ama kıyafet olarak, tavır olarak Peygamber Efendimiz’in sünnetine uygun çok çok fazla şey vardır Tevrat’ta, izah vardır, anlatım vardır ama bunlar zaten temel olarak aynılık açısından çok önemlidir. Yani inanç açısından bunlar çok önemlidir, fakat Hıristiyanlığın tek sorunu teslis inancıdır. Allah, Ruhül Kudüs ve Hz. İsa olarak Allah’ı üçe bölen bir inançları var. Bu çok yanlış, Allah bunu şiddetle Kuran’da telin ediyor, tek Allah vardır diyor. Çünkü Hz. İsa yemek yiyen, uyuyan, Allah’a dua eden bir kul, bunu İncil’de görüyoruz. İncil’de de var yani Kuran’da da var, İncil’de de var. İncil’de de sürekli Allah’a dua ediyor, Allah Allah’a dua eder mi? Acıkıyor, yemek yiyor, uykusu geliyor uyuyor. Allah uyur mu, Allah’ın uyuduğu an olur mu?
 
Muhabir: Peki Hocam, antisemitizm İslam’a neden tamamen aykırı bir ırkçılıktır?
 
Adnan Oktar: Biz peygamber soyuna karşı sevgimiz var, Hz. İbrahim soyuna karşı sevgimiz var. Peygamber Efendimiz Hz. İbrahim soyundandır, Mehdi Hz. İbrahim soyundandır. Abdülkadir Geylani, büyük imamlar hep Hz. İbrahim soyundan gelmişlerdir. Dolayısıyla bizim peygamber soyuna karşı bir öfkemiz, kinimiz olamaz bu ancak şeytani bir kafada olur, şeytani bir düşüncede olur. Biz ateist Siyonist düşünceye karşıyız. Yoksa dindar Musevileri biz şefkatle seviyoruz ve peygamber soyundan oldukları için de onlara ayrıca da yine muhabbetimiz, sevgimiz var. O anlamda onlara karşı bir zıtlığımız, düşmanlığımız olmaz, bu haramdır, Müslümanlıkta böyle bir şey yoktur. Bilakis muhafaza etmek, koruyup kollamak, şefkat göstermek vardır. Biz onları koruyup kollamakla mükellefiz. Dinlerini tabii ki istedikleri gibi yerine getireceklerdir, eda edeceklerdir, Hıristiyanlar da öyle, bizim onlara o anlamda bir olumsuz müdahalemiz değil, olumlu müdahalemiz olabilir ancak.
 
Muhabir: Peki Hocam, Darwinizm ve ateizme karşı bir sürü kitaplarınız var. Neden bu konuda soruşturma geçirdiniz?
 
Adnan Oktar: Darwinizm ateizm konusunda?
 
Muhabir: Evet.
 
Adnan Oktar: Darwinizm’e karşı mücadelemizde zaten başından beri bir engelleme faaliyeti basında, büyük basının epey bir bölümünde çok şiddetli bir muhalefet oldu tabi. Çok bilmiş bilmiş toplantılar yapıyorlar kendi aralarında. Darwinizm’in geçerliğini, önemini anlatıyorlar birbirlerine ama hiçbir şeyden de anlayan kişiler değil. Yani ne bir fosil görmüşlerdir ömürlerinde, ne proteinin tesadüfen meydana gelemeyeceğini bilebilirler, ne yüz milyon, yüz milyar, yüz milyon fosilden haberleri vardır ve evet tabi aslında milyarlarca da yüz milyon dememin sebebi o bulunan o kadar daha. Sürekli bulunuyor ve hepsi yaratılışı ispat eder mahiyette, tamamı. Bunlardan da haberleri yok, fakat biraraya toplanıp sigaralar yakarak böyle büyük adamız biz, biz devletin üstündeyiz, devleti biz yönetiriz, gerekirse adam öldürürüz gibi böyle bir mafya üstü mafya, mafyaların da üstünde bir mafya ruhuyla, bir gurur ve enaniyet, kibir içine giriyorlar. Yani insanlara böyle üst perdeden bakan, halkı hiç yerine koyan, özellikle milletimize ve inançlarına karşı böyle saygı duymayan, onları böyle haşa haşa güdülmesi gereken sanki bir toplulukmuş gibi gören, çirkin bir zihniyete sahipler. Ama Allah burunlarını şu an sürttü, bayağı bir perişan duruma getirttirdi Allah. Zannediyorum inşaAllah o da çözülecek Allah’ın izniyle. Ve bu enaniyet, kibirleri, bu kendini beğenmişlikleri, bu milletimizi küçümseme kafaları da tamamen ortadan kalkmış olacak inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam iddia edilen Ergenekon sadece ülke içinde mi besleniyor, ülke dışında da beslendiği oluyor mu?
 
Adnan Oktar: Tabii ki bunlar hem Amerika’dan, hem İngiltere’den hem de Fransa’dan geniş çaplı mason desteği alıyorlar. Çok ciddi parasal destek alıyorlar. Masonların alenen desteklediği bir çalışma grubu bu. Ve bunların özelliğini zaten bayrakları da gösteriyor. İsrail bayrağını olduğu gibi almışlar. Yani hiç değiştirmeye dahi gerek duymamışlar ve mason sembollerini de direkt almışlar, pergel ve iletkiyi yerleştirmişler. Hem onların desteğini almak hem de onlara yaranmak amacıyla bunu yaptıkları anlaşılıyor. Yani masonlara bakın nasıl güzel işlerimizi yapıyoruz, bayrağımızı bile sizin sembollerinizden aldık, İsrail’e de bakın biz sizin nasıl emrinizdeyiz. Bayrağınızın bile aynısını aldık diyerek böyle onlara kendilerince halk tabiri ile yağcılık diyeyim yani, yaparak o saltanatlarını sürdürmeye çalışıyorlardı. Dikkat ederseniz çok kibirli ve enaniyetlidirler. İşte toplandık Türkiye’nin kaderine biz hakimiz, biz yön veririz, senin bu lafı edebilmen için bir kere kültürün, bilginin, şefkatin, merhametin, sevgin olması lazım, bu milleti sevmen lazım. Ve ayrıca böyle illegal yapılanma hiç yapamazsın zaten. Ama dostane bir toplantı yapacaksan da gurur ve kibirden uzak, milletin değerlerine saygılı, Allah’a inanan, Allah’a boyun eğmiş, enaniyet ve gururdan kurtulmuş bütün millete dik başlı, tepeden bakan değil böyle, toprak gibi mütevazi, sevecen bir insan olursun, fikirlerini hükümete iletirsin, nezaketiyle ve saygılı bir üslupla yazılı olarak iletirsin ama böyle efelenerek, kafa tutarak, adam öldürerek, işte orada burada katliamlar yaparak değil, mesela bakın Yargıtay üyelerini tehdit etmek için onlara şantaj kasetleri hazırlamışlar, basına yansıdı bu. Yani istedikleri kararları onlara zorla çıkarttıracaklar. Gittiler mesela Yargıtay üyesini şehit ettiler o insanı. Diğer insanlarımızı gittiler yine Yargıtay üyelerimizi yaraladılar. Yani gözdağı veriyorlar, yani ya bizim dediğim kararları,
 
Muhabir: Yargıyı yıldırma politikası mı izliyorlar?
 
Adnan Oktar: Evet yani ya bizim dediğimizi yaparsınız, yani bizim dediğimiz kararları çıkarırsınız,
 
Muhabir: Biz bildiğimizi okuruz,
 
Adnan Oktar: Evet biz bildiğimizi okuruz demeğe getiriyorlar. Tabi bu biraz da etkisini gösterdi yargı içerisinde yıldırdıkları ve kendi taraftarı yaptıkları bayağı bir insan var. Umuyorum bunların da hatalarından döneceğini. Eğer dönmezlerse de zaten devletin gerekli müdahaleyi yapacağına inanıyorum inşaAllah.
 
Muhabir: Yine o konulara değineceğiz, onlarla ilgili sorularımız var da, biz yine sıra sorularımızdan, Hocam deccala uyanların ortak özellikleri nelerdir?
 
Adnan Oktar: Deccala uyanlar nefsine uyanlardır. Yani mesela saldırganlık hoşuna gider. İnsanlarda bir içgüdü olarak ahlaksızlığa meyyali olan, vicdanı kararmış insanlar, saldırganlıktan ve zulümden zevk alır, Çünkü saldırdıkça kendini daha güçlü hisseder. Mesela bir köpek de öyledir, eğer insanın çekindiği hissederse saldırganlaşır. Bu yapıdaki insanlar da böyle zayıf insanlar ararlar, zayıf topluluklar ararlar. Bizim milletimizin mazlumluğundan istifade ederek azgınlaştılar. Yüz binlerce insanımızı faili meçhulle öldürdüler, mesela bu deccali bir eylemdir bu, tam deccalin kan dökme eylemidir, ki hadislerde belirtilen bir olaydır. Kibir, gurur, azamet, kirlilik, çirkinlik, saldırganlık deccaliyetin bir özelliğidir. Allah’tan büyük olduğunu haşa iddia etmek. Allah’tan kendilerini daha büyük görüyorlar haşa, yani böyle müthiş kibir ve azamet içindeler. Milletimize tepeden bakıyorlar. Bizim millerimiz son derece mazlum, tertemiz adı üstünde Anadolu yani Anadolu insanı. Bu kadar kendine tepeden baktırtmaz bizim milletimiz. Mazlum ve mütevazidir ama kendine böyle münasebetsizlik yaptırmaz. Gereğini de yapmıştır, kahraman ordu, imanlı millet, kendini savunmuştur ve savunacaktır da, gereğini de yapacaktır inşaAllah.
 
Muhabir: Sevgili Hocam, evrimin hayali mekanizmalarını bize açar mısınız? Hayali mekanizmaları nedir?
 
Adnan Oktar: Evrimin?
 
Muhabir: Evet.
 
Adnan Oktar: Evrimin hayali mekanizmaları evet, evrim baştan sona hayaldir yani hayal olmayan bir yeri yoktur. Mesela ara fosil yok, ara fosil var diyorlardı, gösterin dedik çıt yok, çünkü yok. Protein tesadüfen olur mu diyoruz olur diyor, nasıl olur diyoruz? Mucize ile olur diyor. Kardeşim mucizeyi Allah yapar, mucize ne demek, olağanüstü, metafizik bir şeyden bahsediyorsun sen. Koful nasıl oldu diyoruz? Mitokondri nasıl oldu diyoruz? Hücrenin içindeki yapılanma nasıl oldu? Mesela bir kütüphane dolusu bilgi sadece bir insan hücresinin içerisinde dolu, tek bir insan hücresinde, bir kütüphane dolusu o insana ait bütün bilgiler dolu. Bu nasıl oldu diyoruz, bu da mucize ile oldu diyor. Baştan sona mucize ile iddia eder Darwinizm. İddialarını bu şekilde kanıtlamaya çalışır ve tamamı hayalidir. Allah’a vermez, atomlara verir, atomları ilahlaştırır. Yani atomlar bir araya gelir, mesela kör atom, görmez atomlar bir araya geliyorlar gözü yapıyorlar fakat görmeden yapıyor bu atomlar, kör atomlar. Mesela atomlar duymaz, sağırdır atom duymaz, bir araya geliyorlar kulağı yapıyorlar kulak duyar hale geliyor. Bu nasıl oluyor diyoruz mesela tam renkli beynimizin içinde bu ışık nasıl oluştu diyoruz, dışarıda ışık yok çünkü, beynimizin içinde oluşuyor ışık, Allah yaratıyor beynimizin içinde ve şu kadarcık bir yerde, yani birkaç mikronluk bir alanda oluşuyor aslında. Çok ince bir elektrik akımını biz böyle canlı pırıl pırıl bir dünya olarak görüyoruz. Bu nasıl oluyor diyoruz, bu da mucize diyorlar. İşte bunların tamamı hayali mekanizmadır.
 
Muhabir: Peki Hocam beyinden bahsettiniz, beynin içinde gören ve duyan şuur kime aittir?
 
Adnan Oktar: Bu işte Cenab-ı Allah’ın bir sırrı, şimdi diyorlar ki beyine elektrik geliyor tamam elektrik geldi beynin içi simsiyah bir şey, pil elektriğinden daha düşük bir elektrik, çok zayıf bir elektrik geldi. Peki bu elektriği kim böyle üç boyutlu bu kadar kaliteli, televizyondan çok çok daha kaliteli olarak seyrediyor? Bu görüntü nerede oluşuyor bir kere beynin içinde böyle görüntü yok, yani beynin içine girdiklerinde herhangi bir aletle edevatla biliyorsunuz kamera ile bazen tedavi için giriyorlar, beynin içi zifiri karanlık hiçbir şey yok, görüntü falan görünmüyor, bir şey yok, olması içinde bir sebep yok. İçinde zaten bir görüntü olmaz perde yok ki etin içinde bir görüntü olsun. Sadece bir elektrik akımı var ama biz elektrik akımını koskoca bir dünya olarak görüyoruz. Yani bir bakıyoruz ay ne kadar güzel diyoruz. Mesela gemiler geçiyor, ne kadar büyük gemiler bunlar diyoruz. Hâlbuki beynimizin içinde şu kadarcık yerde geçiyor o gemiler.
 
Muhabir: Sevgili Hocam yolda bir cenaze arabası görüldüğünde insanlar neler hatırlarlar?
 
Adnan Oktar: Çok muhteşem, hemen Allah’ı hatırlayacaklar, ölümü hatırlayacaklar. Ölümü aslında anmak, ölümü hatırlamak, insanı çok güzel ahlaklı yapar. İnsanların sorunu ölümü hatırlamamalarıdır, ahireti düşünmemeleridir. Ölümü ve ahireti düşünmedikleri için enaniyet, gurur, kibir ve azamet oluyor. O zaman da insan kendini beğenmiş oluyor. Ayette şeytandan Allah’a sığınırım, "insan kendini müstağni gördüğünden azar" diyor, “innel insane leyatka” hatırlayabildiğim kadarıyla. Yani insan kendini müstağni gördüğünde, yani üstün, kusursuz, dokunulmaz gördüğünde azar diyor Allah. İnsanın kendi kendini eleştirmesi kusurlarını ve aczini kabul etmesi lazım ki kendini geliştirebilsin, mükemmele ulaşabilsin.
 
Muhabir: Hocam ateistler Allah’a inanmayanlar.
 
Adnan Oktar: Evet.
 
Muhabir: Ama tanıdığımız ateistler var mesela, canı yandığı zaman aman Allah’ım diyor.
 
Adnan Oktar: Evet.
 
Muhabir: Neden oluyor bu?
 
Adnan Oktar: İşin doğrusu..
 
Muhabir: Allah’a inanmıyor, ama ismini telaffuz ediyor.
 
Adnan Oktar: Evet gerçek anlamda Allah’a inanmayan bir kişi bulamazsınız dünyada. Hepsi Allah’a inanır, inattan dolayı böyle küfri inadı deniyor. Allah diyor, şeytandan Allah’a sığınırım, "zulüm ve büyüklenme dolayısıyla" diyor, "vicdanları kabul ettiği halde" diyor bakın Cenab-ı Allah’ın ifadesine dikkat edin, "vicdanları kabul ettiği halde, zulüm ve büyüklenme dolayısıyla inkar ettiler" diyor Allah. Bir zulme eğilim, bir de büyüklenme, gurur yani kendinden büyük bir şeyi kabullenmek istemiyor. Yani Allah kendisinden daha büyük olduğu açık, bunu kabul etmek istemiyor. Tabi Allah büyük deyince insanlar böyle hacmen büyük anlıyorlar. Mesela Allah-u Kebir dendiğinde, Allah-u Ekber dendiğinde, Allah pek büyüktür dendiğinde, Allah pek yücedir dendiğinde, tesbihlerinde sürekli Allah-u Ekber, Allah-u Ekber deriz biliyorsunuz, hacmi kastetmeyiz orada, Allah’ın manen büyüklüğünü kastederiz.
 
Muhabir: Hocam bu şeyleri biraz daha izleyicilerimize hatırlatalım, bize eğer maillerinizle ulaşmak istiyorsanız, ahirzamansohbetleri@hotmail.com, ayrıca bunu canlı izleyebilirsiniz bizim haricimizde yani Kaçkar TV’nin haricinde de canlı izleyebilmeniz için www.harunyahya.tv den de canlı izleyebilirsiniz. Ayrıca Harun Yahya’nın eserlerini yakinen takip etmek isteyen izleyicilerimiz ise www.harunyahya.org girdikleri zaman sitelere bunların hepsinden faydalanabilirler. Evet Hocam devam ediyoruz yine, aydınlanma ve evrim hurafesinin yer üstüne çıkışı nasıldır?
 
Adnan Oktar: Evrim hurafesi yaklaşık bundan 150 yıl önce Lamarck’ın devrinde başlayan bir akım ama asıl kökeni eski Mısır’a dayanıyor. Daha da ilerilere gittiğimizde Eski Sümer’e kadar dayanıyor. Şeytan hep klasik şeyi kullanmıştır, hep tesadüfleri kullanmıştır. Şimdi mesela bu yüzyılda Darwinizm yerlebir olacak ama küfür kopmaz. İncelir ama kopmaz. İslam da öyle incelir ama kopmaz. Mesela İslam 19. yüzyılda inceldi ama kopmadı, sonra gelişti büyüdü ve şu an hakimiyete doğru gidiyor. Küfür de gittikçe inceliyor dikkat ederseniz ama kopmuyor. İşte yüzyıl kadar bu devam edecek yaklaşık, incelecek fakat kopmayacak yine Darwinist düşünceyle yine ortaya çıkacaklar yüzyıl sonra. Yine böyle abuk sabuk iddialarla, yine garip akıl almaz iddialarla, yine Allah’ı inkar ederek ortaya çıkacaklar. Hatta biz de insan yaratırız, biz de hücre yaparız iddiasıyla ortaya çıkacaklar. Ondan sonra kıyamet insanların başına kopacak, yani ilahlık iddiasında çok ileri gidecekler, ondan sonra kıyamet kopacak. Onun için Darwinizm ne ilktir ne sondur, yani işin başından beri vardır. Hatta Hz. Musa o zaman evrim düşüncesinin yanlış olduğunu vurgulamak için asasını atmıştır, asa oradaki uydurma her şeyi yutmuş, hayvanın midesine gitmiştir. Canlı olduğunu göstermek için, yani midesi olduğunu Allah göstermek için bunu yapmıştır. Orada evrim inancını yok etmiştir Hz. Musa ilk önce. Hz. İsa da mesela çamurdan kuş biçiminde bir şey yapmıştır, ona üfürmüştür bir anda uçmuş normal kuş olmuştur. Ve böylece evrim inancını orada yok etmiştir. O devrin insanlarının anlayacağı yöntem budur. Ama bu devrin insanların anlayacağı da kitaptır. Yaratılış Atlası da Hz. Musa’nın asası gibidir şu an. Yani o zaman Hz. Musa nasıl asasıyla bunu ispat ettiyse, biz de bunu Yaratılış Atlası’yla, fosillerle ispat ediyoruz.
 
Muhabir: Hocam yine maillerimiz sırasıyla gelmeye başlamış, Nurgül Samancı isminde bir izleyicimiz, "De ki Allah dilemedikçe kendime hiçbir fayda ve zarar getirmeye kadir değilim". Araf 188 demiş, ayetini açıklar mısınız? Bu ayete göre insan iradesinin hiçbir önemi yok mudur? Diyor.
 
Adnan Oktar: İnsanın tabii ki iradesinin önemi var. Siz mesela buraya isteyerek geldiniz, ben de isteyerek geldim, irademle geldim. Soru soruyorsunuz irademle cevap veriyorum ama bunlar benim kaderimde. Yani deminden beri yaptığım bütün konuşmalar kaderimdeydi, ben daha annemden doğmadan hatta daha dünya kurulmadan bu konuşma yapılmıştı, yani bütün detaylarıyla yapılmıştı. Allah dilemedikçe tabii ki biz dileyemeyiz, çünkü tek bir an vardır, tek bir an içerisinde biz sonsuz hayatımızın tamamını yaşadık. Dolayısıyla bunların hepsini biz kendimiz yapıyoruz, fakat aynı zamanda da kaderimizdedir. Allah’ın emrettiklerinin dışında biz hiçbir şey yapamayız.
 
Muhabir: Hocam yine Ali Kasım Güler isminde bir izleyicimiz, neden meleklere iman imanın şartlarından biridir ve neden meleklere iman etmemek insanı dinden çıkarır?
 
Adnan Oktar: Çünkü melekler var, Allah melekler var diyor, mesela Cebrail Aleyhisselam Peygamber Efendimiz’e vahiy getiriyor, Azrail Aleyhisselam can alıyor. Mikail’in başka görevleri var, İsrafil Aleyhisselam’ın başka görevleri var ve büyük meleklerin de hepsinin ayrı ayrı görevleri var ve var olan varlıklar bunlar. Kıyamet zamanı zaten ortaya çıkacaklar ve bütün insanlar da görecek. Ahirette zaten göreceğiz melekleri, bu dünyada da birçok kere insanlar meleklerle görüşmüştür. Peygamberlerin tamamı görüşmüştür. Bazen de insanlar fark etmez melekler bir kıyafetle gelir, güzel bir insan suretinde gelir, fark edemezler. Dolayısıyla Allah’ın kitaplarına, Peygamberlerine, kadere, hayrın ve şerrin Allah’tan geldiğine, hepsine Müslümanlar iman edecek. Ölümden sonra dirilişe, bunların herhangi bir tanesinin eksikliği tabii ki insanı dinden çıkarır. Yani Allah diyor Kuran’ı, şeytandan Allah’a sığınırım, Kuran’ı aralarında parça parça ettiler diyor. Yani bir kısmına inanıp bir kısmına inanmamak şeklinde bir düşünce olmuştu o zamanlar. Allah onu telin ediyor Kuran’da. Yani bir kısmına inanırız, bir kısmına inanmayız dendiğinde tamamına inanmamış hükmünde olur.
 
Muhabir: Hocam, Aylin Kara isminde bir izleyicimiz, Hocam bir hadisede Hz. Peygamber’in Ahir zamanda gelecek Müslümanlar için kardeşlerim diyor ve kardeşlerini görmeyi arzu ettiğini belirtiyor. Peygamberimiz’in bu arzusunun sebebi neydi sizce diyor?
 
Adnan Oktar: Mehdi’yi Peygamber Efendimiz çok seviyor, çok övüyor anlatıyor. Cennet halkının seyitleriyiz diyor. Mehdi, ben diyor ve diğer sahabelerin ileri gelenlerini sayıyor, Peygamber Efendimiz’in Mehdi’ye karşı coşkun bir sevgisi var ve Mehdi’yi görmüş bir insan Peygamber Efendimiz. Bütün vücut özelliklerini, fiziğini, ahlakını, gidişatını, neler yapacağını, neler olacağını sahabelere çok detaylı anlatmıştır. Hatta yeni yeni hadislere ulaştık, dün ulaştım. Mesela Fırat’ın kenarına geldiğinde Hz. Ali, Fırat Nehri’nin kenarına geldiğinde, bu nehirden ateş ve ışık çıkacak diyor ahir zamanda. Mesela bu çok büyük bir mucize elektrik elde edeceğini söylüyor. Mesela başka bir rivayette gene demir demirin üzerinde uçacak diyor ahir zamanda, bu elektrikli trenler var biliyorsunuz, manyetik güçle havada gidiyor hızlı, süratli tren en son gelişen süratli trenler. Bunlara işaret ettiğini anlıyoruz rivayetin. Buna benzer çok şaşırtıcı bilgilere ulaşıyoruz. Yani inceledikçe insan hayretten hayrete düşüyor maşaAllah. Mesela Resulullah’a soruyorlar, Mehdi’yi nasıl göreceğiz, bütün dünya herkes görecek diyor Peygamber Efendimiz. Nasıl görecekler diyor, O da herkes evinde oturduğu halde görecek diyor. Hatta sokakta gezen insanlar da görecek diyor. Mesela şu an cep telefonu ile insanlar istediği kişinin görüntüsünü görebiliyorlar. Evinde televizyonda seyredebiliyorlar, yani evlerinde görecekler ve sokaklarda da görecekler diyor ve bütün dünya görecek diyor. Mesela ahir zamandaki şahısların sesini bütün dünya aynı anda duyar diyor, hatta her kavim kendi dilinden duyar diyor. Sünni hadis kitaplarında da var bu anlattıklarım.
 
Muhabir: Rize’den bir izleyicimiz Hocam şunu söylemiş Esma Kurtulmuş, Adnan Hocam ben bir şeyi çok merak ediyorum. Kuran’ı Kerim’de, Firavun’un sarayında iman eden bir bayandan bahsedilir. Bu bayan, Firavun’un eşimiydi ve Hz. Musa’yı bu kişi mi büyütmüştü? Hayırlı akşamlar demiş.
 
Adnan Oktar: O mübarek annemiz evet Hz. Musa’yı çok candan seven, Hz. Musa devrinde yaşamış, sarayda onunla görüşmüş olan, onun anlattığı tevhit inancını canı gönülden kabul eden ve her türlü riski ve tehlikeyi göze alarak çölde onunla beraber ayrılan ve onunla beraber hayatını yaşayan mübarek bir annemizdir. Firavun’un o muhteşem sarayını, debdebesini, nimetlerini, gösterişini, saltanatını terk etmiştir. Çölde Hz. Musa ile yaşamayı kabul etmiştir ki kırk yıl çölde kalmıştır Hz. Musa ve müminler, çok zor şartlarda asla ayrılmamıştır Hz. Musa’nın yanından. Bu da tabi kadınlara örnektir. İnsanlar, kadınlar evlilik düşüncesinde karar verecekleri vakit, sevgiye karar verecekleri vakit takvayı arayacaklar ve Allah’ın rızasının en çoğunu arayacaklar. Çünkü Firavun da kılık kıyafet tamam, yiyecek içeceğin en alası var, sarayın ihtişamı zaten ortada, yani akıl almaz nimetler var fakat takva yok, güzel ahlak yok, sevgi yok. Bunu gören o muhterem kadın, bütün tehlikeyi göze alarak Hz. Musa’nın yanına gidiyor ve ölüm tehlikesi var, açlık tehlikesi var, her şey var buna rağmen onunla beraber yaşamıştır.
 
Muhabir: Hocam enteresan bir soru var burada. Sevgili Adnan Hocam ben İslam’ı yeni öğrenen birisiyim. Ancak ailem bu konuya sıcak bakmıyor. Annem ve babam senin günahlarını biz üstleniriz diyorlar. Böyle bir şey mümkün olabilir mi? Bana çok mantıksız geliyor diye söyleyen Emir Çelik isminde bir izleyicimiz.
 
Adnan Oktar: Günahlarını bir başka kişinin yüklenemeyeceği çok açıktır, bu, dinin açık hükümlerindendir. Bu dini bilmemekten kaynaklanıyor, İslam’ı bilmemekten kaynaklanıyor. Bir de insan evladını ateşe atar mı, anneler babalar çok yanlış yapıyorlar. Ateşe çağırıyorlar, cehenneme çağırmış oluyorlar. Bıraksın o bilakis İslam’ı yaşasın, Kuran’ı yaşasın hatta kendileri de Kuran’ı, İslam’ı öğrensinler bu hayat çok kısadır. Biz imtihana buraya geliyoruz, tabii ki o mübarek ve muhterem kardeşim kimse, aşkla şevkle Kuran’ı yaşayacaktır. Allah’a isyan konusunda anne babaya itaat olmaz. Her konuda anneye babaya itaat olur, derin sevgi gösterilir, hatta dinsiz de olsa anneye babaya saygı gösterilir. Hıristiyan olsa aynı şekilde saygı gösterilir hatta derler içip sarhoş olup meyhanede olsa bile alıp sırtına getirir. Yani Müslümanın bu görevidir, fakat dinden onu ayırmaya kalkarsa, dinin hükümlerini yapmamaya onu zorlarsa onda itaat yok, onda itaat etmeyecek.
 
Muhabir: Saadet Gül isimli bir izleyicimiz, Bediüzzaman Said Nursi’nin ben İslam’ın bayrağını hanımlarla birlikte İstanbul’a dikeceğim şeklinde bir sözü var, diyor. Ayrıca hanımlar risalesinde ve diğer eserlerinde kadınlara şefkatini görüyoruz. Siz İslam ahlakının anlatılması ve yayılmasında kadınların önemini nasıl yorumluyorsunuz diyor?
 
Adnan Oktar: Kadınlar Allah’ın en güzel, en hoş, en etkileyici tecellileridir. Cennette de en büyük nimettir, dünyada da en büyük nimettir onlar. Kadınlar bir de fıtraten İslam’a, Kuran’a çok yatkındırlar, şefkat madenidir onlar, içli, sevgi dolu, temiz, tahir, ince düşünen ve çok akıllıdır kadınlar. Erkeklerden çok akıllıdır kadınlar. Yani hayret edilecek şekilde akıllıdır, erkekler düz bakarlar,
 
Muhabir: Hocam yapmayın.
 
Adnan Oktar: Yok gerçekten böyledir, yani ispat edebilirim yani açık açık
 
Muhabir: Doğrudur, tabii ki ben espri ile söyledim.
 
Adnan Oktar: Ama detayda yani çok detaya girdikleri için akıllarını o kadar kullanamıyorlar. Yani çok girifttirler, çok şüpheci olur kadınların birçoğu, o yüzden boğuluyorlar konularda, yoksa erkekler birkaç düşünce geliştirirler, bir tanesini hemen seçerler ama kadınlar yüzlerce binlerce detay çıkarabiliyorlar ve onların içinde boğuluyorlar yani onların içinde karar veremiyorlar ama müthiş girift düşünen, çok detaylı düşünen insanlardır. Tabi bir kısım kadınlar da bu detaylara girmez çok daha kolay halleder, ama ben ekseriyet itibariyle söylüyorum. Ama dünyanın en muhteşem varlıklarıdır, güzel ahlak madenidir onlar. Tabi ki ahir zamanda Mehdi devrinde de Mehdi’nin talebelerinden bir kısmının kadın olacağını, bayanlardan oluşacağını Peygamber Efendimiz hadislerde belirtiyor. Said Nursi Hazretleri ben diyor Mehdi’nin piştar öncü bir neferiyim, ona ortam hazırlıyorum diyor. Hiçbir cihette diyor ahir zamanın o acip şahsı gibi olamam diyor, hiçbir cihette ahir zamanın o acip şahsı gibi olamam. Ona yer hazır eden, ona ortam hazırlayan bir piştar, neferi önderiyim diyor. Ben kendimi seyid bilmiyorum diyor, o ahir zamanda gelecek o eşhas, o zat diyor, o acip şahıs Peygamber Efendimiz’in neslinden olacak diyor, seyid olacak diyor. Çok detaylı anlatmış hep o şahıs, o zat diye anlatır çok detaylı anlatır, geliş vaktini zaten belirtmiştir. İstanbul’u manen fethedecek olan da yine Mehdi’dir. Said Nursi Hazretleri diyor ki ben kabrimden diyor, bu güzelliği, bu nimeti seyredeceğim diyor yani ben diyor kışta geldim diyor, onlar baharda gelecek diyor. Bu kutsi çiçekler diyor baharda açacaklar diyor ben de kabrimden seyredip Allah’a şükredeceğim diyor, gidişat oraya doğru gidiyor inşaAllah.
 
Muhabir: Tolga Edizer isminde Ankaralı bir izleyicimiz, Hocam diyor, Obama’nın İslam dünyasına bakışını nasıl buluyorsunuz? Ortadoğu’da yaşanan olayların asıl sebebi nedir sizce? Din savaşı mı, toprak savaşı mı, yoksa terör ve radikalizmle mücadele mi? Bu konularda diyor adaleti kimler sağlayacak?
 
Adnan Oktar: Bu adaleti sağlayacak olanı Peygamber Efendimiz belirtmiş, (sav) belirtmiş. Hz. Mehdi’dir, Hz. İsa’nın nüzulü ile o mübarek Peygamber’in gelişi ile de çok netleşip, kesinleşip Hıristiyan alemiyle de birleşerek tek bir tevhid inancı olan İslamiyet’in hâkimiyeti mevzubahis olacaktır. Ama bundan önce bu olaylar olacaktır, şimdi ateist masonlar ve ateist Siyonistler kitlevi Müslüman kanı döktüler, çok büyük bir kan döktüler. Afganistan’da, Irak’ta, Filistin’de her yerde kan döktüler. Şimdi ellerini yıkama vakti geldi, onlar ellerindeki kanı yıkayacaklar şu an. Yani bir süre dinleniyorlar onlar ara ara böyle kan döktükten sonra ellerini yüzlerini yıkayıp bir dinlenirler. Obama’yı da bu konuda görevlendirmiş oldukları görülüyor. Ama Obama’nın ben şahıs olarak daha mazlum ve samimi olduğuna inanıyorum.
 
Muhabir: Babası Müslüman’mış.
 
Adnan Oktar: Efendim
 
Muhabir: Babası Müslüman’mış.
 
Adnan Oktar: Evet, daha mazlum ve daha samimi olduğuna inanıyorum ama Obama’nın gelişinden masonların ve Siyonistlerin haberi yoktur diyemeyiz yani, gelişini biliyorlar yani bilerek getirtiyorlar. Çünkü ellerini yıkayıp bir pişmanlık psikolojisi meydana getirecekler şu an. Yani hani bazı insanlar olur ya böyle, karşısındaki insanı döver iyice, sonrada gidip ona çay ısmarlar özür dilerim der, kusura bakma oldu bir kere der böyle mafya yöntemidir böyle çirkin insanların yaptığı bir yöntemdir. Şimdi olay budur yani özür dileriz kusura bakmayın, çok dövdük ama biraz dinlenin gibi şey oluyor. Bunun çözümü olmaz, bu tekrar tekrar tekrarlar. Obama’nın sürekli başta duracağı diye bir konu yok. Yani Obama’ya güven olmaz, Allah’a biz güveneceğiz. Obama’nın yapacağı hiçbir şey yok ama ahir zamanda gelmesi, Mehdi devrinde gelmesi tabi bir işarettir. Mehdi devrinde Mehdi’nin karşıtı, zıttı olan hiçbir güç başarılı olamayacaktır. Yani hiçbir insan başarılı olamayacaktır. Mehdi’nin kahredici gücü vardır Allah’ın dilemesiyle. Yani hatta diyor rivayette karşısına dağlar çıkar diyor Mehdi için, dağlardan yol bulur yine geçer diyor. Mehdi çok güçlü rakiplerle karşılaşacaktır fakat hepsini devirip geçecektir. Fikren ve kültüren, tavırlarıyla, düşüncesiyle hatta Mehdi diyor bütün silahlardan daha büyük bir silahla ortaya çıkacaktır diyor. İşte bu sevgidir, en büyük silahla ortaya çıkacaktır, sevgi silahıyla ortaya çıkacaktır. Bütün dünyadaki bu kanı, gözyaşını, sevgi, şefkat, merhamet, sevgi ve muhabbetle yok edecektir.
 
Muhabir: Fatih Bir isimli izleyicimiz Peygamberimiz ve Kuran’la birlikte İslam dini Müslümanlara her alanda büyük bir üstünlük getirmiştir. Bugün ise tam tersi bir durum söz konusu ve çok büyük yanlışlar yaşanıyor. Bunlar nasıl düzelecek Hocam demiş?
 
Adnan Oktar: Bir daha anlatırsınız,
 
Muhabir: Tekrar edeyim mi?
 
Adnan Oktar: Evet tekrar edin.
 
Muhabir: Peygamberimiz ve Kuran’la birlikte İslam dini Müslümanlara her alanda büyük bir üstünlük getirmiştir diyor. Bugün ise tam tersi bir durum söz konusu ve çok büyük yanlışlar yaşanıyor. Bunlar nasıl düzelecek Hocam demiş?
 
Adnan Oktar: Bakın bunun sebebi Müslümanların büyük bir bölümünün Kuran’ı terk etmeleri ve Peygamber Efendimiz’in sünnetlerini terk etmeleridir. Halbuki, bakın Peygamberimiz çok detaylı olarak ahir zamanı anlatıyor, bak bunlar bunlar başınıza gelecek, şu şu olaylar olacak, şu alametler olacak ve Allah size Mehdi’yi gönderecek, Mehdi sizi toparlayacak bir araya getirecek, sonra Hz. İsa inecek diyor. Şimdi Müslümanları bu ilgilendirmezse o zaman Allah’ı da o tarz Müslümanlar değil mi nasıl değerlendirir bir düşünmesi gerekir yani o Müslümanların Allah’ı düşünmesi sağlıklı olmamış oluyor o zaman. Allah o zaman o insanlarla ilgilenmez, Allah o insanlara darılır. Hatta Allah esirgesin bela verebilir, sıkıntı verebilir, her şey Allah’ın kabzul kudretindedir. Yani istese ateist Siyonistleri bir günde siler Allah. Yani güçlerini kırar manen feraset, basiretlerini kaldırır güçlerini kırar Allah. Ve bu hep de olmuştur mesela Peygamber Efendimiz’in zamanında tepmez devrilmez güç gibi görünüyorlardı, bir anda hepsini Allah sildi ve teslim oldular. Hz. İbrahim zamanında da öyle, bir anda teslim oldular. Hz. Yusuf tek başınaydı, koskoca devlet ona teslim oldu, koskoca Mısır devleti onun emrine girdi, tek başınayken. Demek ki bu Allah için son derece kolay, Allah bunu gösteriyor ama Allah’ın dediklerini yapmak çok önemli. Mesela Hz. Yusuf Allah’ın dediklerine çok titizdi, Hz. İbrahim çok titizdi, Peygamber Efendimiz çok titizdi, ahir zamandaki Müslümanlar da Peygamber Efendimiz’in sözlerine çok titiz olacaklar. Allah bölünmeyin diyor bölünüyorlar, Allah birleşin diyor birleşmiyorlar. Bölünmek haram, birleşmek farz, bunu mutlaka Müslümanlar yapacak. Bunu yapmadıkları müddetçe bu harama girdikleri müddetçe, bu acı, bu sefalet, bu gözyaşı devam eder. Bunun başka hiçbir çözümü yoktur.
 
Muhabir: Şirkle ilgili bir soru yöneltmişler ama şirki açar mısınız, şirk ne demek Hocam?
 
Adnan Oktar: Şirk Allah’a her türlü ortak koşma. Mesela bir insan diyor ki bir sanatçı geliyor, ben diyor şunu çok güzel yaptım diyor, bugün uğraştım çekiçle şu eksik yönleri de vardı bunu bitirdim bugün diyor, 4 ayda ben bunu bitirdim diyor. Bu işte şirktir, Allah bana bunu çok güzel yaptırdı, Allah bana kuvvet verdi, imkan verdi, bunu Allah meydana getirdi, beni vesile etti demesi lazım. Ben yaptım, ben ettim dedin mi Karun da öyle demişti, her şey benim gücümle, kendi imkanımla oldu demişti, Allah bütün malını mülkünü elinden almıştı. Mesela bu devirde de insanlar ben yaptım, ben ettim dedi, Allah hepsinin elinden malını mülkünü yine aldı. Geçmiş devrin kapitalisti Karun’du, bu devrin kapitalistlerinin de yine karşılaştığı şey Karun’un karşılaştığı olaya benziyor. Ben yaptım, ben ettim olmaz. Allah yaptı, ben vesile oldum diyecek. Her şeyi Allah yaratıyor, kudreti veren Allah’tır diyecek. Biz maşaAllah diyoruz bir şey olduğunda, bu ne demektir, Allah ne güzel yarattı. Mesela bir insana bir bakıyoruz veyahut bir esere bakıyoruz, bir çiçeğe bakıyoruz maşaAllah diyoruz. Ben yaptım ettim derse bir insan bu şirk olur.
 
Muhabir: Ahmet Ercan Gerçek isimli bir izleyicimiz, Hocam Allah Kuran’da şirk koşanların cehenneme gireceğini söylüyor. En Büyük İftira Şirk isimli kitabınızı okudum ve oradan şirkin gizli ve açığı olduğunu öğrendim ve çok büyük bir tehlike olduğunu fark ettim diyor. Şirkten kaçınmak için bize ve müminlere ne tavsiye edersiniz?
 
Adnan Oktar: Şirk çok açık bir şeydir, yani eskiden beri yani dünyanın ilk yıllarından beri devam eder bir sapkın inanç şeklidir. Mesela Darwinizm de bir şirktir. Çünkü maddeyi putlaştırıyor, atomları putlaştırıyor. Atomun aklına inanıyor, atomun ilah gücünde olduğuna inanıyor, atomu haşa Allah gibi görüyor. İşte insanın gözünü yapar, kaşını yapar, burnunu yapar, boy pos verir, hatta onlar da gider şehirleri yapar gibi bir inanç var, bu bir şirktir. Mesela geçmişte de insanlar yine putlara tapıyorlardı, putun her şeyi yaptığına inanıyorlardı. Hz. İbrahim devrinde de biliyorsunuz
 
Muhabir: Mantığa uyuyor mu, put ne yapar Allah aşkına.
 
Adnan Oktar: Hatta Hz. İbrahim biliyorsunuz onlarla alay etmek için büyük putu ellemiyor, onları bırakıyor diğer putların hepsini kırıyor, baltayı da getiriyor o büyük putun boynuna asıyor. Bunu kim yaptı diyorlar putlarımıza diyorlar, Hz. İbrahim diyor bu büyük put yaptı diyor, putunuz yaptı diyor. Sen de biliyorsun diyorlar onun yapmayacağını, böyle bir şey yapmayacağını diyorlar, peki o zaman değil mi onun niye bütün kainatı yarattığına inanıyorsun? Her şeyi yapacağına inanıyorsun? Hz. İbrahim onları o şekilde uygun bir üslupla aşağılamış oluyor. Şimdi biz asrımızda bunu anlatıyoruz yani atomların put olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu, bunların hiçbir şey yapamayacağını söylüyoruz. Mesela bir avuç kumu alsak atsak bir şiir meydana gelmez diyoruz, bir yazı meydana gelmez diyoruz, yine bu Hz. İbrahim’in yöntemidir, bu yapılan yöntem de.
 
Muhabir: Hocam kokana karakterini yaşayan insanlar temizliğe neden önem vermezler? Veyahut kokanayı şöyle halk dilinde yaşlı anlamına mı geliyor?
 
Adnan Oktar: Kokana tabi biraz
 
Muhabir: Yaşlı kokana derler mesela.
 
Adnan Oktar: Genellikle öyle bilinir ama bazı insanlar var hakikaten öyle mesela tırnağı dört kat oje oluyor, saçını yaptırıyor mesela bir hafta on gün saçı o şekilde geziyor. Yani mesela fanilasını değiştirmiyor, haftalarca duruyor ama çok şık giyindiği kanaatinde, çok çok güzel giyindiği, yani mesela küpeleri paslanmış artık onlar kulağında enfeksiyon meydana getiriyor, onlarla böyle gurur ve kibirle salınarak gidiyor, zannediyorum onlara diyorlar kokana diye.
 
Muhabir: Hocam şuursuzluğun şeytanla olan benzerliğinden bahseder misiniz?
 
Adnan Oktar: Şeytan klasik psikopattır, aslında şuursuz değil, şuurlu şeytan ama psikopat. Yani şuuru kapalı da denilebilir, yarı kapalı da yani sarhoş halde böyle. Bir uyuşturucu krizine girmiş bir psikopat gibi. Allah’a haşa kendi aklıyla akıl vermeye kalkıyor haşa Allah’a. Beni ateşten yarattın, onu topraktan yarattın diyor. Ben secde etmeyeceğim diyor mesela Âdem’e. Hâlbuki Allah orada onun tevazusunu görmek istiyor, onun mütevazi olduğunu kendisine göstermek istiyor. Allah’a kul olduğunu, Allah itaat ettiğini göstermek istiyor. Orada küstahlık ve psikopatlık yapıyor, sonra dönüyor diyor ki bana müsaade ver, zaman ver, kıyamete kadar çok samimi kullarının dışında bütün insanları saptıracağım diyor. Allah da, şeytandan Allah’a sığınırım, "sana bu müsaade verildi" diyor. Şeytanın yaptığı da budur yani şeytanın ve avenesinin yaptığı budur. Aklı zayıf insanları demedim mi tarzında yani ben demiştim, dediğim çıkıyor mantığıyla hareket ediyor şeytan. Yani onlar da benim gibi olacaklar yani insanlar da böyledir. Onlar da sana itaat etmeyecekler, onlar da secde yapmayacaklar, onlar da böyle psikopattır, böyle ahlaksız tiniyetlidir gibi bir mantıkla kendince ortaya çıkıyor. Hakikaten şeytanın saptırdığı insanları da görüyoruz. Birçok insanı delalete düşürüyor, birçok insana kan döktürüyor. Zulüm yaptırıyor mesela ateist Siyonistler, masonlarda şeytan çok şiddetli tecelli ediyor. Hatta direk görüntü halinde onlara görünerek bunları anlatıyor. Hipnoz seanslarında çağırıyorlar şeytanı, fakat üst derecelerde de direkt görüşüyorlar, doğrudan bağlantıları var. Kuran buna işaret ediyor, onları diyor şeytan kabuk gibi bağlar üstlerini diyor. Yani üstlerini kabuk gibi bağlar, direkt üstlerine çöküyor şeytan ve ondan ne duyuyorlarsa uyguluyorlar, sonucunda da bunlar oluyor işte.
 
Muhabir: Mehmet Yar isminde bir izleyicimiz hayırlı akşamlar saygıdeğer Hocam,
 
Adnan Oktar: Hayırlı akşamlar
 
Muhabir: Serdar Turgut geçtiğimiz günlerde, ben mailleri aynı geldiği gibi okuyorum ki estetiği bozulmasın diye Hocam. Serdar Turgut geçtiğimiz günlerde bir yazı yazdı ve dedi ki gazetelerde yanlış haberler yapılıyor, mutlaka her gazetede din konusunda uzman bir editör olması gerekir dedi. Siz büyük gazetelerdeki din konusundaki haberleri nasıl yorumluyorsunuz?
 
Adnan Oktar: Bir kısım büyük gazeteler diyeyim yani eğer Darwinist materyalist olmazsa bir adama yazı yazdırmazlar pek. Darwinist olması şartı vardır bir kere. Dikkat ederseniz Darwinist olmayanlara pek yazı yazdırmadıkları gibi yani sözünü dahi etmek istemiyorlar. Onlar için aydın ve kaliteli hoca Darwinist olan hocalardır. Halbuki çok açık yani Kuran’ın hükmüne melekler ve cinler evrimle yaratılmamıştır, Allah bunları birden yaratmıştır. Hz. Musa’nın zamanında ağaç tahta yani tahtayı atmasıyla beraber canlı yılan oluyor ve Allah onun öbür uydurduklarını da yutacak şekilde midesiyle, yani normal canlı olduğunu gösterecek şekilde yaratıyor ve bir anda yaratıyor. Hz. İsa’nın yaptığı çamurun bir anda üfürmesiyle kuşa dönüşmesini bu hocalar açıklayamazlar. Yani o anda evrim mi oldu bir anda? Hazreti Musa asasını atmasıyla tahta çünkü atar atmaz yılan oluyor, yılanı kuyruğundan tutuyor, tuttuğunda yeniden tahta oluyor, bunlar evrim mi?
 
Muhabir: Hocam demiş, aklıma uzun süredir takılan bir soru var. Bunu Turgut Demirhan, Stuttgart Almanya’dan bir izleyicimiz diyor. Telekinezi yani zihin gücüyle maddeleri hareket ettirebilme yeteneği diye bir şey var mıdır? Yoksa bu bir yalan mı demiş? Var mı böyle bir şey Hocam?
 
Adnan Oktar: Atıyorlar tabi.
 
Muhabir: Atıyorlar değil mi? Böyle bir şey yok.
 
Adnan Oktar: Yok yalan.
 
Muhabir: Ey ruh gel
 
Adnan Oktar: Yok öyle bir şey
 
Muhabir: Yok değil mi?
 
Adnan Oktar: Gelsinler burada bir şeyi hareket etsinler görelim öyle bir şey varsa.
 
Muhabir: Evet Hocam peki. Aydın Mert Trabzon’dan, bu Trabzonlu hemşerilerim son zamanlarda bize iyi gelmeye başladı. Yeni diyor Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Obama’nın Guantanamo’daki üssünün kapatılma talimatı vereceği haberlerde yer aldı, bu konuda Hocam ne düşünüyor? Acaba Obama bunu başarabilecek mi demiş?
 
Adnan Oktar: Tabii ki başaracak ama Guantanamo zaten görevini yaptı orası, yani Müslümanları kırdı geçirdiler orada. Gereken acıyı çektirdiler, gereken yıldırma işlemi yapıldı. Irak’ta gereken kanlar akıtıldı, Afganistan’da akıtıldı, Filistin’de akıtıldı, şimdi güzelce, güzelce de demeyeyim de yani çirkin bir şekilde, yaptıkları bu eylemden sonra ellerini yıkıyorlar. Ellerini yıkama eylemi Obama’yı da tabi bu konuda görevlendirdiler. Ama tabi inşaAllah iyi niyetlidir. Bu her halükarda hayırdır yani geliş şekli, gidişatı hayırdır, hayırla bakmak lazım. Zaten her şeyde bir hayır vardır. İnşaAllah bu önümüzdeki günlerde daha da açık belli olacaktır ama zannediyorum Amerikan politikasında bir yumuşama olacağı görülüyor yani zaman zaman Amerikan politikasında böyle saldırgan bir politika izleniyor, zaman zaman da yumuşayan bir politika izleniyor. Mesela Hillary Hanım var biliyorsunuz Clinton’un hanımı, onun dış işleri bakanlığına getirilmesi de, mesela o kadın da
 
Muhabir: Ülkemiz için iyi oldu diye düşünüyorum.
 
Adnan Oktar: Evet, yumuşak başlı bir kadın.
 
Muhabir: Sempatik bakıyor bize.
 
Adnan Oktar: Evet barışçıl ve sevecen böyle zulme yatkın birisi değil, onun gelmesi bunlar güzel görünüyor yani iyi görünüyor.
 
Muhabir: Hocam Avusturya’dan Necip Fazıl Tekioğlu isminde bir izleyicimiz zamanımızda birçok dini cemaatler var diyor. Hz. Mehdi zamanında bu cemaatler ve tarikatlar yine olacak mı diye sormuş?
 
Adnan Oktar: Tabi ki bunlar bir süs ve güzellik. Ama bunlar Mehdi’yi aşkla sevecekler, coşkuyla sevecekler, manevi lider olarak onun hatırı herkese geçecek Mehdi’nin özelliği budur. Yani ne derse yani aşkla, severek, coşkuyla onun dediklerini yerine getirecekler, yoksa tabii ki her şey duracak yani Nakşibendîlik, Kadirilik, Nurculuk mesela Süleyman Efendi’nin talebeleri, bunların hepsi duracak çünkü bunların hepsi hayırlı ve güzel hizmetler. Bunların kalkması için bir neden yok. Fakat bu manevi lideri aşkla ve çoksuyla sevecekler, onun bir dediğini iki etmeyecekler inşaAllah. O da bütün anarşiyi, terörü durduracak, fakirlere yardım yapılmasını sağlayacak, çünkü insanlarda biraz irade zayıftır. Parası olur ama bir türlü veremez. Ne bekliyorsun diyecek mesela, yardım etsene niye fakirlere falan diyecek, insanlar böyle biraz hayra teşvik edildi mi yaparlar. Mesela kan döken, mesela PKK’ya Mehdi dese ki bunu durdurun, durur. Yani hatta inanın yani en fazla yarım saat falan, en fazla yarım saat. Yani mümkünü yoktur aksini yapmalarının, yani böyle bir olay olmaz zaten, hep yani birçoğu da imana geldiğini iddia eder sonra söyleyeyim inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam bir tanesi burada demiş siyasete nasıl bakıyorsunuz? Bize işaretiniz nedir, hangi partiyi destekleyelim diye böyle bir soru gelmiş?
 
Adnan Oktar: Bakın sayıyorum desteklemeleri gereken partileri.
 
Muhabir: İşaretinizi bekliyoruz diyorlar.
 
Adnan Oktar: İşareti veriyorum, AKP bir, MHP iki, BBP üç, Saadet Partisi dört. Bu dört partiyi tavsiye ediyorum. CHP’den de Sayın Baykal’ı çok seviyorum, çok saygı duyuyorum, çok kaliteli, nezih bir insan. Ona oy vermek isteyenler de şahsına oy verebilirler, inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam birçok kişi var ki imanlıyım diyor ama ibadetlerini yapmıyor. Bu düşünce yapısı imanı ahirette kurtarır mı diyor? Özkan Turca isimli bir izleyicimiz.
 
Adnan Oktar: Tabi bunlar iman zafiyetinden oluyor, yani mesela namaz kılmıyor bazı kardeşlerimiz ama biraz iman zafiyetinden oluyor bunlar, iman hakikatleri okumaları çok önemli, yani mesela www.harunyahya.org, www.harunyahya.com da benim eserlerimi okuyan normal orta akıldaki bir insanın yani mümkün değil İslam’ı kabul etmemesi. Dini hakkıyla yaşamaması mümkün değil Allahualem diyorum, yani mümkün değil. Kalbi müthiş bir Allah sevgisi ve Allah coşkusu ile dolar ve benim eserlerimde tek bir tane hurafe, mantıksız tek bir tane izah yoktur. Mutlaka ispatlı ve doğrudur. Her yönden çok istifade ederler, etrafındakilere de tavsiye etsinler ama bu tabi nasip meselesidir. Bazen insan Allah onun kalbine bilgi ihsan etse bile namaz kılmıyorlar, görüyorum, ama namaz son derece önemli bir ibadettir. Mutlaka yerine getirilmesi gereken bir ibadettir. Günde beş defa bütün Peygamberler namaz kılmışlardır, mümin kardeşlerime de namaz kılmalarını tavsiye ediyorum ama kılmayan cehenneme gider diye bir şey yok tabi. Çünkü insanlar samimiyetiyle cennete gidecekler, namaz kılanlar da cennete gidecek diye bir şey yok. Namaz kılıp cehenneme gidecek çok fazla insan olacaktır, namaz kılmadığı halde cennete giden de yine insanlar olacaktır inşaAllah, Allah bilir biz bilemeyiz.
 
Muhabir: Kıpti Müslüman nedir Hocam?
 
Adnan Oktar: Kıpti Müslüman? Kıpti benim çok çok sevdiğim çingene kardeşlerim. Yani çok dünyanın en tatlı insanlarıdır onlar ve çok mütevazı, mazlum ve sevecendirler. Böyle son derece mütevazı, o çok önemli. İnsanlar mutlu olsun diye gayret ederler. Toprak gibi mütevazıdirler. Roman da deniyor biliyorsunuz.
 
Muhabir: Evet.
 
Adnan Oktar: Çok değerli insanlardır. Her yerde insanların
 
Muhabir: Mısır’da da var bunlar.
 
Adnan Oktar: Evet, evet. Her yerde var. Ülkemizin bir rengi onlar, güzelliği maşaAllah.
 
Muhabir: Fahri Güngör isminde Tokat Zile’den bir izleyicimiz şunu diyor. Washington Post yazarı İslam ve Modernizm Türkiye’de uyum içinde, bu sebepten dolayı dünya Türkiye’yi izleyecek diye yazmıştı. Bu haber Atatürk’ten beri modernleşen Türkiye’nin yükseleceğinin ve Türk İslam Birliği’nin müjdeli bir haberi midir acaba? Diyor.
 
Adnan Oktar: Tam tam tam birebir. Bizim aslanlar aslanı Atatürk’ümüz bize o kadar güzel bir ülke bıraktı ki, o kadar güzel bir mantık ve o kadar güzel bir anlayış bıraktı ki, dedikleri doğru, İslam’ın özünü yaşayacak şekilde bir sistem meydana getirdi ve münafıkların yaşayamayacağı, samimi Müslümanların yaşayabileceği bir ortam meydana getirdi Türkiye’de. Ve pırıl pırıl aydınlık bir İslam anlayışı bugün Türkiye’yi sarmış durumda, görüyorsunuz, bu bizim güzel Atatürk’ümüzün vesile olmasıyladır, çok önemli bir hizmeti olmuştur o yönde, maşaAllah. Her yönde çok hizmeti vardır ama bu yönde de çok önemlidir hizmeti.
 
Muhabir: Sizi yakından izleyen bir yine sevgili izleyicimiz Sedef Barın, Hocam diyor bir röportajınızda iman etmenin güzelliklerinden bahsetmiştiniz. İman edince insan fiziksel olarak da güzelleşir mi diyor? İkinci bir sorusu daha var, Allah’a yakınlaşmaktan bahsetmiştiniz, bu nasıl olabilir? Kulun Allah’a yakınlaşması demek nedir? Bunun için ne yapmak gerekir? Diyor.
 
Adnan Oktar: Tabii ki yani iman eden insan ruhen de, bedenen de, her yönden güzelleşir ve üstünleşir. Ekonomik yönden de daha iyi olur, sosyal yönden de daha iyi olur, her yönden Peygamberler de görüyoruz. Peygamberlerin bir vasfıdır bu, bir özelliğidir. Ama tabi yani Müslüman ben güzelleşeyim diye iman etmez, iman ettiği için güzelleşir. Nur kaplar tabi mümini, kalbi sevgi dolu olur. Mesela çiçeklerden, böceklerden, her şeyden bir hikmet, hayır çıkartır. Kalbi Allah coşkusu ile dolar ve insanları Allah’ın tecellisi olarak görür ve onlardan çok derin haz alır. Çok derin onlardan bir sevinç vesilesi çıkarır kendisi için inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam bunu ben basit bir örnekle şöyle söyleyeyim. Mesela bir kahvehaneden çıkan insanın bir surat şekline, yüz şekline baktığınızda, çok çirkin bir görünümü vardır, suratı sertleşmiştir, içeride ya yenilmiştir oynarken ama camiden çıkana baktığınızda, bunu insanlar denesinler, bir kontrol etsinler, yüzü nurla kaplı, gayet güzel, böyle sevecen şefkatli bir şeyi oluyor ama kahveden çıkanlar çok farklı bir görünüm. Demek ki güzelleşme buradan oluyor Hocam.
 
Adnan Oktar: Ama bazen de kahveden çıkanlarında yine yüzü güzelleşmiş olarak çıkıyorlar çünkü kahvede çok güzel sohbetler oluyor, mesela dinden, imandan, şefkatten, merhametten, sevgiden bahsediyorlar,
 
Muhabir: Hocam oyundan fırsat bulup ta onu yapmıyorlar onu söyleyeyim size. Ama kahve kültürü olmayan kahvelerde bunlar var, doğrudur.
 
Adnan Oktar: Evet, kahve kültüründe zaten kütüphane olması gerekir, Allah’tan bahsedilir, kültürden bilgiden bahsedilir, sevgiden, şefkatten bahsedilir,
 
Muhabir: Hiçbir kahvede yok ama.
 
Adnan Oktar: İdeal kahveler inşaAllah oluşur.
 
Muhabir: Yunus Emre Şahin isminde bir izleyicimiz bazı hadislerde Mehdi için Allah onu bir gecede ıslah eder deniyor. Bu ne demektir, nasıl bir ıslah acaba?
 
Adnan Oktar: Allah ona olağanüstü bir bilgi, yani insanların bilmediği sadece onun bildiği özel bir bilgi veriyor olabilir yani net bilinen, açıkça bilinen, belki kainatın bir sırrını veriyor olabilir. Ve o da onla insanlara hizmette o sırrı kullanıyor olabilir inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam Sevgi Gönül isminde bir anne şunu size soruyor; Sayın Hocam, benim beş yaşında bir kızım var, ona Rabbimizi nasıl anlatabilirim? Saygılar demiş.
 
Adnan Oktar: O minik kediyi, o sevimli kediyi böyle kucağına alsın, derin bir sevgiyle onu sevsin, onun sevgisinin Allah’tan kaynaklandığını ona söylesin. Ben seni şu an seviyorum, sana iyilik yapıyorum, sana her türlü dostane tavrı gösteriyorum ama bunun sebebi Allah. Seni de, beni de yaratan Allah. Bana seni hediye eden de Allah, beni anne olarak, sana hizmetine sunan da Allah, dolayısıyla Yaratıcımızı çok sevelim tarzında anlatırsa onun minik kalbi zaten fıtraten yatkındır, hemen anlar. Çocuklar sevgiyle çok güzel eğitilir. Sevgiye çok açtır çocuklar ve candan samimi sevgiyi çok iyi bilir çocuklar.
 
Muhabir: O yaştaki çocuklara da doğruları söylemek lazım yoksa hemen algılarlar onlar.
 
Adnan Oktar: Tabi, tabi akılcı. Çocuğa adam yerine koymayarak, çocuk muamelesi yapmak en tehlikeli şeylerden biridir. O zaman çocuk şımarıp dengesini kaybedebilir, yani kendine saygıyı kaybeder çocuk o zaman.
 
Muhabir: Doğru söylüyorsunuz.
 
Adnan Oktar: Çocuğa büyük insana davranır gibi saygıyla, kaale alarak ve onun fikirlerine önem vererek, onu derin sevdiğini hissettirerek hareket etmek lazım, çünkü o da Allah’ın ruhunu taşıyor, o da bir mümin. Çocuğu adam yerine koymamak çirkin ve çok yanlış olur.
 
Muhabir: Kerem Kaygısız isimli bir izleyicimiz. Müslümanların ittifak etmelerinin gereğinden bahsediyorsunuz, bunu sıkça söylüyorsunuz, Müslümanlar ittifak etsin diyorsunuz, ancak diyor Araplar kendi aralarında bile birlik olamıyorlar, ben anladım ki diyor bu birliğin Arapların öncülüğünde olması mümkün değil. Gazze’ye yardım ve yapılanma konusunda bile anlaşamadılar. Tüm bunlar Türklerin öncülüğünde bir birlik için vesile midir acaba Hocam? Demiş.
 
Adnan Oktar: Allah işte çok güzel kardeşimiz onu çok güzel anlatıyor, Allah göstertiyor, her yerde haber çıkıyor Araplar birleşemiyor, birleşmiyorlar, birbirlerini desteklemiyorlar diye. Ama zaten Müslümanlıkta Arap, Kürt, Çerkez, bir ayrım yoktur yani hepsi bizim kardeşimizdir. Ama bu asil göreve, bu büyük görevi yapacak milletin Türkler olduğu, Türk milleti olduğu artık tescillenmiş oldu. Allah bunu açık açık da gösterdi. Hem hadislerde buna işaret var, hem ayetlerde işaret var, hem sosyolojik gelişmeler bunu gösteriyor, her yönden bunun böyle olduğu anlaşılıyor. Her yönden bu açıkça böyle, bunu kimse inkar edemez.
 
Muhabir: Hocam yine Trabzon’dan bir izleyicimiz İbrahim Zamasız diye bir izleyicimiz asabi mizaçlı olan bir kişi yaradılış olarak böyle olsa bile Kuran’a göre öfkesini yenmesi gerekiyor. Bunun için ne yapmalıyım, bazen çok sinirlenebiliyorum diyor? Bu devirde sinirlenmeyen yok zaten Hocam.
 
Adnan Oktar: Bakın Müslüman beynin içerisinde şu kadarcık bir et parçası içinde yaşıyor. Birkaç, amperi çok düşük birkaç gram bile etmeyecek küçücük bir et parçasının içinde Allah bütün dünyayı yaratıyor. Sonra çok utanır, Allah onu görüntü olarak yaratıyor. Dışarıda maddenin aslı vardır, fakat biz görüntüsü ile muhatap oluruz. Allah’a tam teslim olsun, her şeyi Allah hayırla yaratır, her şeyi bir hikmetle yaratır, çok olgun olacak Müslüman. Her şeyi hayırla yarattığını bilirse Allah’ın, gönlü çok rahat olur.
 
Muhabir: Hocam sitelerin adreslerini siz verebilecek misiniz?
 
Adnan Oktar: Tabi ama
 
Muhabir: İzleyicilerimizin takip etmesi açısından gerek canlı, gerek mail olarak
 
Adnan Oktar: Tamam söyleyeyim. Bir kere www.harunyahya.org, www.harunyahya.com, www.harunyahya.net, bunlar ana büyük siteler. www.harunyahya.tv den biliyorsunuz canlı yayın olabiliyor, şu anda da devam ediyor. www.bav-savunma.org’da da bizim hukuki konularımız var. www.psikolojiksavasyontemleri.com ’da bana yapılan saldırılar, Bilim Araştırma Vakfı’na yapılan saldırıların masonik kökenleri, ateist Siyonistlerin tavırları anlatılıyor www.psikolojiksavasyontemleri.com. www.dunyadanyankilar.com ‘da da yaptığımız çalışmalar dünyada nasıl etki ediyor bu anlatılıyor www.dunyadanyankilar.com. www.hazretimehdi.com , www.hazretimehdi.org da Mehdi konusu çok kapsamlı anlatılıyor www.hazretimehdi.com , www.hazretimehdi.org . www.turkislambirligi.org da Türk İslam Birliği çok detaylı anlatılıyor. www.islamdaekonomi.com da zaten adı üstünde bu konuda öğrenmek isteyen herkes buradan öğrenebilir. www.netcevap.org da evrimle ilgili iddialara verilen cevaplar var. www.yaratilismuzesi.com da fosillerle ilgili çok detaylı bilgi var. www.evrimaldatmacası.com zaten adı üstünde, www.yaratilisatlasi.com yine adı üstünde, www.masonluk.net’te de masonluk hakkında çok detaylı bilgi var. Hepsinden ücretsiz kitap indirebilirler, her şeyi indirebilirler yani sadece CD de indirebiliyorlar, film de indirebilirler her şeyi indirebilirler hepsi ücretsiz.
 
Muhabir: Nigar Paşalı isminde izleyicimiz, reklam arası mı? Evet Hocam bir reklam arasından sonra sohbetimize devam edeceğiz. Evet şimdi reklamlar.
 
Adnan Oktar: Tabi inşaAllah.
 
Muhabir: Reklamlardan sonra Hocamızla sohbetimize devam edeceğiz ama biz mail adreslerimizi bir kez daha vermiş olalım. ahirzamansohbetleri@hotmail.com bize maille buradan ulaşabilirsiniz. Ayrıca bunu Kaçkar TV’nin dışında da www.harunyahya.tv’den de canlı olarak izleyebilirsiniz. Eserlerini Harun Yahya’nın eserlerini, Hocamızın eserlerini yakinen görebilmeniz, takip edebilmeniz adına www.harunyahya.org sitesine girdiğinizde tüm detaylı bilgileriyle beraber onları göreceksiniz.
 
Muhabir: Peki nasıl tavsiye olacak bunlar Hocam?
 
Adnan Oktar: Oluyorlar işte Allah küçük düşürüyor, sürekli eziyor Allah, karşılığını veriyor. Allah ayaklarına dolandırdı. Şu an kedi gibi pısmış durumdalar zaten. Çünkü fikren çöktüler, fikir yok ortada, inanç yok, ideoloji yok. Fikri inancı olmayan insan böyle olur, bir anda yerlebir oldular. Fakat en vahim özellikleri milletimize tepeden bakmalarıydı, işte demin de anlattım bir araya toplanıp milletin hakkında yorum yapıyorlar, insanlarımız hakkında yorum yapıyorlar. Şöyle yapalım, böyle yapalım, şu öldürülsün, bu sağ kalsın, sen kim oluyorsun da cellat gibi kendi vatandaşlarımız hakkında, milletimiz hakkında böyle katliam emirleri ortaya çıkarıyorsun, yahut bombalama emirleri ortaya çıkarıyorsun, fitneye, fücura, cinayetlere sebep oluyorsun. Ve bu millete zulüm yapmanın alemi ne? Tertemiz insanlar yani sana ne kötülükleri dokundu? Bu işte büyüklük ve azamet düşüncesinden, en büyük benim düşüncesinden ve haşa Allah’tan büyük olma düşüncesinden kaynaklanan delice bir akımın sonucunu görüyoruz. Şu an Allah’ın belalarını vermesinin nedeni Allah’a karşı büyüklenmeleridir. Azametleri, azgınlıkları ve zulmüdür. Her zulüm payidar olmaz. Her cabbar mutlaka devrilir, her zulüm mutlaka devrilir, bunu Kuran belirtiyor. Onların da vakti geldi, Allah zulümlerinden dolayı onları devirdi.
 
Muhabir: Peki Hocam gizli kapılar ardındaki örgütler nasıl tasfiye edilebilir?
 
Adnan Oktar: Milletimizin güçlü imanı, birbirini sevmesi, birbirini koruyup kollaması mesela Alevi’si, Sünni’si,
 
Muhabir: Halkın da desteğiyle daha kolaylaşır bu iş değil mi Hocam?
 
Adnan Oktar: Tabi yani güçlü bir millete kimse güç yetiremez. Mesela biz Alevi, Sünni kardeşiz dedik, birbirimizi çok seviyoruz dedik bütün ümitleri gitti. Ermenilerden özür dilemeye kalktılar, dedik ki biz Ermenilerle kardeşiz biz onlarla kucaklaşacağız, sınırı da açacağız, ne onlar bizden özür diyecek, ne biz onlardan özür dileyeceğiz, özür dileyeceğimiz hiçbir şey yok, birbirimizi canımız gibi seviyoruz, kardeşiz dedik ona da pıstı kaldılar. Darwinizm’in sahtekârlığını anlattık orada da dibe vurdular, konu kalmadı, Allah onu da ayaklarına doladı, çünkü biz millet olarak birbirimizi seviyoruz ve her yerimiz, her bölgemiz birbirinden güzel mesela Karadeniz boydan boya çok mükemmel insanlarla dolu, mesela onların hiç hesabında olmayan bir şeydir bu, kaledir Karadeniz boydan boya. Yani milli manevi değerlere bağlılıkta, devlete sadakatte ve aklı başında mantıklı ve tutarlı olmada bir kaledir. İç Anadolu yine aynı şekilde bir güzellik merkezidir. Gidersin Ege’ye yiğitler diyarıdır. Gidersin Antalya’ya yine öyle aslanlar doludur, gidersin Güneydoğu’ya efendi, dindar, mükemmel insanlarla karşılaşırsın. Yani bütün Anadolu aslan yatağıdır. Allah’ın izniyle bize hiçbir delalet fırkası, hiçbir fitne fırkası zarar veremez. Mehdi de bu mübarek coğrafyadan çıkacak, bütün deccal sistemlerini, deccali fikirleri, böyle çeteleri, Allah’ın izniyle milletimiz silip süpürecek, Mehdi’nin manevi ikliminde de huzur ve sevinç içinde olacağız inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam derin devlet var mıdır, Türk siyasetine yön veriyor mu?
 
Adnan Oktar: Derin devlet tabi her zaman var, her zaman olmuştur
 
Muhabir: Hocam Ortadoğu’da normal bir dönemin yaşanması hangi kriterlerle gerçekleşecek?
 
Adnan Oktar: Ortadoğu’daki çözüm Allah’ı çok sevmek, Allah’ın emirlerini yerine getirmek, Allah’tan çok korkmak ve Allah’ın birleşin emrini yerine getirmekle olur. Bu birleşin emrinin vakti geldi. Mesela sabah namazının vakti nedir? Güneş doğmadan önceki vakittir. Şimdi de Güneş doğmadan önce vakit girmiştir, bu bir ibadettir, İslam Birliği oluşacak, Türk İslam Birliği’ni inşaAllah yeryüzüne çivi gibi çakacağız Allah’ın izniyle ve muazzam bir ferahlık, huzur ve neşe ortamı olacak. Bakın dikkat edin, günleri sayın, aylarlı haftaları sayın, adım adım adım Türk İslam Birliği’nin oluştuğunu göreceksiniz ve hiçbir kuvvet, hiçbir güç de bunu durduramayacak Allah’ın izniyle inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam Bush yönetimi sonrası diyor, Obama ile nasıl bir dünya düzeni hayal ediyorsunuz diyor? Yani sizin şahsi görüşünüzü öğrenmek isteyen bir izleyicimiz.
 
Adnan Oktar: Obama tabi yani nihayetinde bir Allah’ın kulu, Allah ona kaderde öyle bir görev vermiş.
 
Muhabir: Ama şiddet yanlısı değil gibi geliyor.
 
Adnan Oktar: Evet daha mazlum.
 
Muhabir: Görünüm olarak daha mazlum.
 
Adnan Oktar: En azından çok küçük düşer böyle bir şey yaparsa Obama’lıktan çıkar. Çünkü insanların bir Obama imajı var ve Hillary Hanım da öyle o da mazlum görünümlü bir insan. Ve insancıl da ama genelde bu politikayla gidecekler gibi duruyor. Yani umarım inşaAllah Mehdi devrinin güzelliğine daha yatkın olurlar, daha çok ortam hazırlarlar, Allah’ın yani Mehdi’nin zuhuru aşamasında böyle bir lider değişikliği, böyle bir kadro meydana getirilmesi de çok manidar. Hz. İsa’nın inişinin öncesinde böyle bir kadronun meydana gelmesi de çok manidar. İnşaAllah demokrasiyi savunan, insan haklarını savunan, sevecen, her şeye olumlu bakan, zıt fikirlere saygı duyan bir anlayış hem Türkiye’ye, hem dünyaya hakim olacak gibi görünüyor inşaAllah.
 
 
Muhabir: Hocam Uğur Mumcu, Ahmet Taner Kışlalı cinayetleri acaba ülke gündemini saptırmak için mi yapıldı sizce?
 
Adnan Oktar: yani biz azılı psikopatız mesajı vermek istiyor yani böyle yazar öldürürüz, köşe yazarlarına gözdağı veriliyor, yani eğer dediğimizi yapmazsanız bakın Uğur Mumcu’nun durumunu görüyorsunuz rahmetlinin, mesela Ahmet Taner Kışlalı rahmetli o insanın durumunu da görüyorsunuz yani size de aynısını yaparız, ayağınızı denk alın mantığı. Mesela biliyorsunuz Yargıtay üyesi bir muhteremi şehit ettiler ve oradaki üyeleri de yaraladılar, buradaki amaç yine o. Ya dediğimizi yaparsınız ya bakın devlet bile bizimle baş edemiyor, bizim şakamız olmaz her şeyi yaparız, devletin de üstündeyiz, haşa Allah’tan da büyüğüz gibi bir imaj vermeye kalkıyorlar kendi kafalarınca. Ve böyle tabi birçok insanı böyle zayıf akıllı insanı da hipnotize ettiler. Yani devlet görevlisi birçok insan korku belasına bunların safına katıldı. Yani büyük bir bölümü korkudan bunlara katıldı.
Muhabir: Tehdit ediyorlar.
 
Adnan Oktar: Tabi tehdit.
 
Muhabir: Akşam haberlerinde zannediyorum izledim Başbakanımız Sayın Recep Tayip Erdoğan’ın zannediyorum Doğu ve Güneydoğu Anadolu valilerine seslenişi var. Tehdide oy vermeyin, verenin oylarını yakinen takip edin diye, böyle bir konuyu gündeme getirmişler.
 
Adnan Oktar: Yine olay tehdit boyutlu benim gördüğüm yani tehdit. Çünkü bunlar 170 yıldan beri kan döküyorlar. Bundan padişahlar bile çok korkuyordu o dönemde. Herkese meydan okudular, Abdülhamid’i tahtan indirdiler. PKK örgütünü kurdular son dönemde biliyorsunuz.
 
Muhabir: Evet.
 
Adnan Oktar: On binlerce aslanımızı, Mehmetçiğimizi şehit ettiler. Devlet böyle meydan okumalara gereken cevabı verir, Türk devleti son derece güçlüdür, son derece cesur ve son derece kararlıdır. Türk devleti kendini tanıttı Ki daha bir aşamasında, daha da kendini tanıtacak.
 
Muhabir: Hocam Yine din konusunda bazı sorularımız var. Dinsizliğin dinlerini mağlup eden gerçekler nelerdir Hocam?
 
Adnan Oktar: Hep Peygamberler de aynı şeyi yapmıştır, önce bir yaratılışı ispat etmişlerdir. Bunlar da hep yaratılıştan yaklaşmışlardır. İşte, ölüp şeytandan Allah’a sığınırım, "ölüp kemik olduktan sonra mı dirilecekmişiz" tarzında inançları vardır, her şeyin Allah tarafından yaratıldığına inanmazlar, ona karşıda hep Allah bunu ispat edecek deliller göstermiştir. Ama şimdi ahir zamanda da aklı başında insanlara, okuyan araştıran insanlara Allah mucize meydana getirmiştir, yeraltından 100 milyon fosil çıkartmıştır. Bakın Hz. Musa devrinde Allah tek bir delille ispat etti, asayı attı Hz. Musa, o yılan oldu ve onunla ispat etti. Hz. İsa devrinde kuş biçiminde bir şey yaptı onu üfürdü kuş uçtu ama şu an Allah 100 milyon adet mucize meydana getirdi. Yüz milyon fosil yaratılışı ispat ediyor şu an ve bir tane aksine onlar delil gösteremiyorlar. Onlar yine Firavun devrinde insanların gözünü boyamak için yere bir şeyler attılar o yılan gibi göründü insanların gözüne. Şu an attıkları da öyle insanların gözüne sanki gerçekmiş gibi göründü ama biz üstüne 100 milyon fosili atınca onların bütün yapıp ettiklerini yuttu ve dolayısıyla Hz. Musa’nın devrinde meydana gelen olayın bir başkası oluşmuş oldu, 100 milyon fosil onların sahte delillerini yutup attı. Ve böylece bu oyun da sona ermiş oldu.
 
Muhabir: Hocam Selim Özkan isminde bir izleyicimiz Avrupa’da yaygınlaşan ateizm diyor neden bu dönemde yoğunlaştı hatta otobüslere reklam vermeye kadar vardılar. Bunu sizce neden bu zamanda oluyor bütün bunların hepsi? Müslümanlar olarak biz ne tepki vermeliyiz, ne yapmalıyız demiş?
 
Adnan Oktar: Bizim yapacağımız evrimin olmadığına dair kitapları yaygınlaştırmamız, kitap hediye etmemiz, elektronik olarak internetten kitap indirip arkadaşlarımıza bunu CD’yle hediye edebiliriz, yahut bilgisayardan bilgisayara aktartabiliriz veya sohbetlerde konuşmalarda anlatabiliriz. Evrimin geçersizliği anlatıldı mı Dawkins’in yalanları da bitecektir, yaptığı çalışmaların da gereksiz olduğu, yanlış olduğu insanlar tarafından çok iyi anlaşılacaktır. Buna karşı en güzel şey ilmi, kültürel çalışmadır ama bu ahir zamanda Mehdi devrinde olacağı belirtilen olaylardır. Allah açıkça inkar edilmedikçe Mehdi çıkmaz diyor rivayetlerde. Allah açıkça inkar edilmektedir, bu da Mehdi’nin çıkış alametidir.
 
Muhabir: Yine bizim Karadeniz’den bir soru Ordu’dan Ayşe Sevinç isminde bir izleyicimiz, Hocam birçok röportajınızda iman hakikatlerinden bahsediyorsunuz. Ben sitelerinizdeki kitaplarınızdan çok yararlanıyorum, çok güzel şeyler öğreniyorum ama unutabiliyorum, unutmamam için bana ne tavsiye edersiniz, demiş.
 
Adnan Oktar: Unutmamak için aşkla okuyacak okurken, onun heyecanını yaşayarak okuyacak. Mesela bir arının hayatını incelerken onun heyecanıyla, onun derin zevkiyle onu incelemesi lazım. Şöyle örnek verebilirim bazen insanlar bir filme giderler, eğer filmi seviyorsa, severek gittiyse, hoşlandığı bir konuysa o filmin hiçbir sahnesini unutmazlar, çok detaylı anlatırlar, yirmi yıl bile geçse unutmazlar çünkü severek okumuştur, severek dinlemiştir, severek seyretmiştir. Biz de öyle olacağız işte, çok severek aşkla okursak, onun heyecanını yaşayarak okursak unutmayız inşaAllah.
 
Muhabir: Mustafa Ataman diyor ki Hocam tefekkür etmek ne demektir?
 
Adnan Oktar: Tefekkür etmek çok samimi olup, iyice kendini gevşetip, Allah’a tam teslim olup Allah’ı düşünmek, Allah’tan gelecek bilgileri beklemektir. Allah insanın kalbine çok güzel bilgiler aktarır o zaman, ona tefekkür denir. Yani biz tefekkür ettiğimiz için bilgiye ulaşmayız, tefekkür etmeye niyet ettiğimiz için Allah bize o tefekkürün bilgilerini verir.
 
Muhabir: Ahmet Altıparmak Ereğli yine Karadeniz’den, Hocamın bir kitabında şeytan için enaniyetinden, kibirinden dolayı Hz. Adem’e itaat etmediğini yazmıştı. Acaba insanlar kibirden kaçınmak için ne yapmalı?
 
Adnan Oktar: Aczini bilecek, küçücük bir sperm parçasıyken koskoca insan oluyor ve beyninin içinde yine çok küçücük, mercimek kadar bir et parçasının içerisinde bütün hayatını yaşıyor. Bütün gençliği, hayatı, ölümü o mercimek kadar et parçasının içerisinde geçiyor. Dışarıda maddi varlığı var ama yaşadığı alan mercimek kadar bir yerdir. Mercimek kadar bir dünyası vardır insanın. O insanın enaniyet yapmasını, kibir yapmasını engeller, bir de oraya gelen her türlü film görüntüsü, her türlü görüntüyü Allah yaratır, hiçbirini insan yapamaz.
 
Muhabir: Hocam öyle bir soru sormuş bir tanesi ki, bunu Temel işi yorumlayacağım artık. Dünyanın en ünlü dergilerinden biri olan New Scientist’de bu hafta “Darwin Yanılmıştı” başlığını konu yapmış, internette gördüm. Acaba evrimciler de mi teorilerinden vazgeçmeye başladılar?
 
Adnan Oktar: Vazgeçtiler, vazgeçtiler yani çoktan vazgeçtiler de şu an
 
Muhabir: Ahmet Keçeci isminde bir izleyicimiz.
 
Adnan Oktar: Ağlama safhasını bitirdiler, şimdi gözyaşı silme safhasındalar. Yani onlar da Darwin’i gömdüler şu an.
 
Muhabir: Türkiye ve dünyada din alimleri bazı konular üzerine neden farklı görüşlere sahip. Eğer hepimiz tek bir dini yaşıyorsak bu görüş ayrıcalıkları nedendir? Acaba Hz. Mehdi mi birleştirecek onları diyor.
 
Adnan Oktar: Tabii ki
 
Muhabir: Fatma Nur Karaağaç
 
Adnan Oktar: Hz. Mehdi devrinde bütün anlaşmazlıkların hepsinin çözüleceği belirtilmiştir ve süratle ve hemen. Çok net ve açık olarak Mehdi devrinde hepsi çözülecektir. Çünkü herkes Mehdi’yi sevecektir, onun adaletine güvenecektir, onun sözüne güveneceklerdir, onun bir dediğini iki etmeyeceklerdir, ona saygı duyacaklardır, dolayısıyla da anlaşmazlıklar diye bir konu kalmayacaktır. Hadislerde bu çok fazla konuda geçmekte zaten yani ihtilaflar, anlaşmazlıkların hepsini çözeceği belirtilmektedir.
 
Muhabir: Bugüne kadar diyor bir izleyicimiz Mehmet Göçmenoğulları diye, bugüne kadar diyor hiç yaşamadığımız bir ekonomik kriz yaşıyoruz, acaba bunlar dünyanın alametleri midir diyor. Yani ahir zaman alametleri midir diyor?
 
Adnan Oktar: Bu Allah’a yalvarıp yakarıncaya kadar insanlar, Allah’a tam teslim oluncaya kadar sürecek, yedi yıl kadar sürecek büyük bir mucizedir, bir ahir zaman mucizesidir. Mehdi devrinde olacağı belirtilen büyük bir olaydır, Mehdi’nin çıkış alametidir. Hiçbir kuvvet, hiçbir güç de bunu geri çeviremeyecektir, insanlar bunu görecekler.
 
Muhabir: Hocam bu da benim toprağım, Dursun Çebi Trabzon’dan yazıyor. Selamlar demiş, Allah razı olsun her hafta Adnan Oktar bey ile bizi böyle güzel programda buluşturuyorsunuz. Müminlerin cennette dünyada yaşanmış olayları tekrar görme imkanları olacak mı diyor?
 
Adnan Oktar: Tabii ki onun özelliği o zaten. Onu biz cennette bir eğlenme konusu, bir sevinç konusu, bir meşgale konusu edineceğiz. Burada yaptığımız bütün faaliyetleri anlatacağız ama Müslümanın utandığı, rahatsız olduğu, çekindiği hiçbir konuyu Müslüman cennette hatırlayamaz. Hafızasından tamamen silinecek yani bütün gayretini kullansa da aklına gelmez. Başka kişiler de bütün güçlerini kullansalar yine aklına gelmez. Yani hiçbir şekilde insanların aklına gelmeyecektir utandıkları, çekindikleri şeyler. Sadece güzel olan, hoşuna giden, ona onur veren, onun makbul olan tavırlarını net olarak hatırlayıp görecekler. Hatta birebir görme imkanları olacak inşaAllah.
 
Muhabir: Cennet ve cehennemdekilerin bedenleri hakkında düşünceleriniz nelerdir diye soruyorlar? Halil İbrahim Albaş.
 
Adnan Oktar: Eğer insanlar cennetteki bir insanı görseler dünyadaki hiç kimseyi beğenmezler. Onun için Allah nimet olarak cenneti insanlara göstermiyor, dünya gözüyle göremeyeceklerini belirtiyor Allah. Cennette insanlar insanın tahayyül edemeyeceği derecede güzel ve etkileyici olacaklar. Kadınlar da öyle, erkekler de öyle ve çok bedenli olacaklar, insanlar yüzlerce bedene sahip olacaklar. Bir insanın yüzlerce bedeni olacak, fakat tek bir ruha sahip olacak bu. O bedeniyle kimi yerde çarşıda gezecek, kimi yerde yemek yiyecek, kimi yerde uçacak cennet araçlarıyla, kimi yerde cennet araçlarıyla bir yerden bir yere gidecek ve istediği her şeye kavuşmuş olacak. Her şey orijinaldir, cennet araçları da çok orijinaldir, cennetteki uçaklar, cennetteki hava araçları da çok orijinaldir. İnsanların çok beğeneceği, hayret edeceği özelliklere sahiptirler ve hepsi sadece insanın aklından geçmesiyle hareket ederler. Özel bir kumandaya, özel bir çalışmaya gerek duymadan bunu yapacaklardır. Bütün eşyanın tamamı akıllıdır. Yani hangi eşyaya neyi desen en şuurlu ve en akıllı şekilde dediğinizi yapar. Mesela çiçeğe gel buraya dersin gelir, meyveye gel dersin gelir, içinden geçirmek bile yeterlidir yani gelmesini istemesiyle gelir. Ama bunların hepsi yine insanların mercimek kadar olan şuurlarının içerisinde olacak. Yani dışarıda varlıkları olacak fakat yine insanlar onun görüntüsü ile muhatap olacaklar.
 
Muhabir: İbrahim Albaş isimli bir izleyicimiz, hayırlı akşamlar Adnan Hocam demiş. Neden ayet söylemeden önce Euzü besmeleyi Türkçe olarak söylüyorsunuz demiş? Şeytandan Allah’a sığınırım diyerek biz de ayet söylemeden önce böyle mi demeliyiz?
 
Adnan Oktar: Tabi şeytandan Allah’a sığınırım denilecek, Euzübillahimineşşeytanirracim de denir. Ama insanların çoğu Arapça bilmediği için bunun anlamını bilmeyebilirler ama şeytandan Allah’a sığınırım denirse bu yeterli. İbadet olarak bu da olur çünkü Allah orada bizim şeytandan Allah’a sığınmamızı istiyor sadece yani kalben Allah’a sığınmamızı istiyor ben bunu hatırlatmak amacıyla söylüyorum.
 
Muhabir: Halil Düzenli Topkapı’dan izleyicimiz sizin kitabınızı okumuş, ben Hocamın bir kitabında Hitler’in Siyonistlerle ilişkisini okumuştum bu nasıl mümkün olabilir? Yahudileri katleden Hitler ile Yahudi olduklarını iddia eden Siyonistler nasıl olur da ortak çalışıyorlar?
 
Adnan Oktar: Ateist Siyonistler ve masonlar zaten Hitler’i iktidara getirmişlerdir. Hitler’in bütün toplantıları masonik olmuştur. Mason sembolleri ile doludur, yani o Hitler’in kullandığı bütün yöntemler, sistemler, hepsi şeytani ve satanistlerin, masonların kullandığı yöntemlerdir. Dikkatlice izlenirse çok açık görülebilecektir zaten benim internet sitelerime girenler bu konuda çok detaylı bilgi edinebilirler. Ateist Siyonistlerin amacı şuydu, dindar Musevileri yok etmek, sadece Allah’a inanmayan Museviler bırakmak. Ateist Museviler bırakmak, onları da kendi içlerinde çatıştırarak sürekli şeytana hizmet etmek. Kan dökülmesi şeytan için çok önemli bir konudur. Biliyorsunuz Habil Kabil zamanından beri bu şeytanın oyunu olarak devam eder. Ve kan dökmeyi insanlara hoş göstermiştir şeytan. Yani şeytani ruhlu insanlara böyle bir güç vermiştir. Bütün mesele şeytandan Allah’a sığınmak, güzel ahlaklı olmak, Allah’tan çok korkmaktır, Allah’ı çok sevmektir.
 
Muhabir: Peki Hocam sizce bu tip insanlar sonradan pişmanlık duyarlar mı?
 
Adnan Oktar: Tabi bazıları sonra düzeliyorlar.
 
Muhabir: Yani ben neden yaptım, neden ettim, neden cana kıydım diye.
 
Adnan Oktar: Tabi olabilir.
 
Muhabir: Bu ne kadar dinsiz bir şey oluyor bir yaşında iki yaşında çocuğu yetim bırakıyorsun, bilmiyorum vallahi. Hocam, selamün aleyküm Hocam demiş,
 
Adnan Oktar: Aleykümselam.
 
Muhabir: Konuşmalarınızı ve röportajlarınızı yakından takip ediyoruz. Allah başarınızı daha da arttırsın inşaAllah demiş. Hocam siz akıl hastanesinde kalmışsınız, acaba o hastaların ahiretteki durumları ne olur? Onlar masum mu acaba? Çünkü bazıları katilmiş sizin yanınızda kalanlardan. Yavuz Çelik Kocaeli’nden.
 
Adnan Oktar: Aklı olmayan zaten dinde sorumlu olmuyor tabi. Onların hepsi inşaAllah cennetlik olmuş oluyorlar. Yani çok samimiler akıl hastaları. Ben onlara çok acırdım, annem yiyecek getirirdi, bir şey getirirdi hepsini dağıtırdım ben onlara orada. Mesela deli Hüseyin vardı, biz ondan izin alarak kapıyı açtırırdık. Harçlık vermeden, para vermeden kapıyı kesinlikle açmazdı. Ben de tembihli olduğum için bana kapıyı hiç açmıyordu. Ben harçlığını çok bol tutarsam bana kaçamak arada sırada açıyordu. Var gücüyle de bağırırdı.
 
Muhabir: Rüşvet orada bile varmış değil mi Hocam? Peki Hocam Elif Tatlıca Erenköy’den yazmış, Türbelere gidip dua etmek ve onlardan yardım dilemenin faydası var mıdır? O türbedekiler mübarek insanlar, onların vasıtası ile dua etmek uygun olur mu? Esasen ölüden şey umulmaz ama.
 
Adnan Oktar: Yani eğer çocuk olsa anlar yani, ölüden beni kurtar demek, bu tarz bir üslup içerisinde olmak inanılır gibi değil, yani beş yaşındaki çocuk bile bunu yapmaz. Tabi doğrudan Allah’a dua etmek lazım ama oradaki ölüye dua etmek, onun ruhuna bir Fatiha okumak, ahirette de Yarabbi bizi beraber kıl demek, bunlar güzel şeyler ama oradaki ölüden kendini kurtarmasını istemesi hiç normal bir şey değil.
 
Muhabir: Saçmalık olmuyor mu Hocam?
 
Adnan Oktar: Tabi inşaAllah. Ama şöyle diyebilir, Allah’ın bu sevdiklerin yüzü suyu hürmetine diyebilir belki yani mesela Peygamber Efendimiz’in yüzü suyu hürmetine, geçmiş bütün şehitlerin yüzü suyu hürmetine diyerek diyebilir belki yani ehli sünnet inancında böyle bir şey var.
 
Muhabir: Hocam ben gelirken semtten birisi bana Hocama şunu sorar mısın dedi. Dedim ne sorayım, dedi ki diyelim ki benim cenazem, mezarlığım, babamın mezarı Trabzon’da, ben buradan dua etsem acaba ona gidiyor mu?
 
Adnan Oktar: Tabi gider, tabii ki gider. Yani dünyanın her yeri mezardır aslında, fakat sonra üzerine binalar yapılmıştır, mezar olmayan hiçbir yer yoktur. Fakat ahirette insanlar hepsi bizi, şeytandan Allah’a sığınırım "bizi bu uyuduğumuz yerden kim kaldırdı" deyip kalkıyorlar birçoğu. Yani müminler hariç şaşırıyorlar, aniden bir düz alanda kalkacaklardır. Yani kendi bulundukları mezardan değil, Allah’ın oluşturduğu bir sistem vardır, oradan kalkacaklar. Yoksa bu dünyadaki mezarların hiçbiri zaten durmayacak. Kıyamette bunların hepsi dümdüz oluyor, yerle bir olacak, mezar falan hiçbir şey kalmaz kıyamette. Allah’ın kastettiği mezardan kalkacaklar. Yani düz bir alandır, oradan hepsi ayağa kalkacaklar, birden böyle bir çekirgelerin aniden bütün çekirgelerin canlı olup kalkıyorlar ya bazen yumurtalardan, onun gibi hepsi bir anda kalkacaklardır. Müminlerin ön tarafında bir ışık, sağ taraflarında bir ışık olacak oradan anlayacaklar mümin olduklarını. O ortalığı aydınlatacak, o gittikleri yolda onlara sürekli ışık verecek. Çünkü karanlıktır ilk gittikleri yer, orayı aydınlatacak, ama o ışığı gören zaten anlayacak mümin olduğunu. Cehennemin kenarına kadar herkes getirilecek, o ışığı olan müminler alınıp hepsi cennete konuyor, öbürleri orada dizüstü bırakılır diyor Allah. Yani o acıyı çekmeleri için, yani o farklılığın ıztırabını görmeleri için yapılacak bu. Yani mümin olsalardı onlar da önlerinde, sağlarında ışık olup cennete gidebilecekken onları pişman etmek için yapılmış Allah’ın yaptığı bir sistem o.
 
Muhabir: Hocam ölüm döşeğindeki bir hastanın vasiyeti mesela diyor ki ben ölürsem beni Rize’ye gömün veya Tokat’a gömün.
 
Adnan Oktar: Evet.
 
Muhabir: Eğer onu öldükten sonra vasileri yerine getirmezlerse bu günah mıdır?
 
Adnan Oktar: Tabi ki, yani ölünün dediğini yapmak lazım. Yani önceden ona bir söz verilmiş ve sözde durulmamış oluyor yani çok çok fevkalade bir şey yoksa dediğini yapmak lazım. Çünkü vasiyet Kuran’da var ve bir hükümdür bu. Kuran’ın bir hükmüdür, Müslümanın bunu yapması gerekir.
 
Muhabir: Hocam ben çok utangaç bir insanım diyor, kalabalık içine girdiğimde insanlara Kuran ahlakını anlatacak gücü kendimde bulamıyorum diyor, bu ruh halimin sebebi nedir? Bundan nasıl kurtulabilirim? Kendime güvenimin artmasını istiyorum. Hilal Yakacık.
 
Adnan Oktar: Hayâ çok güzel, böyle insanlar çok makbuldür, kızaran insanlar bilinir böyle utanan insanlar,
 
Muhabir: Hocam o bende de var,
 
Adnan Oktar: O çok güzel o hayâ imandandır derler. O insanlar bir kere makbul insanlardır bir kere iftihar etsinler. Eğer gidip bir yerde yüzü kızararak anlatıyorsa o nur saçıyordur zaten, o çok efendi bir insan demektir, o yönüyle iftihar edeceği için bilakis o görünsün, insanlar onu daha çok sevecektir. O efendilik alametidir, terbiye alametidir, utanmayan adama derler yüzüne teneke çakılmış derler biliyorsunuz yani utanmaz, utanma güzeldir, onun için ondan çekinilmesin, o onun temiz ve tahir mümin olduğunu gösterir, ama her insanın da gidip yüzü kızaracak anlamına da gelmez tabi bu.
 
Muhabir: Sık sık öyle bir toplumun içine girip çıkarsa o zaten
 
Adnan Oktar: Ama utanç duyacağı bir şey yaptığında yüzü kızarmıyorsa bu terbiyesizliktir, bu anormaldir, yani suç işlediğinde bir insanın yüzü kızaracak, yüzü kızarmasa bile onun utancını ve pişmanlığını göstermesi gerekir. Yani diri diri insanın yüzüne bakmaması lazım.
 
Muhabir: Hocam büyü diye bir şey var mı?
 
Adnan Oktar: Efendim?
 
Muhabir: Büyü diye bir şey var mı?
 
Adnan Oktar: Büyü var evet.
 
Muhabir: “Mesela büyü yaptılar bana”, var mı böyle bir şey?
 
Adnan Oktar: Bana yapan büyülerden herhalde bir gökdelen yapılırdı şu an, oraya harcanan paralarla ama gördüğünüz gibi zımba gibiyim Allah’a çok şükür, bayağı da sağlıklıyım. Büyü yaptıkça ben daha iyi oluyorum, daha sağlıklı oluyorum bana. Büyünün etkisini Allah meydana getirir, büyüye insan inanırsa, büyünün kendisinde olumsuz etki yapacağına inanırsa Allah’a şirk koştuğu için Allah bela olarak büyünün etkisini meydana getirir o insanda. Eğer Allah’a güvenir de büyünün etkisinin olmayacağına inanırsa, büyünün etkisi olmaz.
 
Muhabir: Yine hemşerilerimden birisi Giresun’dan Ahmet Özdemir, Sayın Hocam bu evrim teorisinin belini kırdınız.
 
Adnan Oktar: Elhamdülillah.
 
Muhabir: Çoluk çocuğumuzu bu beladan kurtardınız, Allah razı olsun sizden demiş.
 
Adnan Oktar: MaşaAllah.
 
Muhabir: Bir kitabınızda Darwinizm’in Türklere düşman olduğunu, pardon Darwin’in Türklere düşman olduğunu ve hakaret edip haşa hayvan dediğini yazmıştınız. Evrimi destekleyen Türkler acaba bunu kabul mü etmiş oluyorlar? Teşekkür ederim demiş.
 
Adnan Oktar: Evrimcilerin en büyük sorunu cahillikleridir. Hatta bu konudan bile haberleri yok. Adam bunu alenen ve açıkça söylüyor, bunu Robert Koleji’nin kütüphanesinden gidip aldık, İngilizce orijinal kitap. Açık açık söylüyor, diyor Avrupa’daki ırkı, Avrupa’daki insanlar diyor evrim sürecinde insan olmuşlardır, insanlaşma sürecini tamamlamışlardır. Ama Türkler diyor, evrimleşme sürecinde yarı hayvandırlar diyor, hâşâ yani insanla havyan karışımı bir şeydirler diyor hâşâ. Bu şanlı milletimiz için bunu söylüyor. Bu gelişmiş ırklar diyor, bu aşağı ırkları diyor, hâşâ yine Türk milleti için aşağı ırk diyor, elimine edip yok edeceğini düşünüyorum bunları diyor yani katledecek, yok edecek, böyle bir millet bırakmayacak diyor. İngiliz siyasetçiler de o devirde 1. Dünya Savaşı öncesindeki Türkiye’nin işgali olayında siyasi, ideolojik kökeni buydu. Yani bu fikir üzerine bunlar hareket ettiler. Yani Türkiye’yi işgal ederken, Osmanlı’yı parçalarken bu fikirle hareket ettiler, bu ideolojiyle hareket ettiler. Bunu birçok işgal kuvveti kumandanı açık açık söylüyor yani Darwin’in bu düşüncesinden bunu yaptıklarını, bu sebeple böyle bir işgale girdiklerini İngiliz siyasetçiler de söylüyorlar. Bunu benim internet sitelerime girenler görebilirler.
 
Muhabir: Materyalist bir inanç nasıl bir şeydir Hocam?
 
Adnan Oktar: Materyalist, her şeyi Allah’ın yaratmadığını, tesadüfen olduğunu iddia eden bir şey.
 
Muhabir: Böyle mantık var mı hala Hocam?
 
Adnan Oktar: Yani her devirde olmuş, yani mesela inanılır gibi değil ama koskoca aklı başında bir insan, profesör diyorsun, 100 milyon fosil var diyoruz, canlı, evrimin olmadığını ispat eden, evet diyor, bir tane ara fosil yok Darwin’in dediği gibi diyoruz ve Darwin de diyor ki eğer ara fosil yoksa benim teorim yoktur diyor adam. Ara fosil de bulamamışlar, dediği de doğru çıkmış adamın ve teorisi bitmiş. Ne diyorsunuz diyorum, yok diyor ben evrime inanıyorum diyor. Darwin’in kendi inanmıyor adam bu durumdan dolayı kendi inanmıyor yani delil gerekir diyor, delil olmayınca bu teori gitmez diyor, buna rağmen inanıyorum diyor. Ne diyelim, Allah hidayet versin.
 
Muhabir: Süha Yurtseven Beşiktaş’tan bir izleyicimiz, dünyada imtihan olmadan ölen bebeklerin ahiretteki durumları ne olacak? Mesela şu an Gazze’de ölen bebekler öldüklerinde nereye gidiyorlar diyor?
 
Adnan Oktar: Onlar cennette vildan oluyorlar, cennet çocukları, biz onları orada cennete gidince onları böyle seveceğiz yanaklarından, burunlarını sıkarak seveceğiz. Sonsuza kadar yaşayacak cennet çocuklarına vildan denir, evet.
 
Muhabir: Hocam Elvin Aliyev Bakü’den yazıyor. Merhaba muhterem Hocam,
 
Adnan Oktar: Merhaba
 
Muhabir: Hocam biliyorsunuz bir Karabağ sorunu var, bu sorun sizin fikirlerinizle, önerilerinizle kurtulacak olan Türk İslam Birliği zamanında ortadan kalkacak mı? Laçin koridoru açılsın demiştiniz yani Laçin Şuşa gibi bize ait olan yerler, bize geri verilecek mi?
 
Adnan Oktar: Azerbaycan’ın kapısı açılınca ne olmuş oluyor, Ermenistan’ın kapısı açılınca ne oluyor, zaten tek bir parça olmuş oluyoruz. Yani Eskişehir’den farkı kalmayacak, Konya’dan farkı kalmayacak Azerbaycan’ın, dolayısıyla tabii ki toprak işgali diye bir konu olmayacak zaten onu şu an hissettiriyor Ermeni kardeşlerimiz, onun gereksizliğinin zaten farkında onlar. Bir de orayı zaten kullanmıyorlar da boş toprak, o devrin masonları bizlerin, işte Azeri kardeşlerimizi üzmek, bizlerle Ermenilerin arasını açmak için böyle bir oyun oynadılar. Fakat bu oyunlarıyla şu an nadim oldular. Çünkü biz onları canımız gibi seviyoruz, bizim parçamız, kardeşimiz onlar. Ermenistan’ın sınırları açılınca, hem o biliyorsunuz bir soykırım anıtları var, onun bir ışığını söndürmüşlerdi şimdi bir ışığını değil tamamını söndürecekler, hepsini kaldıracaklar inşaAllah. İşgal edilen topraklarda tabi geri verilecek ama Ermenileri de biz aşkla, şevkle kucaklayacağız, eski günlere geri döneceğiz inşaAllah. Biliyorsunuz bizim Ermeni generallerimiz vardı, ordumuzda Mehmetçiği Ermeni generallere teslim ediyorduk ve onlar da aslanlar gibi onları yönetiyorlardı. Tek bir kere hıyanetleri olmamıştır bu millete, bu asil milletin, Ermenilerin. Yani milletimize tek bir kere hıyanetleri olmamıştır. Onun için onların güzel bir isimleri vardır, milleti sadıka, sadık millettir.
 
Muhabir: Hale Güngören isimli Bayrampaşa’dan bir izleyicimiz, muhterem Hocam geçen ay çok sevdiğim babam vefat etti.
 
Adnan Oktar: Allah rahmet etsin.
 
Muhabir: Onu çok seviyordum, ahirette ona faydalı olması için ne yapmalıyım? Ölen birinin arkasından onun iyiliği için elimizden bir şey gelir mi diye soruyor.
 
Adnan Oktar: Tabi ki hayırlı bir evlat sürekli babasına sevap kazandırır. Materyalizme karşı mücadele yapsın, Darwinizm’e karşı mücadele yapsın, efendim hayır hasenatta bulunsun, kitap dağıtsın, babasının ruhuna bağışlasın onu inşaAllah. Allah inşaAllah kabul eder, çünkü babası onu yetiştirirken böyle hayır yapsın diye o çocuğunu yetiştirmiş, dolayısıyla vefatından sonra da onun sevap alması devam eder. Çünkü amaç var orada, mesela bir insan bir sebil yapıyor, bir hayrat yapıyor, bir vakıf kuruyor, o kıyamete kadar oradan gelecek bütün sevapları onun üstüne gelir, çünkü o niyetle yapmış onu zaten. İnşaAllah.
 
Muhabir: Ferhat Kurtuluş diyor ki İsrail’in sonu ile ilgili olarak Kuran’da hadisi şerif var mıdır Hocam diyor?
 
Adnan Oktar: İsrail’in sonu Türk İslam Birliği’nin kontrolüne girecek. Onlar da rahat edecekler, biz de rahat edeceğiz. Dindar Museviler istedikleri gibi ibadetlerini yapacaklar ama onlar Kudüs’te kalacaklar yani Kudüs’te bulunacakları Kuran’da geçiyor. Yani o bölgede yaşayacaklar fakat Türk İslam Birliği’nin güvenlik şemsiyesi içerisinde olacaklar, dolayısıyla orada terör ve anarşi de olmayacak. Onlar da istediği gibi ticaretini yapacak, ibadetini yapacaklar. Mehdi onlara diyor Tevrat’la hükmeder. Yani Tevrat’ın doğru olan bozulmamış kısımları ile onlara hükmedecektir. Hıristiyanlara İncil’in bozulmamış kısımlarıyla, Müslümanlara da Kuran ahlakıyla yaklaşacaktır.
 
Muhabir: Hocam samimi bir soru, İslam Birliği oluşmasında dünya devletleri acaba buna müsaade edecekler mi?
 
Adnan Oktar: Benim dediğim bu tarz bütün dünya devletleri için aşkla, şevkle ve sevinçle kabul edecekleri bir modeldir. Çünkü bunda acı yok, zulüm yok, ırkçılık yok, insanları aşağılama yok, dinlerin hepsine saygı var, hepsine hürmet var, bütün dinleri koruyup kollama var, demokrasi var, sevecenlik var, iyi niyet var, açıklık var, şeffaflık var, bunu dünyanın hiçbir ülkesi reddetmez. Hepsinin lehine ve hepsini kurtarmayı amaçlayan bir düşünce bu ve inanç ve yapılanma.
 
Muhabir: İslam Birliği oluşursa terör de sıfıra iner.
 
Adnan Oktar: Anında, anında inşaAllah.
 
Muhabir: Kemal Polatcan isminde bir izleyicimiz hayırlı akşamlar Hocam demiş.
 
Adnan Oktar: Hayırlı akşamlar.
 
Muhabir: Acaba Hızır bir şahıs mı, yoksa bir topluluk mu? Devletlerin kuruluş ve yıkılışlarında ortaya çıktığını söylemiştiniz, etkisi ne şekilde oluyor, bizi aydınlatır mısınız demiş.
 
Adnan Oktar: Hz. Hızır, evet onu Kehf Suresi’nde görebilirler. Kehf Suresi’nde önce Kehf gençliğinden bahsedilir, sonra Hızır’dan bahsedilir, Hızır kıssasına baktıklarında bunu görecekler mesela Kehf Suresi’nin 59. ayeti, şeytandan Allah’a sığınırım, Euzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim. "İşte ülkeler ve onların halkları, zulmettikleri zaman" yani Allah’a, Kuran’a, İslam’a karşı bir tavır koydukları zaman yahut hak olan Kitab’a karşı koydukları zaman, "onları yıkıma uğrattık". Yani o devleti yıktık diyor Allah, o milleti yıktık. "Ve yıkımları için bir buluşma zamanı tespit ettik". Buluşma zamanı işte bu Hızır, burada görevlidir. Yani devletlerin yıkılışında ve kuruluşunda görevlidir. "Hani Musa genç yardımcısına demişti: İki denizin birleştiği yere ulaşıncaya kadar gideceğim". İstanbul inşaAllah. "Ya da uzun zamanlar geçireceğim. Böylece ikisi de denizin birleştiği yere ulaşınca" İstanbul’a kadar gelmişlerdir. "Balıklarını unutuverdiler; balık denizde bir akıntıya doğru menfez bulup kendi yolunu tuttu". Bu olağanüstü bir olaydır yani bu Hızır’ın orada olduğunu gösteriyor. "Geçtiklerinde Musa genç yardımcısına dedi ki: Yemeğimizi getir bize, andolsun, bu yaptığımız yolculuktan gerçekten yorulduk." Bak burada aynı zamanda balığın da çok önemli bir gıda olduğuna Kuran dikkat çekiyor yani yorgunlukta, bitkinlikte, balık yağının, balığın çok önemli bir gıda olduğuna açıkça dikkat çekilmiş. "Genç yardımcısı dedi ki: Gördün mü, kayaya sığındığımızda, balığı unuttum. Onu hatırlatmamı Şeytan’dan başkası bana unutturmadı" Şeytan’ın insanlara bilgiyi unutturma özelliği vardır. "O da şaşılacak tarzda denizde kendi yolunu tuttu. Musa Dedi ki; Bizim de aradığımız buydu." İşte orada, olağanüstü olaylarda mutlaka bir işaret vardır. Yani olay yeri oydu diyor Musa. "Böylelikle ikisi izleri üzerinde geriye doğru gittiler. Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular" Hz. Hızır, verilen ilim Ledün ilmidir, ilmi ledün, ilmi batın denilir. "Musa ona dedi ki: Doğru yol rüşd olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim? Dedi ki: Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını gösteremeye güç yetiremezsin." İşte bu ledün ilminin özelliğidir, bakın bu açıklama. "Dedi ki", ulul azim bir peygamberdir Hz. Musa, "Gerçekten sen benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." Yani itiraz edersin, mutlaka itiraz edersin diyor, nitekim çok sevimli Hz. Musa üç kere itiraz ediyor dediklerine, üçüncü de ledün ilminin derinliklerini anlatmaya başlıyor, ki Hz. Musa ledün ilminin büyük ustalarından bir tanesidir, orada ledün ilminin derinliğini almıştır. İlmi batın, Allah kullarına karşı da ledün ilmini kullanır, bir şey bazen göründüğü gibi olmaz. O anlamda ama bir gün inşaAllah bu konuyu tek başına işleyebiliriz.
 
Muhabir: İnşaAllah Hocam.
 
Adnan Oktar: Yani Kehf konusunu, Hızır kıssasını ve Zu’l-Karneyn konusunu ayrı ayrı sadece bu konuya vakit ayırabiliriz inşaAllah.
 
Muhabir: Yine Karadeniz’den bir soru, Ömer Batuhan, Hocam diyor siz Said Nursi’yi çok seviyorsunuz, bunun nedeni nedir diyor?
 
Adnan Oktar: Bakın bu mübarek otuz yıl hapiste geçmiştir ve bütün hayatı harikalarla ve kerametlerle doludur, olağanüstü dürüst bir insandır, olağanüstü sevecendir. Bütün varlığı ile Allah için hizmet etmiştir, hiç kimseden hediye almamıştır, çok zor şartlarda yaşamıştır ve devletini çok sevmiştir, milletini çok sevmiştir, Türk milletine hayran olan bir insandır, Türk ordusuna hayran olan bir insandır. İslam’ı modern şekilde yorumlamıştır, yani Kuran’ın ruhuna tam uygun şekilde yorumlamıştır, barışçıldır, teröre ve anarşiye şiddetle karşıdır, bölünmeye şiddetle karşıdır, yani güzel olan, iyi olan her şeyin üzerinde toplandığı mübarek ve muhterem bir insandır. Kitaplarını okuyanlar zaten anlarlar yani, ki mükemmel bir dil kullanmıştır, mükemmel bir Osmanlıcası vardır. Müthiş zengindir, kelime hazinesi çok geniştir. Yani söylenecek bütün güzel sözlerin hepsini söylesem yine yetmez herhalde. MaşaAllah.
 
Muhabir: Deniz Duru isimli bir izleyicimiz şunu diyor Hocam. Kuran’da Allah temizlenenleri sever emri var. Müslümanlar bu emre en iyi nasıl ve ne yaparak uyar, bize biraz anlatır mısınız diyor?
 
Adnan Oktar: Ben normalde çok titizim, mesela ben günde en az iki veya üç kere falan yıkanırım. Ama tabi herkese ben nasıl tavsiye edeyim bilemiyorum ama günde en az iki kere yıkanmak gerekir diye düşünüyorum. Yani hiç olmazsa duş alma tarzında, zaten beş vakit namaz kılınıyor onda abdest alıyor Müslümanlar ondan temiz oluyorlar. Sık sık mesela bir şeye elin dokunduğunda Müslüman yıkaması lazım, dışarıdan geldiğinde ellerini yıkaması lazım, elini yüzünü yıkaması lazım. Dışarı kıyafetini geldiğinde evde değiştirmesi lazım, pijaması veya eşofmanı varsa onları giymesi gerekir yani benim titizlik anlayışımın içerisinde bilmiyorum herkes olamaz gibi geliyor ama yapabilenler için ben bunları tavsiye ederim inşaAllah.
 
Muhabir: Hocam Hz. İsa çarmıha gerilmediyse, neden onu herkes çarmıha gerildi biliyor.
 
Adnan Oktar: O Hıristiyanların inancı, Allah ısrarla vurguluyor, iki kere söylüyor, onu katletmediler, onu asmadılar diyor. Allah onu katına refetti, yükseltti diyor. Bu konuda zaten dedikodu olacağı tartışacaklarını da belirtiyor. Fakat bunun böyle olmadığını ve onun bir kıyafet alameti olduğunu, Hz. İsa’nın ahir zamanda gelişiyle bir kıyamet alameti oluşacağını belirtiyor Kuran. Ve ona iman etmedik hiçbir fert kalmayacağını Ehli Kitap’tan söylüyor, bunlar da yine dünya hakimiyeti ile ilgili izahlardır ve Kuran ayetidir bunlar.
 
Muhabir: Hocam o kadar süratle süremiz geçmiş ki gerçek söylüyorum ben hiç farkına varmadım.
 
Adnan Oktar: MaşaAllah.
 
Muhabir: Karşıdan işaret ediyorlar bize. Şu kadar süre var diye ama ben Nilgün Tunaboyu diye bir bayan izleyicinin bir sorusu var, onu da size ileteyim. Allahü Tealâ Kuran’da yalanın haram olduğunu söylüyor ama ben dikkat ediyorum insanlar pembe yalan, beyaz yalan gibi ayrımlar yaparak yalan söyleyebiliyorlar, bu düşünce doğru mudur? Saygılar.
 
Adnan Oktar: Şöyle olabilir mesela Allah vermesin bir insan
 
Muhabir: Karalayıcı yalan olmadıktan sonra zararsız yalanlar..
 
Adnan Oktar: Şöyle olabilir, mesela şöyle olabilir Allah vermesin kanser olur gidip bunu yüzüne zaten heyecanlı bir insan, sen kansersin demek bu münasebetsizliktir. Ne deriz, mesela bir ur gibi bir şey varmış ama iyi huyluymuş, tedavisi yapılacak deriz, mesela bu masum bir yalandır. Birine bir kötülük yapmak için birisi gelmiştir arıyordur adamı, adam nerede diyor, bu enayiliktir ve ahlaksızlıktır adam burada denir mi? Tabii ki adam burada yok diyeceksin,
 
Muhabir: Avrupalı doktorlar açık net olarak aleni söylüyorlar
 
Adnan Oktar: Hayır, hayır olmaz, olmaz.
 
Muhabir: Onlar söylüyorlar ama
 
Adnan Oktar: Yakışık kalmaz çünkü moral güç çok önemlidir. Önce onu hazırlamak lazım psikolojik olarak, o gücü kazandıktan sonra söylemek lazım, ne malum onu kaldırıp kaldıramayacağı? Ya telaşlanır da bünyesindeki savunma yapısı iyice kırılırsa, çünkü korku ve ümitsizlikte insanın vücut savunması tamamen kırılır, hatta başka hastalıklara da kapı açabilir. Önce onun cesaretini, tevekkülünü, Allah’a imanını güçlendirmek, Allah’a güvenini arttırmak, sakinleşmesini sağlamak ondan sonra bunları anlatmak gerekir.
 
Muhabir: Selamün aleyküm, hayırlı akşamlar olsun muhterem Hocam diyor.
 
Adnan Oktar: Ve Aleykümselâm.
 
Muhabir: Sohbetlerinizi kaçırmamaya çalışıyorum, geçen akşam cennetin tarifini yaptı ve o tarifi hayatımda hiç duymamıştım. Ve bu şekilde düşünmemiştim. Muhteşem, güzel kokulu rüzgarlar olacağını söyledi, Hocam cennette ve bunun Allah için çok kolay olduğunu söyledi. Acaba başka neler olacak cennette, bizi müjdeleyip sevindirecekler mi? Ayrıca bu tarifleri başka yerde bulamayacağımız için kendisinden özellikle rica ediyorum. Selametle kalınız, hürmetler demiş Kadir Soylu.
 
Adnan Oktar: Allah razı olsun. www.harunyahya.net, www.harunyahya.org siteleri bu konularla dolu doludur. www.harunyahya.org , www.harunyahya.net oralara girerlerse çok detaylı bilgi alırlar inşaAllah. Vaktimiz şu an çok dar onun için
 
Muhabir: Çok süremiz geçti zaten, geçiyoruz onu ama Kaçkar TV bizim hoşgörülüdür sesini çıkarmaz bize. Almanya’dan Deniz isminde bir bayan izleyicimiz şunu demiş, Peygamberimiz için çoğu zaman bir hurma ve su ile bir günü idare ettiği söyleniyor. Gerçekten Peygamberimiz ve sahabeleri hep böyle zor günler mi geçirdiler, hiç zengin olmadılar mı? Neden öyle söyleniyor?
 
Adnan Oktar: Hayır, hayır Peygamber Efendimiz bir kere sahabesiyle beraber bir kuzunun kolunu tamamen yedi bitirdi, afiyet şeker olsun. O muhterem, aslan Peygamberimize. İkinci kolu da istedi, onu da yiyip bitirdi. Üçüncü bir tane daha kol ver dedi, o sahabe de ya Resulullah koyunun kaç tane kolu olur ki diye cevap vermiş, eğer diyor, eğer bunu sormasaydı üçüncü kolu da verecekti diyor. Yani mucize meydana gelecekti ve yiyecekti diyor rivayette. Peygamber Efendimiz çok sağlıklı ve çok yapılıydı, pehlivan yapılıydı ve yenmediği hiç kimse yoktu, çok güçlü kuvvetliydi ama zaman zaman da perhiz yapıyordu. Perhiz yaptığı zaman hurmayla perhiz yapıyordu, o kastediliyor.
 
Muhabir: Evet değerli izleyicilerimiz böylece Hocamla sohbetimizin bu akşam da sonuna gelmiş bulunuyoruz. Zamanın nasıl geçtiğini ben gerçekten anlamadım. Her zaman olduğu gibi bizi ekranları başında izleyen, evlerine misafir eden, gerek yurt içinde ve gerek yurt dışında bizleri izleyen herkese yürekten sevgi, selam ve saygılarımı sunuyorum. Allah’a emanet olun.

23 Ocak 2009



Bu eserin deşifre dosyasını indirmek için tıklayın
Bu eserin MP4 versiyonunu indirmek için tıklayın (iPhone, iPod)


  HarunYahya.Tv'de Online İzleyin
Harun Yahya - Filmler Film listesi için tıklayın
Lütfen Bu Eser İçin Yorumlarınızı Belirtiniz
Post To MySpace! Share To FriendFeed  
   
   


 Bu Eser Türü ile İlişkili Diğer Dillerdeki Eserler
MALE-FEMALE RELATIONS ON TODAY'S SOCIETY, THE CONCEPT OF MARRIAGE (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY ART TV (GERMANY) (March 9, 2008) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY VOICE OF THE CAPE RADIO (August 24, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON ALLAN HANDELMAN SHOW, FM TALK WZTK, NORTH CAROLINA (February 9, 2010) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (SOUTH AFRICA) (October 12, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN AYNA QƏZETİ REPORTAJI (8 Avqust 2008) (Azerbaijani) 
INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY GLOBAL POST - USA (October, 2009) (English) 
INTERVISTA E HARUN YAHYAHIT ME RADIO KONTAKTIN (2 Tetor 2009) (Shqiptar) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY TEES FAST FM (UK) (September 11, 2009) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY PRESS TV (IRAN) (Istanbul - September 28, 2007) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY UNITY FM (BIRMINGHAM, UK) (October 2, 2009) (English) 
ADNAN OKTARIN AZƏRBAYCAN İCTİMAİ RADYOSUYLA TELEFON DANIŞIĞI (16 Yanvar 2009) (Azerbaijani) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY BOSNA TV (June 3, 2008) (English) 
AN INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY GECE TV (TOKAT) (September 15, 2008) (English) 
A LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY RADIO AL ANSAAR (DURBAN, SOUTH AFRICA) (September 14, 2009) (English) 
ADNAN OKTAR AND RABBI MENACHEM FROMAN ON LIVE TV PROGRAM - with subtitles - (November 10, 2009) (English) 
LIVE INTERVIEW WITH ADNAN OKTAR ON KURV TALK RADIO (TEXAS, USA) (23 February, 2010) (English) 
INTERVIEW AVEC ADNAN OKTAR PAR RTBF (MARS 26, 2009) (Français) 
LA ENTREVISTA DE ADNAN OKTAR EN LA RADIO NACIONAL DE COLOMBIA (25 Septiembre 2009) (Español) 
LIVE INTERVIEW WITH MR. ADNAN OKTAR BY KBYR RADIO (ALASKA) (October 19, 2009) (English) 

.....:::::::::: BU ESER İLE İLİŞKİLİ DİĞER TÜRLER ::::::::::.....
 Filmler
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (4 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (16 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AWAZ FM (İSKOÇYA) TELEFON KONFERANSI (23 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -1- (İstanbul, 20 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -3-(12 Ocak 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN YENİ MUSAVAT GAZETESİ RÖPORTAJI (11 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN CNNTURK RÖPORTAJI (20 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 9 VE KRAL KARADENİZ TV RÖPORTAJI (16 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA RÖPORTAJI (17 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (1 Aralık 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN ONE LEGACY RADIO RÖPORTAJI (LOS ANGELES, ABD) (16 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ocak 2010)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY, SAMSUN AKS VE TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2010) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35, TV KAYSERİ VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN NEWS TALK NEWS 1070 KNTH RÖPORTAJI (HOUSTON, TEKSAS, ABD) (21 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KURV TALK RADIO'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (TEKSAS, ABD) (23 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN ALLAN HANDELMAN SHOW, FM TALK WZTK, KUZEY CAROLINA, ABD RÖPORTAJI (9 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -2- (29 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN DUBAİ DİYANET BAKANLIĞI RÖPORTAJI (30 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN AL BAGDADI RÖPORTAJI -3- (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (5 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN C.S: LEWIS SOCIETY & ARN (ACCESS RESEARCH NETWORK)'DEN KEVIN WIRTH İLE YAPTIĞI RADYO RÖPORTAJI (3 MART 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KANAL 35 VE KANAL AVRUPA'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU'DAKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN THE LESLIE MARSHALL SHOW RÖPORTAJI (9 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (11 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN VİDEO KONFERANS İLE KATILDIĞI İSVİÇRE KONFERANSI (9 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (12 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (14 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (13 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (1 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Şubat 2010) ADNAN OKTAR'IN KAHRAMANMARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Şubat 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (15 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (2 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN HARUNYAHYA.TV'DEKİ CANLI SOHBETİ (3 Mart 2010) ADNAN OKTAR'IN ARNAVUTLUK RADYOSU RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV, EKİNTÜRK TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU İÇİN VERDİĞİ RÖPORTAJ - Arapça Yayın (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV VE MARAŞ AKSU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Mart 2010)
ADNAN OKTAR'IN CHANNEL ISLAM INTERNATIONAL (GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (12 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ARY TELEVİZYONU (PAKİSTAN) RÖPORTAJI (22 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE ADIYAMAN ASU TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UMMAH RADIO (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (26 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ABS RADIO (AVUSTRALYA) RÖPORTAJI (17 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN NORTH CAROLINA ÜNİVERSİTESİ'NDEN PROF. OMID SAFI VE ÖĞRENCİLERİYLE BİR SOHBETİ (14 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN DEM TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Ekim 2009) ADNAN OKTAR KANAL MALATYA CANLI RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN VATAN TV RÖPORTAJI -2- (İstanbul, 11 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 2.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN SUUD 1 TV (SUUDİ ARABİSTAN) RÖPORTAJI (23 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN ISLAM CHANNEL RÖPORTAJI (21 Haziran 2008)
ADNAN OKTAR'IN CEM TV RÖPORTAJI (20 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN RTBF (BELÇİKA) RÖPORTAJI (26 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇIRAĞAN'DAKİ BASIN TOPLANTISI (16 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN REYTİNG GAZETESİ RÖPORTAJI (6 Kasım 2008)
ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 3.Bölüm (11 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN İTİMAT GAZETESİ (İRAN) RÖPORTAJI (26 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN TIMETURK RÖPORTAJI (24 Temmuz 2008) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KANAL 35'DEKİ (İZMİR) CANLI RÖPORTAJI (1 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN HÜLYA AVŞAR RÖPORTAJI VE KAPSAMLI CEVAPLARI - 4.Bölüm (11 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN KON TV'DEKİ (KONYA) CANLI RÖPORTAJI (25 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN GÜRCİSTAN TÜRKİYE DOSTLUK DERNEĞİ RÖPORTAJI (8 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV VE KRAL KARADENİZ TV'DE ORTAK YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (7 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV RÖPORTAJI (İstanbul, 3 Aralık 2007) ADNAN OKTAR'IN THE STUDENT OPERATED PRESS İLE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ TELEFON KONFERANSI (23 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN VISION PLUS (ARNAVUTLUK) RÖPORTAJI (11 Nisan 2008) ADNAN OKTAR'IN TV 5 RÖPORTAJI (20 Ekim 2007)
ADNAN OKTAR'IN WIENER ZEITUNG RÖPORTAJI (24 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN DENGE TV RÖPORTAJI (3 Temmuz 2008)
ADNAN OKTAR'IN DENMARK TV (DANİMARKA) RÖPORTAJI (23 Ekim 2008) ADNAN OKTAR'IN DER SPIEGEL RÖPORTAJI (14 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN ALMAN ART TV RÖPORTAJI (9 Mart 2008) ADNAN OKTAR'IN DESTAN TV (KÜTAHYA) RÖPORTAJI (5 Ağustos 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KRAL KARADENİZ'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (3 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ (SAMSUN) CANLI RÖPORTAJI (28 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Nisan 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN HİLAL TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Şubat 2009) ADNAN OKTAR'IN BAĞDAT TV RÖPORTAJI (2 Mart 2008)
ADNAN OKTAR'IN AMERICAN FREEDOM RADIO - KEVIN BARRETT TELEFON KONFERANSI (2 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN RFA (RADIO ASIA FREE) RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN CURRENT ISSUES TV - HESHAM TILLAWI CANLI TELEFON RÖPORTAJI (1 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN KASPI GAZETESİ RÖPORTAJI (19 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN AZERBAYCAN TREND HABER AJANSI RÖPORTAJI (1 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN FRANSIZ MEDYASI İÇİN DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI - Bölüm 1 (25 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN BASIN TOPLANTISI (5 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (26 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Mayıs 2009) ADNAN OKTAR'IN OBJEKTİF RÖPORTAJI- 02 (24 Mayıs 2007)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN CHRISTIANITY TODAY DERGİSİ RÖPORTAJI (27 Mayıs 2009)
ADNAN OKTAR'IN KAÇKAR TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN PATRONLAR DÜNYASI RÖPORTAJI (13 Ekim 2008)
ADNAN OKTAR'IN SKEPTIC DERGİSİNDEN ERIC MICHAEL JOHNSON RÖPORTAJI (2 Haziran 2009) ADNAN OKTAR'IN KBYR RADYO (ALASKA) RÖPORTAJI (19 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL ALAM (İRAN) RÖPORTAJI (23 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN IRIB (İRAN DEVLET RADYOSU) RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV KAYSERİ, SAMSUN AKS TV VE GAZİANTEP OLAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN GLOBAL POST RÖPORTAJI (Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AMERICA GORDON LIDDY SHOW RÖPORTAJI (18 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Nisan 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN TV 41 (KOCAELİ) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN EL QUETZALTECO (GUATEMALA) RÖPORTAJI (6 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN WCEV (ABD) CANLI RÖPORTAJI (3 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ISLAMONLINE.NET SİTESİ RÖPORTAJI (3 Temmuz 2009) SAYIN ADNAN OKTAR'IN İSRAİL'İN SANHEDRİN HAHAMLARIYLA GÖRÜŞMESİ (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN İRAN TELEVİZYONLARIYLA RÖPORTAJI (13 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN KOSOVA BESA TV RÖPORTAJI (16 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN AKS TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Mayıs 2009)
SAYIN ADNAN OKTAR'IN ARTE TV (FRANSA) RÖPORTAJI (31 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN DAILY NEWS EGYPT (MISIR) VİDEO KONFERANSI (13 Haziran 2009)
ADNAN OKTAR'IN HIDAYAT TV (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (29 Temmuz 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (1 Temmuz 2009)
ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (8 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR ANLATIYOR: ''DECCAL'' - 1 -
ADNAN OKTAR'IN 51 KANALDA AYNI ANDA YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (16 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN İSRAİL ULUSAL RADYOSU RÖPORTAJI (13 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN JAMES ALLEN SHOW RÖPORTAJI (24 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAC'S WORLD LIVE RÖPORTAJI (20 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN WSRQ RADIO - THE CAPTAIN'S AMERICA RÖPORTAJI (20 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABERTÜRK SANSÜRSÜZ PROGRAMINDAKİ CANLI RÖPORTAJI -tamamı- (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN DOĞU TV RÖPORTAJI (27 Şubat 2008) ADNAN OKTAR'IN EDEN TV (İRAN) RÖPORTAJI (22 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Aralık 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN HABER 3 RÖPORTAJI (21 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN HIGH WYCOMBE (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (4 Eylül Cuma) ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
SN. ADNAN OKTAR'IN 6 EYLÜL TARİHLİ CANLI YAYINDAKİ AÇIKLAMASI ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN 1 UMMAH FM (İNGİLTERE) 'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN BLACKBURN (ILM RADIO) (İNGİLTERE)'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEES FAST FM (İNGİLTERE) RADYOSUNDAKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (15 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN JESSE WOODROW RÖPORTAJI (15 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (19 Ocak 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Ocak 2009)
ADNAN OKTAR'IN THE GULF TODAY (BAE) RÖPORTAJI (2 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Şubat 2009)
ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (6 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (17 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN EKİN TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (9 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN 17 EYLÜL 2009 TARİHLİ BASIN TOPLANTISI
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (18 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DE YAYINLANAN CANLI RÖPORTAJI (20 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (16 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KRAL KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (21 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE RÖPORTAJI (13 Aralık 2008)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (13 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (12 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (3 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK'TEKİ CANLI RÖPORTAJI (2 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Ağustos 2009) ADNAN OKTAR'IN EKİNTÜRK VE MAVİ KARADENİZ'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN AHLULBAIT RADIO (NORVEÇ) RÖPORTAJI (15 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (24 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN GAZİANTEP OLAY TV VE MAVİ KARADENİZ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (22 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (23 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (7 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN REPUBLIC BROADCASTING NETWORK (ABD) RÖPORTAJI (11 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN BAŞKENT TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27 Mart 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (26 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE KANAL 35'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (27Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (24 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (11 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO ISLAM (JOHANNESBURG, GÜNEY AFRİKA) RÖPORTAJI (2 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN KOLOMBİYA DEVLET RADYOSU RÖPORTAJI (25 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (25 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN MAKEDONYA RADYOSU İLE CANLI RÖPORTAJI (31 Ağustos 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN - SOUTHALL (LONDRA) RÖPORTAJI (1 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (4 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO RAMADAN EDINBURGH (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (10 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN RADIO AL ANSAAR 'DAKİ (DURBAN, GÜNEY AFRİKA) CANLI RÖPORTAJI (14 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (5 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN TEMPO TV VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (5 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (8 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN MAVİ KARADENİZ VE KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN RADIO DAWN (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (30 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN SAMSUN AKS TV VE EKİNTÜRK TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (30 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KRAL KARADENİZ VE TEMPO TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (28 Eylül 2009) ADNAN OKTAR'IN TALK RADIO EUROPE (İSPANYA) RÖPORTAJI (29 Eylül 2009)
ADNAN OKTAR'IN KOCAELİ TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (20 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN ÇAY TV'DEKİ CANLI RÖPORTAJI (1 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL QURAN AL KAREEM RADYOSU RÖPORTAJI (AVUSTRALYA) (22 Ekim 2009) ADNAN OKTAR'IN UNITY FM (İNGİLTERE) RÖPORTAJI (2 Ekim 2009)
ADNAN OKTAR'IN ANTARA HABER AJANSI (ENDONEZYA) RÖPORTAJI (16 Eylül 2008) ADNAN OKTAR'IN LE MONDE RÖPORTAJI (18 Mayıs 2008)
ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TELEVİZYONU RÖPORTAJI (6 Ağustos 2007) ADNAN OKTAR'IN GECE TV (TOKAT) RÖPORTAJI (15 Eylül 2008)
ADNAN OKTAR'IN KANAL MALATYA RÖPORTAJI (15 Ocak 2008) ADNAN OKTAR'IN EL CEZİRE TV RÖPORTAJI - 2 (22 Şubat 2008)
ADNAN OKTAR'IN HABER 7 RÖPORTAJI (13 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN MANŞET HABER RÖPORTAJI (5 Mart 2009)
ADNAN OKTAR'IN AL-QUDS (KUDÜS) GAZETESİ RÖPORTAJI (17 Kasım 2008) ADNAN OKTAR'IN AMASYA TV RÖPORTAJI (21 Temmuz 2008)